(1632 S. K. m. 87)
Sanığın 1 Nolu Bölük Devamlı Emrine aykırı olarak izine giden arkadaşı T. ÇELİK vasıtasıyla, Malatya-Darende ilçe Jandarma K.lığında askerlik yapan arkadaşı H.t YILDIRIM'a dışarıdan mektup attırdığı, mektubun muhatabına ulaşmadan kontrol esnasında ele geçtiği konusu tüm dosya kapsamı ile sabit olup, eylemin sübutu konusunda bir ihtilafın bulunmadığı, Daire ile Başsavcılık arasındaki uyuşmazlığın, sanığın bu eyleminin suç teşkil edip etmediği konusuna ilişkin olduğu görülmektedir.
Birlik dışından mektup atmanın, attırmanın, izine giden personel ile mektup göndermenin ve getirtmenin Birlik Komutanlığınca yasaklanması emrine muhalefet etmenin; emrin askeri hizmete ilişkin olmaması sebebiyle Emre İtaatsizlikte Israr suçunu oluşturmayıp ancak disiplin tecavüzü olarak kabul edilebileceğine ilişkin olan Askeri Yargıtay'ın istikrar bulmuş içtihatlarında (Drl.Krl.nun 24.12.1975/72-70, 3.D.30.4.1975/78-79, 3.D.30.9.1987/383-360, 2.D.20.9.1989/466-453, 3.D.14.9.1995/596-593) ve mahiyeti yukarıda aynen yazılı bulunan itiraza konu Daire kararında açıklanan gerekçelerle Başsavcılık itirazı kabule değer bulunmamıştır.
Başsavcılığın itiraz tebliğnamesinde söz konusu Askeri Yargıtay İçtihatlarının Barış Garnizonlarında görevli personelle ilgili olduğu, Operasyon bölgesindeki Birlik personeli ile ilgili olamayacağı, emrin hizmete ilişkin olup olmadığı değerlendirilirken, içinde bulunulan koşulların ve Birlik görevinin dikkate alınması gerektiği, Anayasanın 22 nci Maddesinde kanunla yetkili kılınan merciin emri ile haberleşme özgürlüğünün kısıtlanabileceği, ayrıca askerliğin temeli olan disiplinin emirlere mutlak itaati gerektirdiğini, özellikle silahlı çatışma koşullarında bunun hayati önemi olduğu ve dolayısıyla Bölük Komutanının bu emrine uymayan sanığın eyleminin As. C.K.nun 87 nci Maddesi kapsamında kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de;
Anayasa ve Yasa hükümlerinin (madde metninde ayrıca belirtilmediği sürece) bölgelere ve hizmet şartlarına göre değişmeyeceği pek tabiidir. Haberleşme özgürlüğünün yine Anayasanın 22 nci maddesi hükmüne göre ancak kanunla yetkili kılınan merciin emri ile kısıtlanabileceği öngörülmüştür. Birlik Komutanlığı ise, askerlerin haberleşme özgürlüğünü kısıtlamaya yasal yetkisi bulunan bir merci değildir. Ayrıca, kanun ve nizamlarla malum ve muayyen hale getirilmiş olan askeri hizmet, komutanın takdiri ile ancak yine kanun ve nizamların müsaade ettiği konularda ve müsaade edilen ölçüde değiştirilebileceği, yoksa dayanağını kanun ve nizamlarda bulmayan veya bunlara aykırı olan emrin konusunu askeri hizmet olarak kabul etmek mümkün değildir. Komutanın askeri hizmet niteliğinde olmayan ve konusu suç teşkil etmeyen konularda verdiği emre riayetsizlik ise, ancak disiplin tecavüzü niteliğinde olup, komutanın haiz olduğu yetki sınırları içerisinde disiplin cezası ile müeyyidelendirilebilecektir.
Ayrıca bilindiği üzere, askeri teşkilat, harekât, tesisat, tertibat veya askeri sırlara ilişkin konularda dışarıya bilgi aktarılması esasen kanunlarda suç olarak düzenlenmiştir. Kanunların müeyyideye bağladığı hususların ayrıca emir konusu yapılması halinde, bu emre riayetsizliğin, Emre İtaatsizlikte Israr suçuna vücut vermeyeceği pek tabi olduğu gibi, sanığın dışarıdan attırdığı mektup içeriğinde, konusu suç teşkil eden bir durum da bulunmadığı cihetle Başsavcılığın; sanığın (ancak disiplin tecavüzü olarak vasıflandırılabilecek olan) dava konusu eyleminin. Emre İtaatsizlikte Israr suçunu oluşturduğuna yönelik itirazı kabule değer görülmemiştir.
Diğer yandan, Türk Telekom'un sunduğu Ankesörlü telefon dışında, Komutanlıklara yapılan düzenlemelerle kontörlü telefon gibi kolay ve süratli haberleşme sağlayan sistemin kışlalarda bir hizmet olarak sunulması, keza, operasyon bölgesi de olsa, çarşı veya görev izni ile Birlik dışına çıkılması halinde (günümüzde Eratın çarşı iznine sivil kıyafetle gönderilmekte olması da dikkate alındığında). Birlik dahilinde kontrolü yapılmadan, dışarıdan (postaneye verilmek veya mektup atma kutularına atılmak suretiyle) mektup gönderilmesinin mümkün olması dikkate alındığında, Erata dışarıdan mektup atmasını veya attırmasını yasaklamanın kanun ve nizama uygun olmasa bile, idari bir tedbir ve buna ilişkin bir uygulama olabileceği değerlendirilmiş ve itirazın oyçokluğu ile reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy