(1632 S. K. m. 85)
Yeni Foça'da Komando acemi er eğitimi görüp sonunda Sason/Batman 7.J.Kom. Tb.K.lığına dağıtım olan sanığın Yeni Foça'daki eğitim merkezinde kalan eğitimci arkadaşlarından Sıddık KOYUN'a yazdığı mektupta (Dz.20) askerlik, askerlikte acemi eğitimi ve bunun önemi, Yeni Foça'da verilen eğitim ile asıl verilmesi gereken eğitim, iyi eğitim verilmemesinin zararları, OHAL bölgesindeki hizmet ve görev şartları, verilecek acemi eğitiminin OHAL'deki hizmete ne şekilde olumlu veya olumsuz etki edeceği konuları ile ilgili olarak görüş ve düşüncelerini açıkladıktan, bazı tavsiyelerde de bulunduktan sonra mektupta ayrıca "Binbaşıyı bile s...mize takmıyoruz." şeklinde sözler yazdığı hususunda herhangi bir şüphe ve tereddüt bulunmamaktadır.
Sanık aşamalardaki ifadelerinde (Dz.7-30) ve temyiz dilekçesinde (Dz.45) mektubun kendisi tarafından yazıldığını açıkça kabul ve ikrar etmektedir. Sanık tarafından yazıldığı sabit olan bu mektupta (Dz.20) kullanılan "Binbaşıyı bile s...mize takmıyoruz" şeklindeki sözlerin suç teşkil edip etmediği, sanıkta suç işleme kastı olup olmadığı müsnet suçun oluşup oluşmadığı meselesine gelince;
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun dava konusu olaya benzer bir olayla ilgili inceleme sonunda verdiği 01.07.1999 gün 1999/132-147 sayılı kararında da etraflarca açıklandığı gibi sanığın suç işleme kastı ile hareket edip etmediğinin belirlenebilmesi için mektup metninin sadece bir cümlesinin değil bütünün değerlendirilmesi gerekmektedir.
Daire ilamında da isabetli olarak belirtildiği gibi argo bir dil kullanarak, tabura yeni katıldığı için o güne kadar yüzünü bile görmediği binbaşıya (iddianamede mektupta geçen binbaşı sözcüğü ile sanığın Tb.K.nı olarak görevli olan P.Bnb.Ömer YILDIZ'ın kastedildiği iddia edilmektedir) hakaret etmesi için izah edilebilir hiç bir neden bulunmamaktadır. Sanık bu sözcüklerle OHAL Bölgesindeki görev yerinde sanki her türlü askeri disiplin şartlarından uzak, bildiğini okur ve yapar, tam yetkili bir şekilde hareket ettiklerini açıklamakta, mektup yazdığı arkadaşına karşı bu şekilde övünmektedir. Hakaret oluşturduğu iddia olunan sözler iki sayfalık mektubun bir yerine etraflıca düşünülmeden yerleştirilmiş sözler izlenimi vermektedir. Sanıkta amirini veya üstünü küçük düşürmek, onun şeref ve haysiyeti ile oynamak kast ve saikının bulunduğunu söylemek açıklanan durum karşısında mümkün değildir.
Bu nedenlerle sanık hakkındaki amire hakaret suçundan tesis edilen mahkumiyet hükmünü müsnet suçun kanuni unsurları itibari ile (Manevi unsur-kast) oluşmadığı ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği görüşü ile esastan bozan daire kararında isabetsizlik görülmediğinden, Başsavcılığın suçun oluştuğuna, dairenin bozma kararının kaldırılması gerektiğine ilişkin itirazının reddine oybirliği ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy