(765 S. K. m. 29)
Dosyada mevcut delil durumuna göre, sanığın 20.6.1996 tarihinde saat 19.00-21.00 Garaj nöbetini, kendi tüfeği arızalı olduğu için Silahlık Sorumlusundan aldığı 1462173 seri numaralı G-3 piyade tüfeği ile tutarken, saat 19.45 sıralarında yanından geçen müteveffa Er E. G. ile konuştuğu sırada, emir ve talimatlara aykırı olarak hiç gereği yokken tüfeğin kurma kolunu çekip dolduruş yaptığı anda, tüfeğin iğnesinin önceden kırık olması nedeniyle tetiğine dokunmadan seri atış durumuna geçtiği ve patlayan (20) mermiden birinin müteveffanın göğsüne isabet edip ölümüne neden olduğu, olayda 4/8 nispetindeki kusurun sanığa, 4/8 nispetindeki kusurun ise silaha atfedildiği anlaşılmaktadır.
Olayın bu şekilde sübuta erdiği konusunda ve keza suçun vasfında ve sanığa izafe edilen kusur oranında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Daire ile Askeri Mahkeme arasındaki uyuşmazlık ceza uygulamasına yöneliktir.
Daire, Askeri Mahkemenin, suç için öngörülen ve asgari haddi iki yıl hapis ve dört yüz yirmi bin Lira Ağır Para cezası olan temel cezayı, teşdiden üç yıl hapis ve Altı yüz otuz bin Lira Ağır Para cezası olarak tayin ederken gösterdiği takdiri teşdit gerekçesi ile, hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmemesi ve ertelenmemesi için gösterdiği gerekçeyi yeterli ve isabetli bulmayıp, hükmü bu yönden bozmasına Başsavcılıkça itiraz edilmiş ise de;
Daire ilamında da açıklandığı üzere, cezanın asgari hadden uzaklaşılarak tayin edilmesi için gösterilen, sanığın olaydaki ağır ve yoğun taksirine ilişkin gerekçenin; sanığın olaydaki kusurunun tam olduğunu bildiren bilirkişi raporu (Dz. 94) ile yine sanığın olaydaki kusurunun 5/8 nispetinde olduğunu bildiren bilirkişi raporu (Dz,144) yerine, sanığın olaydaki kusurunun 4/8 nispetinde olduğunu bildiren bilirkişi raporuna (Dz. 165) itibar edilmesiyle çelişmekte olması, diğer yandan, nöbetin silahsız olarak tutulamaması ve silahın ancak bu vesileyle ve haklı nedenle sanığın eline geçebilmiş olması, başka bir anlatımla, sanığın silahı haklı ve geçerli bir nedeni yokken, örneğin koğuşta veya silahlıkta duran bir silahı gereksiz yere alıp onunla oynamasının veya şaka yapmasının söz konusu olmaması karşısında, teşdit sebeplerinden biri olarak gösterilen "suçun nöbet yerinde işlenmiş olması" keyfiyetinin de haklı ve isabetli bir teşdit sebebi olarak kabul edilemeyeceği ve gösterilen bu teşdit gerekçelerinin dosya içeriğine uygun düşmediği sonuç ve kabulüne varıldığından Daire kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkındaki cezanın para cezasına çevrilmemesi için Askeri Mahkemece gösterilen "Suç konusunun önem ve değeri, olayın meydana gelmesinde sanığın sorumsuz ve ihmali davranışı ve kamu vicdanının tatmini" şeklindeki gerekçelerin; bir kısmının suçun unsuru ve kusur oranı ile ilgili olması, sebeplerin tamamının ise sanığın kişiliği ve suçun istenmesindeki özelliklerle ilgili olmaması ve dosyadaki delil durumu ile de bağdaşmaması nedeniyle, Dairenin bu yöndeki kararının da yerinde ve isabetli olduğu, sanık hakkındaki cezanın ertelenmemesiyle ilgili olarak Askeri Mahkemece gösterilen gerekçenin ise, görüleceği üzere 647 Sayılı Yasanın 6 ncı Maddesindeki yasa metninin tamamen tekrarından ibaret olduğu, sanığın geçmişi ve suç işleme hususundaki eğilimi itibariyle cezanın ertelenmesi halinde ileride suç işlemekten çekinmeyeceğine neden kanaat getirilmediği yönünde hiç bir açıklama yapılmadığı, hiç bir gerekçe gösterilmediği görüldüğünden, Dairenin bu yöndeki bozması da yerinde ve isabetli olduğundan Başsavcılığın itirazı kabule değer bulunmamıştır (Oybirliği). (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy