(1632 S. K. m. 152)
Sanığın 14.11.1995 günü sabah saat 09-30 10.00 sularında bir iş için ilçe dışına çıkacağını öğrendiği mağdurenin kocası müşteki Z. G.'in evine geldiği, kapının açık olmasından faydalanarak izinsiz olarak girip oturma odasına kadar gittiği, mağdure N.G.'e kocasının nerede olduğunu sorduğa mağdurenin ilçede olduğunu söylemesi üzerine "yalan söyleme kocanın nerede olduğunu biliyorum, o simdi uzaklarda" dediği, mağdurdun boynundan ve baldırından tutarak oturma odasında bulunan minderlerin üzerine doğru yatırdığı mağdurenin yardım için yüksek sesle bağırdığı, elindeki süpürge ile sanığın kulağına vurmaya çalıştığı, bu durumda iken biraz önce mağdurenin evinden ayrılan komşu kadının geldiğini gören sanığın mağdureye "bağırma komşu kadın geliyor" dediği sanığın altından kurtulan mağdurenin duvara asılı olan kılıflı tüfeği aldığı, sanığın tüfeğe tekme atarak mağdurenin tüfeği kılıfından çıkarmasına engel olduğu, komşu kadının içeri girmesi üzerine sanığın olay yerinden uzaklaştığı, olay yerine daha sonra mağdurenin komşusu tanık Orhan ÖZMEN'in de geldiği, olayın bu şekilde cereyan ettiği, dosyada bulunan mağdureye (Dz.3-45,-68) ve bu beyanı doğrulayan diğer tanıklar Hanife ÇINAR (Dz.4-70), Orhan ÜZMEN (Dz.47-69). Sevgi GÜNEY (DZ.5-91), Zekeriya GÜNEY'e (Dz.4l-68) ait ifadelerden anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayın bu şekilde cereyan ettiği hususunda mahalli mahkeme ve dairenin kabulleri arasında fark bulunmamaktadır. Ancak maddi eylemin bu şekilde cereyan etliği kabul edilmekle birlikte, eylem mahalli mahkemece ırza Tasaddiye nakıs teşebbüs suçu, dairece ırza geçmeye nakıs teşebbüs suçu olarak nitelenmekle, dairenin eylemin ırza geçmeye nakıs teşebbüs suçunu oluşturduğu yolundaki suç vasfından bozma kararına mahalli mahkemece dilenilmektedir.
Mahalli Mahkemenin direnme hükmü gerekçesinde de açıklandığı gibi, sanık aşamalardaki ifadelerinde hakkındaki bütün isnatları ret ettiğinden sanığın ifade ve beyanlarından hareketle suç niteliğini tayine ilişkin bir sonuca gidilmesi ve kastının değerlendirilmesi mümkün değildir. Gerek ırza geçme gerekse ırza tasaddi suçları ceza hukuku doktrininde müterakki (geçitli) suçlar olarak nitelenmekte, birbirine benzer icra hareketleri failin iradesi dışında yarım kalması sebebi ile suç nitelenmekte, birbirine benzer İcra hareketlerinin failin iradesi dışında yarım kalması sebebi ile suç niteliğinin tayini yönünden birbirleri ile sıkça mukayesesi yapılmaktadır. Sanığın olayın başlangıcından itibaren suç işleme kastının mağdurenin ırzına geçmek olduğunu söylemeye elverişli ve yeterli delil veya deliller dava dosyasında bulunmamaktadır. Bu durumda sanığın yaptığı icrai hareketlerin değerlendirilmesi ile bir sonuca gidilebilecektir.
Irza tasaddi suçu cebir, şiddet ve cinsel tatmine yönelik hareketi bünyesinde ihtiva eden, birden fazla hareket gerektiren, birleşik bir suç tipi olduğundun failin suç tipinde unsur olarak gösterilen hareketlerden birini icraya koyarak mağdurun cinsel hürriyetine tecavüz ettiği anda yasa koyucunun hedeflediği hukuki yararın zedelendiği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır İnceleme konusu olayda sanığın mağdurenin ırzına geçme kastı ile hareket ettiği, her türlü şüpheden uzak, yeterli ve elverişli deliller ile ortaya konamamıştır. Kast sanığın iç âlemine yönelik psikolojik bir unsur olduğuna göre sanığın dış âleme yansıyan hareketlerinden kastın ne olduğu ortaya konamadığı takdirde sabit olan dununun sanığın lehine sonuç verecek şekilde yorumlanması ve kabulü gerekmektedir.
Dosyadaki mevcut delillerden her türlü şüphe ve tereddütten uzak bir şekilde sanığın mağdurenin ırzına geçmek kastı ile hareket ettiği sonuç ve kanaatine varılamadığından gerçekleşen ve sabit görülen eyleminin oluş ve nihayete ermesine nazaran sanık lehine olarak ırza tasaddiye nakıs teşebbüs nitelenmesinde isabetsizlik görülememiş mahalli mahkemece dilenilerek tesis edilen hüküm usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden isabetli görüldüğünden sanığın ve sanık müdafiinin tüm temyiz sebeplerinin reddine ve hükmün onamasına karar verilmiş, Üyeler Hak. Alb. A.TOKAT, Hak. Alb. ÖZENİRLER, Hak. Alb. S.SOYKAN sübuta eren eylemin ırza geçmeye nakıs teşebbüs oluşturduğu görüşü ile bu kabule katılmamışlardır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy