(1632 S. K. m. 81)
Dosyada mevcut delil durumuna göre, sanığın Bölük Komutanı sıfatıyla emrindeki askerlerden Hv.P.Çvş.A.Ç. ve Hv.P.Çvş.Ş.S.'i fazladan izine göndermek maksadıyla usulüne uygun şekilde hazırladığı izin belgeleriyle 27.4.1996 tarihinden itibaren yol süresi hariç (12) gün süreyle izine gönderdiği, ancak bu izinlere ilişkin İzin Bildirim Çizelgelerini düzenlemediği ve ilgili Askerlik Şubelerine bildirmediği,
Sanığın tayin sebebiyle 28.6.1996 tarihinde Birlikten ayrılmasından sonra, adı geçen iki çavuşun (10) ar günlük dağıtım izinleri dışında kalan (26) şar günlük izinlerini de yeni Bölük Komutanı zamanında 9 ve 10 Ağustos 1996 tarihinde tamamını kullandıkları, böylelikle her iki çavuşun sanık tarafından gönderildikleri (12) şer günlük izinlere ait İzin Bildirim Çizelgeleri düzenlenmediği ve İlgili Askerlik Şubelerine gönderilmediği için, sanık tarafından fazladan izin kullanmalarının sağlanmış olduğu,
Yine sanığın Sekiz ay askerlik hizmetine tabi olan Kısa Dönem Onb. M.A. S.'e yasal izin hakkı olan (16) günlük izninin tamamını kullandığı için izin hakkı kalmadığı halde, 6.5.1996 tarihinde yol süresi dahil (12) günlük izin belgesini düzenlediği ve onay makamı olan Tabur
Komutanının kaşesinin yanına (Y) harfini yazıp imzalamak suretiyle verdiği izin belgesiyle Onb.M.A. S.'i fazladan izine gönderdiği,
Bölük yat yoklamalarında izinli gösterildiği halde, Tabura gönderilen Bölük Günlük Personel Yoklamalarında mevcut olarak gösterildiği,
Bu suretle adı geçen üç askerin sanık tarafından fazladan izine gönderildikleri hususu, hiçbir şüphe ve tereddüde yer vermeyecek şekilde sabit olup, esasen bu konuda Askeri Mahkeme ile Daire arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
Daire ile Askeri Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanığın (kendi beyanına ve fazladan izine gönderdiği üç askerin anlatımlarına göre mükafat izni adı altında) askerleri fazladan izine gönderme eyleminin hangi suça vücut verdiği konusundadır.
Askeri Mahkeme, sanığın emrindeki Çavuşlar A. Ç. ve Ş. S.'i 27.4.1996 tarihinde (12) şer gün fazladan izine göndermesi eyleminin Müteselsilen işlenmiş Askerlikten Kurtulmak İçin Hile Yapmak suçunu oluşturduğunu,
6.5.1996 tarihinde, bu defa Hv.P.Onb.M.A. Si hiçbir izin hakkı kalmadığı halde, usule uygun olmayan sahte izin belgesi düzenleyerek (12) gün süreyle izine göndermesi eyleminin de, münferiden işlenmiş Askerlikten Kurtulmak İçin Hile Yapmak suçunu oluşturduğunu kabul etmesine karşılık;
Daire, sanığın her üç askerin belirtilen biçimde fazladan izine gönderilmesi eylemlerinin Müteselsilen İşlenmiş Memuriyet Görevini Kötüye Kullanmak (T.C.K.nun 240 ve 80) suçunu oluşturduğunu kabul etmektedir.
Askerlikten Kurtulmak İçin Hile Yapmak suçunu düzenleyen As. C.K.nun 81 nci maddesine göre. "1.Askerlik Çağına Girenlerden askerlikten büsbütün veya kısmen kurtulmak kastıyla.......hile ve desise yapanlarla, Kıt'aya veya bir müesseseye intisap ettikten sonra kendisinin yapmaya mecbur olduğu hizmetten büsbütün veya kısmen kurtulmak kastıyla hile yapanlar.....
2. Yukarıdaki birinci fıkrada yazılı cezalar suçların şerikleri hakkında da tatbik olunur...."
Madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere, bu suç ancak askerlik çağına giren mükelleflerle, (Askerlik hizmetini ifa etmekle yükümlü olanlarla) bunların şerikleri tarafından işlenebilir.
Dava konusu olayda da, sanık Üsteğmenin Askerlikten Kurtulmak için Hile Yapmak suçunu işleyebilmesi için, öncelikle izine gönderdiği askerlerin bu suçu işlemeleri, sanık Üsteğmenin de bu askerlerin, Askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçuna iştirak etmesi gerekmektedir. Oysa işbu davada, fazladan izine gönderilen askerler aleyhinde askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçunu işledikleri yolunda bir iddia ve dava bulunmadığı gibi, dava dosyasındaki delil durumuna göre, sanığın görevini kötüye kullanarak fazladan izine gönderdiği Çavuşlar A. Ç. ve Ş. S. ile Onb. M.A.S.'in sanık tarafından hazırlanan izin belgeleri ile, hiç bir hileli ve desiseli davranış içine girmeden, herkesin gözü önünde ve hatta Bölük Yat Yoklamalarında dahi başkaları tarafından izinli gösterilmek suretiyle ve üstelik mükafat iznine gönderildiklerini düşünerek, izine gitmiş olmaktan başka, Askerlik Mükellefiyetinden kurtulmak için hile ve desise sayılabilecek hiç bir eylemleri bulunmamaktadır.
Bu itibarla ve Daire ilamında açıklanan gerekçelerle, sanığın iddia konusu eylemlerinin Memuriyet Görevini Kötüye Kullanmak suçuna vücut verdiği ve sanığın muhtelif zamanlarda da (9 gün arayla da) olsa, bir suçu işlemek kararının icrası cümlesinden olarak, aynı kanun hükmünü üç kez ihlal ettiği nazara alınarak, Memuriyet Görevini Kötüye Kullanmak suçunu müteselsilen (T.C.K.nun 240 ve 80) işlediği sonucuna varılmakla, sanık hakkında direnilerek tesis edilen mahkumiyet hükmünün vasıftan bozulması cihetine gidilmiştir.
Askeri Mahkemenin Direnme hükmü gerekçesinde emsal karar olarak gösterdiği Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 24.4.1986 tarih ve 1986/48-44 sayılı içtihadına konu olan olayın, Bölük Komutanı olan sanığın kanuni haklarından fazla olarak izine gönderdiği askerlerle anlaşma yaptığı ve bu anlaşma sonucunda Bölüğe maddi yardımda bulunanları kanuni hakkından fazla ve çok uzun sürelerle izine göndermesi şeklinde cereyan eden farklı bir olay olması dikkate alınarak, Askeri Mahkemenin, sanık Hv.P.Ütğm.M. K. Ö. ile fazladan izine gönderdiği Çavuşlar A. Ç. ve Ş. S. ile Onb.M. A. S. arasında bir anlaşma yapıldığı kanıtlanamadığı için, işbu davada suç vasfını Askerlikten Kurtulmak İçin Hile Yapmak olarak nitelendirmesi isabetli bulunmamıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy