(353 S. K. m. 177)
Dava dosyasından anlaşılacağı üzere Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmadık dosyadaki muhtelif belgelerde soyadı (ŞİMŞEK) ve (ŞİMŞAK) olarak farklı yazılıp, nüfus idaresinden usulüne uygun şekilde nüfus kağıt örneği de getirtilmemiş olan sanığın soy ismindeki bu harf farklılığının bozmayı gerektirir mahiyetle usule aykırılık teşkil edip etmediğine ilişkindir.
Dosya dizi 1, 2, 16, 17, 24, 26, 40, 53, 54, 55, 56, 69, 79, 80, 82, 112, 114, 115 ve 117 deki belgelerde sanığın soy ismi (ŞİMŞEK), 15. 18. 19, 20, 21, 38, 39 dizideki belgelerde ise (ŞİM ŞAK) olarak yazılıdır. Dosyada sanığın kayıtlara uygun olarak nüfus idaresinden usulüne uygun şekilde getirtilmiş "Nüfus Kayıt Örneği" bulunmamaktadır. Bölük Komutanı tarafından fotokopisi çıkartılıp onaylanan ve dosyaya konulan dizi 38 deki Nüfus Cüzdanı Nüfus idaresinden getirtilecek Nüfus Kayıt Örneği yerine geçecek bir belge niteliğinde değildir.
Sanığa ait nüfus, kayıtları ilamın aidiyetinde ve cezanın kişiselleştirilmesinde dayanılan resmi belgeler olduğundan dosyadaki kayıtlara uygun biçimde nüfus idaresinden getirtilmesi gerekmekledir. Sanığın Bl. Komutanı tarafından çıkartılan ve Nüfus İdaresince doğrulanmayan nüfus cüzdanı fotokopisine dayanılarak hüküm kurulamaz.
353 Sayılı Kanunim 146/2 ve 177/D maddelerine göre herhangi bir yanlışlığa ve tereddüde meydan verilmemesi bakımından sanığın kimliğinin doğru olarak tespiti ve hükme o çekikle yazılması, hükmünde o kimliğe göre kurulması gerekmektedir. İnfaz, hükümde yazılı olan kimlik bilgileri esas alınarak yapılacaktır. Dava dosyasında sanığın nüfus idaresinden getirtilmiş "Nüfus Kayıt Örneği" bulunmadığından, hu yanlışlığın mahkemece sonradan alınacak bir kararla veya Mahkeme Kıdemli Hakiminin hüküm altına vereceği bir şerhle düzeltilmesi de mümkün değildir. Bu görüş Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin 02.03.1971 gün ve 1971/84-79, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 07.12.1995 gün ve 1995/120-120 ve 13.03.1997 gün ve 1997/38-40 sayılı kararları ve Yargıtay Ceza Umumi Heyetinin 25.05.1964 gün ve 2/241-243 sayılı kararları ile doğrulanmaktadır
Yukarıda yapılan anıklamalar karşısında Dairece yapılan usule ilişkin bozma kararında isabet görüldüğünden Askeri Yargıtay Başsavcılığının yerinde görülmeyen itirazının reddine oyçokluğu ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy