(1632 S. K. m. 66)
Daire ile Mahalli mahkeme arasında oluşan ve Daireler kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık izin tecavüzü suçundan sanık erin iznini tecavüzü sebep olan mazeret olarak ileri sürdüğü hususun mazeret olarak kabul edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
Yapılan incelemede;
Dosyanın (I) dizisinde bulunan Türkiye Ticaret Sicili gazetesi ile (2) dizideki 17.03.1997 tarihli imza sirkülerinden sanığın Beylik Radyo Televizyon Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Anonim şirketinin, hissedar ve yönetim kurulu başkanı olduğu, 27.05.1997 günü sanığın askere sevk edildiği (Dz.9), sanığın 02.06.1997 tarihli vekaletname ile 02.08.1997 tarihine kadar geçerli olmak üzere Beylik Radyo Televizyon Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Anonim şirketini temsil yetkisini Erzincan 1 nci noterliğince düzenlenmiş vekaletname ile Engin AKÇAY'a devrettiği (Dz.43), 07.08.1997 günü 10 gün dağıtım iznine gönderilen ve 18.08.1998 günü yeni birliğine katılması gereken (Dz.7) sanığın iznini tecavüz ederek 25.08.1997 günü katıldığı (Dz.6) hususu tespit edilmiş olup bu hususta bir kuşku ve uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sanıkta iznini tecavüz ettiğini kabul etmekle birlikte hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olduğu yukarıda adı geçen şirketin mali ve idari bazı problemlerini çözmek için uğraşmak durumunda kaldığını, bunun için iznini tecavüz ettiğini ileri sürdüğünden müsnet suç yönünden mazeret olarak ileri sürdüğü bu hususun mazeret olarak kabulünün mümkün olup olmadığı hususunun incelenmesine gelince;
As. C.K.nun 66/I-B maddesinde izin tecavüzü suçunun unsurları belirtilirken mazeretin suçun oluşmasını engelleyen bir unsur olduğu madde metnine yazılmış, ancak suçun oluşmasını engelleyen mazeret veya mazeretlerin neler olduğu olabileceği maddede açıkça gösterilmemiştir. İç Hizmet Yönetmeliğinin 57/b maddesinde izinli bulunan bir asker kişinin izninin uzatılması için hangi hallerde birlik komutanı veya amirinden talepte bulunabileceği tahdidi olmamakla birlikle örneklenerek sayılmıştır. Maddede sayılan haller aileden birinin
ağır hastalığı, ölümü, kaza, doğum, yangın gibi beklenmeyen hallerdir. Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere önceden öngörülebilen veya tedbiri alınabilen, kişinin bizzat yapmasının gerekmediği, vekaleten başkası tarafından da yapılması, yerine getirilmesi mümkün olan hallerde ve olaylarda bu durum kişi yönünden izninin uzatılmasını gerektiren mazeret oluşturmayacaktır.
Sanık adı geçen şirketin hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olarak şirketinin idari ve mali durumu ile ilgilenmekle haklı ise de bu ilgisini daha önce 02.08.1997 günü mesai bitimine kadar geçerli olmak üzere Engin AKÇAY isimli kişiye verdiği vekaletnamede olduğu gibi başka birisine vekalet vermek sureti ile de gösterebilirdi. Sanık suç tarihleri arasında bu yolu tercih etmemiş, iznini bitirdiği halde kendi hissesi ve diğer hissedarların hissesinin devri için bizzat uğraşmıştır.
Ayrıca kişisel menfaatler askerlik hizmetine tercih edebilecek hususlar olarak kabul edilemez. Kaldı ki sanık asker olarak izin tecavüzü süresi zarfında sadece kendi hissesinin devri ile değil, kendisine vekalet veren diğer ortaklar adına da devir işlemlerini takip etmek üzere onlardan aldığı vekalet üzerine devir işlemlerini 20.08.1997 günü iznini iki gün tecavüz etmiş iken sonuçlandırmış, (Dz.32, 33, 34, 35, 36, 37), buna rağmen asıl birliğine devir işlemlerinden beş gün sonra 25.08.1997 tarihinde katılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenler karşısında mahalli mahkemece sanığın müsnet izin tecavüzü suçu yönünden mazeret olarak ileri sürdüğü hususun mazeret olarak kabulü isabetli görülmediğinden direnilerek tesis edilen beraata ilişkin hükmün oyçokluğu ile bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy