(1632 S. K. m. 87)
Dosyada mevcut delil durumuna göre, sanığın sobanın mazotla tutuşturulmayacağına ilişkin talimata rağmen, 20.12.1995 tarihinde Kademede bulunan sobaya mazot dökerek, içinde köz kalan sobanın parlamasına, bu esnada elindeki mazot bidonunun yanındaki mağdur P.Er Oktay SEFEROĞLUnun üzerine dökülmesiyle adı geçen erin (15) gün mutad iş ve gücünden kalacak, hayati tehlike getirmeyecek, uzuv tadili, zaafı veya çehrede sabit eser meydana gelmeyecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği konusunda hiçbir kuşku ve ihtilaf bulunmamaktadır.
İhtilaf; sanığın bu eyleminin As. C.IC. nın 87/1 inci Maddesinde düzenlenen "Emre itaatsizlikte Israr" suçunu mu? Yoksa T.C.Knın 459/1 inci Maddesinde düzenlenen 'Tedbirsizlik veya Dikkatsizlik yahut Meslek ve Sanatta Acemilik veya Nizam, Talimat ve Emirlere Riayetsizlik neticesi bu kimsenin yaralanmasına sebebiyet " suçunu mu? Oluşturacağına ve dolayısıyla "Göreve'" ilişkindir.
Askeri Mahkeme ve Başsavcılık, sanığın söz konusu eyleminin, tek Hâkimli Askeri Mahkemenin görevine giren T.C.K.nun 459/1 inci Maddesindeki Yaralamaya Sebebiyet Vermek sucunu oluşturduğunu kabul etmelerine karşılık, Daire eylemin, Heyet Halindeki Askeri Mahkemenin görevine giren As. C.K nın 87/1 inci Maddesinde düzenlenen Emre itaatsizlikle Israr sucunu oluşturduğunu kabul etmektedir.
Başsavcılık tebliğ namesinde de açıklandığı üzere, Ceza Kanunlarında açıkça suç olarak düzenlenen bir fiilin, ayrıca emir haline getirilip bu emre riayetsizliğin Emre İtaatsizlikte Israr suçuna konu yapılması yasal olarak mümkün değildir. Sanığın olaydaki fiili, tipiklik açısından T.C.K.nun 459 ncu Maddesindeki tanıma uymaktadır. Bu maddede "Tedbirsizlik veya Dikkatsizlik veya Meslek ve Sanatta Acemilik veya Nizam, Talimat ve Emirlere Riayetsizlik neticesi olarak yaralamaya sebebiyet verenlerin...' cezası düzenlenmekte olduğundan artık, yasanın açıkça öngördüğü taksirli davranışlardan biri olan "Emir ve Talimatlara Riayetsizlik" halinin Emre İtaatsizlikte Israr suçuna konu edilemeyeceği açıktır.
Öte yandan, Dosyanın 2. inci dizisinde yer alan ve sanığa da 22.9.1995 tarihinde tebliğ edildiği anlatılan (Sobanın mazotla tutuşturulamayacağına ilişkin)emirden ve tanık P.Cr Asım SÜMERİN yeminli anlatımından (DZ:4,86) anlaşılacağı üzere, sobadan sorumlu kişinin P.Er Asım SÜMER olması nedeniyle, söz konusu sobanın yakılıp söndürülmesiyle ilgili hizmet ilişkisinin ancak Er Asım SÜMER açısından söz konusu olabileceği ve dolayısıyla anılan talimatın sadece bu Er açısından somutlaştırıldığının ve hizmet emri haline getirildiğinin kabul edilebileceği, sanık ve diğer askerler yönünden ise, genel ve soyut bir uyarı niteliğinde olması nedeniyle Emre itaatsizlikte Israr suçunun yasal unsurları itibariyle de oluşmadığı kabul edildiğinden Askeri Mahkemenin aynı yöndeki kabule dayalı olarak tesis ettiği görevsizlik kararını, eylemin As. C.K.nun 87/1 inci maddesinde düzenlenen Emre İtaatsizlikte Israr suçunu oluşturduğu ve dolayısıyla davanın heyet halindeki Askeri Mahkemede görülmesi gerektiği gerekçesiyle bozan Daire kararı oybirliği ile isabetli bulunmamıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy