(765 S. K. m. 456)
Sanığın olay günü tartıştığı Er Serdar AKÇA ile kavga ederken, ağır haksız tahrikin etkisiyle, koğuştan aldığı kasaturayı mağdurun sağ böğrüne sapladığı, mağdurun bu yaralanması sonucu hayati tehlike geçirdiği ve 15 gün mutad iş ve gücünden kaldığı konusunda bir kuşku ve ihtilaf bulunmamaktadır.
Daire ile Başsavcılık arasındaki uyuşmazlık suçun vasfına ilişkin olup, Daire, sanığın eylemini Silahla Müessir Fiil olarak nitelerken, Başsavcılık, sanığın eylemini Kasten Adam Öldürmeye Tam Teşebbüs olarak vasıflandırmaktadır.
Dairenin, sanığın eylemini Silahla Müessir Fiil suçu olarak değerlendirirken gösterdiği gerekçe yerinde olmakla birlikte, özellikle, sanığın kasaturayı mağdurun bacağına vurmak isterken böğrüne geldiği yolundaki savunmasının; kendisinin ve mağdurun kavga esnasında pek tabii olarak hareket halinde bulunmaları sebebiyle doğru olabileceği, en azından sanığın bu yöndeki savunmasının aksinin kanıtlanamamış olması, sanığın mağduru bir süre kovalamış olmasının mutlaka öldürmek kastı ile olduğunun kabul edilemeyeceği, sanığın mağduru daha fazla yaralama ve zarar verme kastı ile veya bilinmeyen bu başka sebeple de kovalamış olabileceği, ancak bu konudaki tüm yorumların varsayıma dayalı olacağı, bu durumda sanığın olay sırasında öldürmek kastı ile hareket ettiği konusunda tam bir vicdani kanaate ulaşılmasının mümkün olmaması, suç kastı konusunda ortaya çıkan bu şüpheli durumun sanık lehine yorumlanması gerektiği hususları dikkate alındığında, Askeri Mahkemenin, eylemin Silahla Müessir Fiil suçunu oluşturduğuna ilişkin hükmünü onayan Daire kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy