(1632 S. K. m. 131)
Dosyada mevcut delil durumunu göre; Sanığın Bolu İl Jandarma K.lığı Muhabere Merkez Amirliğinin zimmetimde ve kullanımında olan suç konusu MH 4811 Aselsan El Telsizini 8.9.1997 tarihinde Muhabere Merkez Amirliği odasından alıp 25.9.1997 tarihinde ortaya çıkardığı, bu süre zarfında yapılan tüm arama ve araştırmalara rağmen telsizin bulunamadığı, 9.9.1997 tarihinde izine ayrılan sanığa da müteaddit kez sorulmasına rağmen, sanığın bilmediğini söylediği, ancak 25.9.1997 tarihinde izinden çağrılıp kendisinden şüphelen ildiği söylendikten sonra, telsizin Harekât Merkezindeki dolabın üzerinde olduğunu söylemesi üzerine, telsizin söylediği yerde bulunduğu, anten ve kılıfının ise yine sanığın açıklaması üzerine, odasındaki dolaptan elde edildiği hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde sabit olup, bu konuda bir ihtilalin da bulunmadığı görülmektedir.
Sanığın bu şekilde sübut bulduğu kabul edilen eyleminin hangi suça vücut verdiği konusuna gelince;
Dairenin onama ilamında da açıklandığı üzere, sanığın, askeri malzeme olduğunda kuşku bulunmayan Muhabere Merkezine ait el telsizini bulunduğu yerden alıp, aynı bina içindeki Harekât Merkezi odasında, keza anten ve kılıfını da kendisinin görev yaptığı odasındaki dolapta saklamış olması karşısında, sanığın söz konusu telsizi faydalanmak maksadıyla aşırdığı kabul edilemeyeceği gibi, sanığın olayda hırsızlık kastı ile hareket ettiği de kullanamadığından, eylemin "Askeri Eşyayı Gizlemek" suçunu oluşturduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ve bu nedenle Başsavcılığın, eylemin hırsızlık suçuna tam teşebbüste bulunmak suçunu oluşturduğunu ilişkin itirazı yerinde bulunmadığına oyçokluğu ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy