(353 S. K. m. 227)
01 Ekim 1997 günü Karakol Komutanı Astsb.M.B, tarafından arazide elektrik direği onaracak olan TEK işçilerinin emniyetinin sağlanması konusunda sanığa emir verilerek görevlendirildiği, sanığın bu göreve gitmek için görevlendirilen Karakol erleri ile beraber hazırlandığı, ancak Karakol binasından dışarı çıktıktan sonra havanın yağışlı olduğunu, yağışlı havada bu göreve yaya olarak gidilemeyeceğini belirtip Karakol binasına geri döndüğü, Karakol Komutanının göreve yaya olarak gitmesi gerektiğini belirtip emrini tekrar etmesine rağmen sanığın göreve gitmeyeceğini söylediği ve gitmediği şeklinde cereyan ettiği sabit görülen olayla ilgili olarak yapılan yargılaması sonunda Mahalli Mahkemece sanığın "Silahlı iken hizmetten sıyrılmak kastı ile emre itaatsizlikte ısrar" suçunu işlediği sabit görülerek As.C.K.nun 88, T.C.K.nun 59/2 nci Maddeleri uygulanarak mahkumiyetine karar verilmiş (Dz:68), sanığın temyizi üzerine (Dz:69) hüküm 4 ncü Dairenin 24.03.1999 gün ve 1999/219-216 sayılı kararı ile sanıkta As.C.K.nun 88 nci maddesinde yazılı olan "Hizmetten sıyrılma" kastının bulunmadığı, olay sırasında sanık silahlarını çıkarmış olduğundan "Silahlı" unsurunun da oluşmadığı açıklanarak hüküm suç vasfının tayinindeki isabetsizlikten bozulmuş (Dz:91), Mahalli mahkemenin 16.06.1999 gün ve 1999/1116-220 sayılı direnmeye ilişkin mahkumiyet hükmü ile (Dz:106) aynen; "...Askeri Yargıtay 4 ncü Dairesinin 24.03.1999 gün ve 1999/219-216 sayılı bozma ilamına karşı mahkememizin eski hükmünde DİRENİLMESİNE, yapılan açık yargılama sonucunda sanık Y. Ü.' ün atılı "Silahlı iken Emre İtaatsizlikte Israr" suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan As.C.K.nun 88 nci Maddesi uyarınca takdiren üç ay hapsine, sanığın duruşmadaki iyi hali lehine takdiri indirim sebebi sayılarak cezası T.C.K. nun 59/2 nci Maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilerek neticeten iki Ay On Beş Gün Hapis Cezası ile mahkumiyetine. .." karar verilmiş, Mahalli mahkemece direnilerek tesis edildiği açıklanan bu hükümde sanık tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
Mahalli Mahkemenin ilk bozmadan sonra tesis ettiği hükmünde "Eski hükümde Direnilmesine" denilmesine rağmen bu ibare kullanıldıktan sonra tesis edilen hükmün Direnme hükmü olup olmadığı ile bunun sonucuna göre temyiz incelemesinin Dairede mi yoksa Daireler Kurulunda mı yapılacağı meselesi üzerinde öncelikle durulmuştur.
A) Dairenin bozmasından sonra Mahalli Mahkemece yeniden tesis edilen hükmün niteliği ile ilgili inceleme:
Bir kararın direnme kararı kabul edilebilmesi için bozmadan önce verilen kararla direnmeye ilişkin kararın (AYNI) olması, ilk hükmün aynen ve yeniden tesisi gerekmektedir.
Sanık hakkındaki ilk hüküm "Silahlı iken hizmetten sıyrılmak kastı ile Emre İtaatsizlikte Israr" suçundan, bozmadan sonra ise "Silahlı iken Emre İtaatsizlikte Israr" suçundan kurulmuştur. Mahalli Mahkemece bozmadan önce kurulan mahkumiyet hükmü ile bozmadan sonra kurulan mahkumiyet hükümlerinin (AYNI) olmadığı, her iki hüküm ile tayin edilen ceza süresinde ve uygulanan kanun maddelerinde bir değişiklik olmamakla birlikte direnme hükmü olarak tesis edildiği açıklanan hükümde suçun adının bozmadan önceki hükme göre değiştirildiği, buna göre ortada Daireler Kurulunda incelenmesi gereken bir direnme hükmü bulunmadığı, bozmadan sonra Mahalli Mahkemece tesis edilen hükmün "Sebat" sonucu kurulan bir hüküm olduğu sonucuna varılmış, Tebliğname de bozma üzerine kurulan hükmün suç vasfı yönünden direnme hükmü olduğu yolundaki görüşe de bu nedenle katılmak mümkün olmamıştır.
B) Temyiz incelemesinin Dairede mi yoksa Daireler Kurulunda mı yapılacağı hususu ile ilgili inceleme:
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunda sadece Direnme hükümleri temyizen ve Daire Kararlarına karşı Askeri Yargıtay Başsavcısı tarafından süresinde yapılan itirazlar incelenebildiğinden, sanık hakkındaki hüküm direnme hükmü olmadığı gibi, ortada Daireler Kurulunda incelenmesi gereken itirazda bulunmadığından yukarıda ilk hükümde "Sebat" edilerek tesis ve sanık tarafından temyiz edildiği açıklanan hükmün temyiz incelemesinin de Daireler Kurulunda değil Dairede yapılması gerektiği sonucuna varıldığından, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmesine oybirliği ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy