(765 S. K. m. 240)
Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık suç vasfına ilişkin olmakla beraber, sanığa yüklenen suçun vasfının isabetli olarak tayin edilebilmesi için maddi olayın kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti ve sübuta ermesi gereklidir. Bu nedenle, öncelikle maddi olaya ilişkin deliller incelenmelidir.
Askeri Mahkeme ve Daire tarafından söz konusu faturalardaki malların kantine teslim edildiği, bu faturaların tarih ve sıra numarası içermesi, faturalardan bir kısmının özellikle Tekel Genel Müdürlüğüne ait olması ve faturayı kesen kişi ve kuruluş yetkililerinin beyanları dikkate alınarak kabul edilmiştir. Ancak, Askeri Mahkemece, bu malların satışı ile sanık tarafından kendisine veya bir başkasına menfaat sağlandığı kabul edilmesine karşılık, Daire tarafından bu malların birlik komutanının bilgisi dahilinde ve emriyle satın alındığı ve elde edilen gelirler komutan tarafından harcandığı için de kantin kayıtlarına geçirilmediği kuşkusunun bulunduğu belirtilerek suç vasfının memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak olarak kabul edildiği görülmektedir.
Ticari hayatta ki uygulamalara göre "fatura" tek başına malın alıcıya teslim edildiğine delil teşkil etmemekte ve malın teslim edildiğinin sair delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Zira fatura tanzim eden firmaların bunların karşılığı malları teslim ettiklerini beyan etmeleri doğaldır. Bu çerçevede Askeri Mahkeme tarafından yapılan araştırmada kantinde görevli erlerin kimliklerinin tespit edilemediği, dolayısıyla ifadelerine başvurulamadığı anlaşılmaktadır. Askeri Savcılık tarafından hazırlık soruşturması aşamasında dinlenilen ve yazılı delil nitelendiğinde olabilecek bilirkişi raporunda da bu hususa yönelik tatminkar bir inceleme ve mütalaa bulunmamaktadır. Askeri Mahkeme ve Daire kararlarındaki farklı kabuller ve ticari hayattaki uygulamalar dikkate alındığında iddianın yeterince araştırılmadığı, mevcut delillerle sübut ve suç vasfı konularında sağlıklı bir sonuca ulaşmak olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Jandarma Kantin Yönetmeliği incelendiğinde; suiistimallerin önlenmesi amacıyla detaylı düzenlemeler yapıldığı görülmektedir. Özellikle kantin muhasebesinde tutulması gereken defter ve formlar, 37 nci maddesindeki yapılan her türlü alımların belgeye bağlanacağı, bu fatura ve belgelerde tutar bedelinin tamamının alındığının beyan edileceği, alımlar kredili yapılmışsa bu hususun faturada belirtileceği, 43 ncü maddesindeki satışlardan elde edilen hasılatın her gün toplanacağı gibi kurallar bunlar arasında sayılabilir.
Bu nedenlerle, kantin işlemlerinin dava konusu olay açısından titizlikle incelenmesinde yarar ve zorunluluk bulunduğundan kantin muhasebesi ve işletmesinden anlayan bir bilirkişiye veya bilirkişi kuruluna dosyanın ve sanığın görevli olduğu döneme ait kantin evrakının tevdi edilerek, kantin heyetinde görevli muhasip ve mutemet üyelerin görevleri de açıklattırılmak suretiyle tatminkar bir bilirkişi mütalaası alındıktan sonra hükme varılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi yasaya aykırı görüldüğünden itirazın değişik gerekçe ile kabulüne ve hükmün eksik soruşturma yönünden bozulmasına oyçokluğu ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy