(647 S. K. m. 4)
Dosya içeriğindeki delillerin incelenmesinden; 20.3.1999 günü Onb.Nurettin OSMANCIK' ın cüzdanının kaybolduğunun sanığa bildirilmesi üzerine saat 13.30 sularında Bl.Komutan vekili olan sanık ÜtğmH.H.A.'ün tüm erat için toplanma emri ile takım komutanlarına da personeli arama emri verdiği,Atğm.Yıldıray KÜÇÜK' ün Er Abdullah BAYRAKÇI' nın üzerini aradığında kaybolan cüzdanın ele geçmesi üzerine sanığın Er Abdullah BAYRAKÇI yı bölüğün önüne çıkararak "şerefsiz parayı neden çaldın" diyerek 2-3 tokat attığı,cüzdanı çalınan Onb.Nurettin OSMANCIK ı çağırarak sanığın yüzüne tükürttüğü, akabinde de kendisinin de Er'in yüzüne tükürdüğü,bu suretle asta müessir fiil suçunu işlediği sübuta ermiş olup, yerel mahkemenin asgari haddin üzerinde ceza tertibi ile ilgili göstermiş olduğu gerekçeler de herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Esasen Daire ile Başsavcılık arasındaki görüş farklılığının yalnızca 647 sayılı kanunun 4 ncü maddesinin uygulanması sırasında gösterilen gerekçenin yasal olup olmadığına ilişkin bulunduğu anlaşılmıştır.
647 sayılı kanunun 4.maddesinde "...suçlunun kişiliğine, sair hallerine ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre mahkemece... ağır para cezasına çevrilebilir..." hükmü yer almaktadır. Yerel As. Mahkemece 647 sayılı kanunun 4.maddesi uyarınca tertip edilen ceza ağır para cezasına çevrilirken sanığın işlediği asta müessir fiil suçunun "diğer erata ders olması" biçimindeki gerekçesini yasal bir gerekçe olarak kabul etmeyen ve gösterilen gerekçenin sanığın kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin yerinde takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli, yeterli ve yasal olması gerektiğini açıklayan As. Yargıtay 2.Dairesinin kararı yerinde ve isabetli bulunmuş olduğundan Başsavcılığın yerinde görülmeyen itirazının oybirliği ile reddi cihetine gidilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy