(353 S. K. m. 163)
Ergani Kom. Tb. da görevli olan sanık ile müştekinin 25.6.1996 günü görevden dönüp kaldıkları lojmana gittikleri, müşteki uzman çavuş H.A. ile uzman Çvş. E.A.'m bir odada, sanığın ise uzman çavuş K.D. ile birlikte ayrı bir odada kaldığı, müşteki uzman Çavuş H.A.'in kendi odasına girdiği, banyoyu yakarak sıra ile banyo yaptıkları, müşteki uzman Çavuş H.A.'m banyoya girerken cüzdanını yatağının üzerine bıraktığı, banyodan çıktıktan sonra cüzdanım bulamadığı müştekinin sanıktan şüphelendiğini bildirmesi üzerine Ergani ilçesine gitmiş olan sanığın dönmesinden sonra üzerinin arandığı, kaybolan cüzdanının bulunamadığı ancak üzerinde 9 milyon TL. bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yerel Askeri Mahkemenin gerekçeli kararında, sanığın revirde Tbp. Atğm. C.A. ile Tgm.M.E.'in yanında, keza bölük Astsubayı Astsb.M. A. ite Ütğm. S.A.'in yanında vaki cüzdanı kendisinin çaldığına dair beyanları delil olarak kabul edilmiştir. Sanığın savunması ile Tbp. Atğm. C. A.'ın beyanından anlatılacağı gibi Tğm. M.E.'in cüzdanın kendisi taralından alınıp alınmadığını sanığa sorduğunda sanığın kendisinin almadığını söylemesi üzerine "senin aldığını biliyorum itiraf et. Aramızda kalacak" şeklindeki ısrarlı beyanları karşısında sanığın cüzdanı kendisinin aldığını söylediği; olayla ilgili olarak hazırlık soruşturması yapılırken birliğinde Ütğm. S. A. tarafından alınan ifadesinde ve daha sonraki savcılık ve mahkeme huzurunda arkadaşının cüzdanını çalmadığını savunarak Tğm. M. Ein kendisine baskı yaptığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. C.M.U. K. 135/A maddesinde,"... ifade verenin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Bunu engelleyen nitelikte kötü davranma, işkence, zorla ilaç verme, yorma, aldatma, bedensel cebir ve şiddetle bulunma, bazı araçlar uygulama gibi iradeyi bozan bedeni veya ruhi müdahaleler yapılamaz. Kanuna aykırı bir menfaat vaat edilemez. Yukarıdaki fıkralarda belirtilen yasak yöntemlerle elde edilen ifadeler rıza olsa dahi delil olarak değerlendirilemez..." hükmü yer almıştır. Hu nedenle Tğm. M.h. tarafından sanığa kanuna aykırı biçimde ısrarla suçunu kabul etmesi telkininde bulunulması ve kabul ettiği takdirde aralarında kalıp mahkemeye intikal ettirmeyeceği yolundaki vaadi üzerine" elde edildiği belirlenen ifadesine itibar eden mahkemenin sübutun varlığı konusundaki kabulünde isabet görülmemiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy