(765 S. K. m. 29)
TCG. Murat Reis K.lığı emrinde 2.Çarkçı olup gemide mevcut yakıt, yağlama yağı ve suların depolanması, kullanılması, kontrolü, bununla ilgili sistemlerin emniyet kayıtlarının tutulması ve her gün saat 08.00 de mevcut raporunun verilmesinden sorumlu olan sanık Ütğm.A.A.U. ile aynı komutanlıkta motor branş kıdemli astsubayı olan diğer sanık E.Ö.'ın bazı kişilere olan borçlar sebebiyle TCG.Murat Reis adına fazlaca motor yağı çekmek için anlaştıkları,70 varil yağ çekmek için sipariş belgesi düzenledikleri, 14.11.1997 günü 70 varil yağı ikmal merkezinden çekerek Denizaltı filosu yanına getirdikleri, Ütğm. A.A.U.'un bizzat kullandığı sivil bir kamyonetle 3 defa giriş yaparak 16.11.1997 günü gecesi Denizaltı filosu yanında bulunan 70 varil yağı dışarı çıkararak bir TIR aracına yüklettikleri aracın önceden anlaştıkları şekilde İZMİR' e gönderildiği; 2.12.1997 günü 70 varil yağın Hikmet karakuş isimli şahsın yer göstermesi ile Yavuz YILMAZ' ın deposunda ele geçirildiği yağların toplam değerinin 3.848.313.350 TL. olduğu anlaşılmaktadır.Toplanan delillere göre; Ütğm.A.A.U.'un zimmet suçunu işlediğinde bir kuşku bulunmadığı gibi diğer sanık Astsb.E.Ö.' m da yağların çekilmesi için talep formunu imzalaması, gemi kayıtlarına işlememesi, yağların 3 parti halinde dışarı çıkarılmasında yükleme için Er görevlendirmesi, yağların sivil araca yüklenerek garnizon dışına çıkarılacağını görmesi; yağların amaca uygun şekilde dağıtılmadığını görmesine rağmen yetkililere hiç bir müracaatı bulunmaması karşısında, bu sanığın da zimmet suçuna asli maddi fail olarak katıldığı sübuta ermiş bulunmaktadır.
Daire ile Başsavcılık arasındaki ihtilaf iki noktada oluşmaktadır. Birinci ihtilaf takdiri şiddet sebebinin yerinde olup olmadığı konusundadır.
Askeri Yargıtay 1.Dairesi, yerel askeri mahkemece asgari haddin üzerinde ceza tertip edilirken olayın askeri ve sivil camiada yarattığı infial ve olayın vahameti şeklindeki gerekçelerin TCK. nun 29 ncu maddesine uygun olmadığı görüşüne varmış, Başsavcılık ise olayın vahameti şeklindeki gerekçenin TCK. nun 29 ncu maddesindeki kıstaslara uygun olduğu sonucuna ulaşmıştır.
Yapılan müzakereler sonucunda; "olayın vahameti" şeklindeki gerekçenin TCK.29 ncu maddesinde belirtilen kıstaslara uyduğu gibi olayın cereyan şekli, yağın miktarı, suç tarihindeki değeri de gözönünde tutulduğunda vahamet gerekçesinin askeri ve sivil camiada yarattığı infiali de kapsadığı sonucuna varılarak Yerel Askeri Mahkemenin gösterdiği gerekçeler bütünü itibariyle yerinde görülmüş ve Başsavcılığın bu konudaki itirazının kabulüne oybirliği ile karar verilmiştir.
Sanıklardan Ütğm.A.A.U.'un hakkında As.C.K.nun 51/A,50 maddelerinin uygulanmamış olmasının bozma sebebi sayılmaması yönündeki Başsavcılığın itirazı ile ilgili yapılan görüşmeler sonucunda;aleyhe temyiz olmamakla beraber As.Yar.İçt.B. Kurulunun 15.1.1969 gün ve 1/2 sayılı kararı karşısında müktesep hakka halel gelmemek üzere sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünü bozan As. Yar. 1.Dairesinin kararında isabet görülmüştür (Oybirliği).(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy