(765 S. K. m. 230) (477 S. K. m. 48)
15.3.1997 günü saat 06.00-18.00 arasında Kurt tepesi mevkiinde keşif ve gözetleme yapmak üzere sanığın komutasında yedi erden oluşan bir timin görevlendirildiği, sanığın da imzası bulunan görev emrinde görev mahallinden hiç ayrılınmayacağı ve şüpheli her hareketin karakola bildirileceğinin açıkça belirtildiği; sanığın tim komutanı olarak verilen bu görev uyarınca belirtilen saatte görev bölgesine intikal ettiği, uzunca bir süre Kurt tepesinde kaldıktan sonra yanma Er Ahmet FENER' i de alarak Perisu çayı kenarına indiği, bir süre sonra bulunduğu yerden seslenerek bir erin daha yanına gelmesini istemesi üzerine Onb. Kazım DOĞAN' ın da aşağı indiği, sanığın Perisu çayında balık tutmaya başladığı, saat 15.30 sularında timi kontrola çıkan İlçe J.K.Yzb.Mustafa KOÇ ve 5.P.Bl.K.Ütğm.Zekai KORKUT' un sanığı yanında iki er olduğu halde balık tutarken görüp tutanak düzenledikleri anlaşılmaktadır.
Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık sanığın balık tuttuğu Perisu çayı kenarının Kurt tepesi mevkii içerisinde olup olmadığına, sanığın görev mahallini terk edip etmediğine, dolayısıyla bu eylemin hangi suçu oluşturduğuna ilişkin bulunmaktadır. Daire mevkii teriminin belirlenen bir noktanın aynı zamanda civarını da içermekte olduğunu sanığın ses mesafesinde bulunan Perisu çayı yanına inmesinin görev yerini terk olarak nitelendirilemeyeceğini, ancak görevle ilgili olmayan balık tutması eyleminin görev sınırlarını ihlal ederek 477 Sayılı Kanunun 48 nci maddesini ihlal suçunu oluşturacağı görüşüne ulaşmasına karşın; Başsavcılığın sanığın, görev yerini terk edip çay kenarına inerek balık tutmasının görevi dışında olduğunu, sonuçta sanığın bariz ve yoğun bir kasıt altında memuriyet görevini ihmal suçunu işlediğini kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Toplanan delillere göre; sanığın görev yerine intikal ettikten sonra uzunca bir süre görev yerinde kaldığı ve daha sonra Perisu çayı kenarına indiği, olay mahallinde keşif yapılmamakla beraber çay kenarı ile Kurt tepesi arasının ses mesafesinde olduğu, Perisu çayı kenarının da Kurt tepesi mevkiinin içerisinde sayılabileceği ihtimalinin de reddedilemeyeceği, belirlenmiş bulunmaktadır.
Bu durumda; As. Yrg.Drl.Krl.nun 23.10.1997 gün ve 1997/135-130 ile 5 nci Dairenin 17.6.1998 gün ve 1998/354-349 sayılı kararlarını da gözönüne alarak; sanığın on iki saatlik zaman dilimi içinde, yarım saatlik süre içinde hizmetten ayrı kalmış olmasında görevi ihmal suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını; keza on maddelik hizmet emrinin bir maddesindeki talimatın geçici sürede ihlalinin As.C.K.nun 87/1 nci maddesindeki emre itaatsizlikte ısrar suçunu da oluşturmayacağı, ancak 477 Sayılı Kanunun 48 nci maddesindeki "kast veya ihmal ile hizmete ait emri tam yapmamak, değiştirmek veya sınırını aşmak suretiyle itaatsizlik" suçunun oluşmuş olduğunu, görevi ihmal suçundan kurulan hükmün görev noktasından bozulmasına ilişkin As Yargıtay 2 nci Dairesinin kararında isabet bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, aksi görüşü içeren Başsavcılık itirazının Reddi cihetine oyçokluğu ile gidilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy