(353 S. K. m. 165)
Dosya içeriğine, delillere, iddia ve kabule göre olay; Ütğm. Nihat ÇAPKIN'in düşürdüğü Pamukbank Kredi kartını bulan sanık Uzm. Çvş. Y.Ç.'nin durumu yakın arkadaşı Uzm. Çvş. Y.Çe bildirmesinden sonra, her iki sanığın söz konusu kredi kartını kullanarak değişik tarihlerde muhtelif ticarethanelerden alışveriş yapmalarından ibaret olup maddi olayın sübutunda bir kuşku bulunmadığı gibi anlaşmazlık da yoktur.
Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık, suçun vasfına ilişkin olup sübutu kabul edilen eylemin hangi suçu oluşturacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Ancak iddianamede, sanık Y.Ç.'ın, nöbetçi iken bulduğu kredi kartının malikine vermeyerek sahiplenmesi yanında bu kartla yapmış olduğu alışverişlere de yer verilerek sanığın eylemleri bir bütün halinde "üstünün bir şeyini çalmak" olarak nitelendirdiği halde, askeri mahkemece, sanığın kredi kartını bulup sahiplenmesi hükme esas alınıp söz konusu kartın alışverişte kullanılması eylemi değerlendirme dışı bırakılmış, fakat bu eylemle ilgili olarak bir hüküm de tesis edilmemiştir.
Daire kararında ise, mağdurun kaybettiği kredi kartının sanık tarafından bulunup ona sahiplenilmesinin TCK. nın 511 nci maddesinde yazılı suçu oluşturacağı sonucuna varıldığı belirtilmesine karşılık, dava konusu yapılmasına rağmen askeri mahkeme hükmünde değerlendirme dışı bırakılan ve hüküm kurulmayan "alışveriş yapmak" eylemine hiç değinilmemiştir. Bir başka ifadeyle, askeri mahkemenin, dava konusu yapılan eylemlerinin bir kısmından hüküm kurup diğer bir kısmından hüküm kurmayarak suç duyurusunda bulunması hususu dairece irdelenmemiştir.
353 S.K.nun 165.maddesinde Hükmün konusu, duruşmanın sonucuna göre iddianamede gösterilen eylemden ibarettir. Eylemin değerlendirilmesinde, askeri mahkeme, iddianame, iddia ve savunmalar ile bağlı değildir. hükmüne yer verilmiştir. 162 nci maddede ise, askeri mahkemenin, duruşmanın bitmesi halinde vereceği kararlar ve sebepleri tek tek belirlenmiş bulunmaktadır.
Sanığın, mağdura ait kredi kartım kullanması eyleminden dolayı askeri mahkemece suç duyurusunda bulunulmasını 162.md. de belirtilen nitelikte bir karar olarak kabule imkân bulunmamakladır. Bir başka ifadeyle "suç duyurusu" idari nitelikte bir işlem olup duruşma sonunda verilebilecek kararlardan değildir. Bu nedenle, askeri mahkemenin sanığın başkasına ait kredi kartını kullanması eylemiyle ilgili olarak hüküm tesis etmemiş olması 353 S.K.nun 165.maddesine aykırı bulunmuştur.
Diğer taraftan, banka kredi kartları kullanılmakla bir değer ifade etmektedir. Nitekim sanığın bu suretle kendisine menfaat sağladığı görülmektedir. Bu bakımdan sanığın, bulduğu kredi kartını mağdura iade etmeyerek sahiplenmesi ve kullanması eylemlerinin bir bütün olarak ele alıp değerlendirilmesi ve buna göre suç vasfının belirlenmesi gerekmektedir. Yargıtay'ın uygulaması da bu doğrultudadır (Y.6.C.D. 3.12.1998 gün ve 1998/11178-11223 sayılı Kararı). Bu nedenle sanığın, iddianamede yer alan eylemlerinin bir kısmının hükme esas alınıp diğerlerinden dolayı suç duyurusunda bulunulması yasaya aykırı bulunmuş ve bu nedenle Başsavcılığın bu sanıkla ilgili itirafının kabulüne oyçokluğu ile (13/2) ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy