(1632 S. K. m. 66)
Sanığın 8.6.1998 tarihinde Krdz. Ereğlisinde meydana gelen sel felaketi sebebiyle 20 gün süre ile izine gönderildiği, İzmir-Zonguldak illeri arası gidiş ve dönüş almak üzere 4 yün yol süresi eklendiğinde 1.7.1998 günü akşamına kadar birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 10.7.1998 günü kendiliğinden Krdz. Ereğli Askerlik Şubesi Başkanlığına teslim olduğu, bu suretle 2.7.1998-10.7.1998 tarihleri arasında izin tecavüzünde bulunduğu maddi vakıa olarak sabittir.
Başsavcılık ile Daire arasındaki anlaşmazlığın noksan soruşturma mevcut olup olmadığına ilişkin bulunduğu görülmektedir.
Sanık savunmalarında, izini bitmeden İzmir'e döndüğünü, görüştüğü1 kızla telefonla görüştüğünde başkalarına verileceğini öğrenince birliğine katılmadan Alaplı ilçesine dönerek sevdiği kızı kaçırdığını, 7.7.1998 tarihinde evlendiğini, 10.7.1998 tarihinde ise Askerlik Şubesine teslim olduğunu, bu nedenle hakkında Alaplı C.Savcılığında soruşturma yapıldığını beyan etmiştir. Bu beyan ve savunma üzerine yapılan araştırmalara göre sanığın gerçekten kız kaçırdıktan sonra 7.7.1998 tarihinde evlendiği anlaşılmış bulunmaktadır. Alaplı C.Savcılığının görevsizlik kararında ise; suç tarihi 4.7.1998 olarak gösterilmesine rağmen bu tarihin sanığın kızı kaçırdığı tarih mi yoksa şikayet tarihi mi olduğu kesin olarak belirlenemediği gibi sanığın asker olduğunu ise açıklamış, olduğu anlaşılmaktadır.
Toplanan delillerin değerlendirilmesinden;
İzin tecavüzü süresinin kısa oluşu göz önüne alındığında; sanığın; hangi tarihte kız kaçırdığı, bu olayın adli makamlara ne şekilde intikal ettirildiği, gözetim altına alınıp alınmadığı ve asker olduğunu ne zaman beyan etmiş olduğa gözetim altına alınmış ise hangi tarihte serbest bırakılmış olduğu hususlarının incelenmesi; Alaplı C.Savcılığınca görevsizlik kararı verilmiş olan dosyada mevcut iradesinin bir suretinin getirilerek dosyaya eklenmesi, nikahın yapıldığı 7.7.1998 tarihinde gözetim altında olup olmadığının belirlenmesi ve gözetim altında ise serbest bırakıldıktan sonra birliğine dönmesi için yol süresi eklenip eklenemeyeceğinin araştırılarak suç tarihlerinin yeniden teshili ve ayrıca asker olduğunu beyan ettiği tarihte izin tecavüzü suçu ile ilgili suç işleme kastının kesilip kesilmediğinin tartışılması sonucu hüküm kurulmasının gerekli olduğu sonucuna ulaşıldığından, bu noksanlıklar giderilmeksizin hüküm kurulması kanuna aykırı görülmüş ve aksi görüşü içeren avcılığın itirazının reddine oyçokluğu ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy