(353 S. K. m. 218)
1.Ordu K.lığı Askeri Savcılığının 13.10.1997 tarih ve 1997/1316-531 sayılı iddianamesi ile; sanık Astsb.R.S.'nin zimmet sanık Astsb.C.Y.'nın diğer sanığın zimmet suçuna iştirak etmek suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, 1.Ordu K.lığı As.Mahkemesinin 19.3.1998 tarih ve 1998/167-112 sayılı kararı ile;
a) Sanık Astsb.R.S.'nin, zimmet suçundan As.C.K.nun 131/1,TCK.59 ncu maddeleri uyarınca on ay ağır hapis cezasıyla mahkumiyetine, As.C.K.nun 30/A-l maddesi gereğince TSK.dan tardına,
b) Sanık Astsb. C.Y.'nın zimmet suçuna iştirak etmek suçundan As. C.K.nun 131/1, TCK. nun 65 ve 59 ncu maddeleri gereğince beş ay ağır hapis cezasıyla mahkûmiyetine, As. C.K.nun 30/A-l maddesi uyarınca TSK. den tardına,
Karar verildiği;
Hükümlerin, sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay 5.Dairesinin 6.1.1999 tarih ve 1999/3-1 sayılı ilamı ile sanıklar haklarındaki hükümlerin uygulama yönünden bozulmalarına karar verildiği, ancak sanık Astsb. R.S. müdafiinin (7) günlük temyiz süresi içinde verdiği 24.3.1998 tarihli süre tutum dilekçesi (Dz.329) ile temyiz layihasının (Dz.369) sağ üst köşelerine büyük harflerle "Duruşma Taleplidir" ibaresini yazmış olduğu halde, Dairece hususta bir karar verilmediği ve temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapıldığı, Başsavcılık tebliğnamelerin de de bu hususa değinilmediği,
Anlaşılmıştır.
Bu duruma göre; uygulamaya yönelik itirazın incelenmesine geçilmeden önce, savunma hakkına taalluk eden bu usulü meselenin çözümlenmesi gerekmektedir.
Duruşma isteminin dilekçenin metin ve sonuç bölümlerinde yazılmamış olması nedeniyle bu istemin usulüne uygun bir istem olmadığı hatıra gelebilir ise de; istemin dilekçe metninde yer almasını zorunlu kılan bir yasa hükmü bulunmadığından, süresinin geçmesinden sonra veya ilgisi olmayan birisi tarafından ilave edildiği kuşkusunu uyandıracak bir durum olmadıkça bu istemin kabulü ile incelemenin duruşmalı olarak yapılması gerek ise, Yargıtay ve Askeri Yargıtay'ın istikrarlı uygulamaları da bu doğrultudadır (örneğin, CGK. nun 16.1.1978 tarih ve 507/13 sayılı kararı).
353 Sayılı Yasanın 218 nci maddesinde yer alan, ağır cezalı işlerde istem bulunması halinde temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması kuralı, buyurucu nitelikte olup, temyiz incelemesini yapacak mercie takdir hakkı tanınmamıştır.
Bu nedenlerle, sanık Astsb.R.S. hakkında hükmolunan cezanın ağır hapis ve sanık müdafiinin duruşmalı temyiz işleminin usulüne uygun olması karşısında; Dairece istek doğrultusunda bir karar verilmemesi ve temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmaması, 353 sayılı kanunun 218 nci maddesinin amir hükmüne aykırı olduğu gibi, bu suretle sanığın savunma hakkı da kısıtlanmış olduğundan, bu hatanın Daire kararının ortadan kaldırılması ve duruşma yapılarak yeni bir karar verilmesi suretiyle giderilmesi gerekmektedir.
Hukuki bir hata niteliğinde olmayan bu hatanın düzeltilmesi için karar düzeltme yoluna gidilmeyip, karar itiraz üzerine kurulumuz tarafından incelenmiş olduğundan, yukarıda belirtilen yasaya aykırılıklar nedeniyle Başsavcılığın itirazına atfen ve re'sen Daire kararının kaldırılmasına ve dosyanın Daireye iadesine oybirliği ile karar verilmiştir.
Sanık Astsb. C.Y.'nın ve müdafiinin duruşmalı temyiz istemi bulunmamakla beraber; bu sanığın, asli fail konumundaki diğer sanığın fiiline fer'i fail olarak iştirak ettiği kabul edilerek hüküm tesis edilmiş olduğundan, diğer sanık hakkında duruşmalı temyiz incelemesi yapmak durumunda olan Dairenin sanık Astsb. R.S. ve müdafii tarafından yapılacak savunmanın bu sanık açısından yapılacak değerlendirmeyi etkileme olasılığı ve 353 sayılı kanunun 218 nci maddesinde tanınmış olan takdir hakkının Daire tarafından kullanılabilmesi olanağının sağlanması bakımından, sanık Astsb. C.Y. hakkındaki kararın da kaldırılmasına karar verilmesi gerekli görülmüştür. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy