(765 S. K. m. 159)
Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık, dosyadaki delillere göre atılı suçun sübuta erip ermediğine ilişkin olmakla beraber, iddianamede yer alan olayın başlangıcında sanığın sarf ettiği sözlerin terör örgütü propagandası olduğu iddiasıyla l.Tak.Hv.K.K.lığı Askeri Savcılığınca görevsizlik kararı verilmesi (Dz.36) ve Ankara DGM.Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aynı iddia ve sanığın 3713 Sayılı Kanunun 7/2 nci maddesi uyarınca tecziyesi istemi ile kamu davası açılmış olması nedeniyle (sanık ek temyiz layihasında bu suçtan beraat ettiğine dair imzasız ve onaysız bir karar ibraz etmiştir) bu davanın sonucunun araştırılmamış olmasının eksik soruşturma teşkil edip etmediği öncelikle tartışılmıştır.
İddianamede yer alan maddi olayın cereyanı sırasında sanığın, iki ayrı suça konu olabilecek beyanlarda bulunması, bu suçlar arasında bağlılık bulunmaması, her iki suçla ilgili delil değerlendirmelerinin, görevli mahkemeler tarafından ayrı ayrı yapılacağının aşikar olması ve sanığın DGM.de beraat etmesi veya mahkum olmasının, bu davada verilecek karar açısından bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı sonucuna varılmış ve delillerin değerlendirilmesine geçilmiştir.
Sübut delileri incelendiğinde; sanığın "Türk jandarmasını S.K.ederim" şeklinde söz söylediğini ifade eden ve şikayetçi olan Vecdi BALCI ve Ersin KAÇAR isimli erler dışında bu beyanı duyan tanık bulunmamaktadır. Nitekim tartışmaya tanık olanlardan er Tahir TAPTIK, tartışmayı yatıştırmaya ve sanık ile Ersin KAÇAR' ın kavga etmelerini önlemeye çalıştığını, sanığın jandarma aleyhine söz söylediğini duymadığını, er Hüseyin ÖZCAN ise, tartışmaya tanık olmakla beraber ne konuda tartıştıklarını ve kimsenin küfür ettiğini duymadığını ifade etmektedirler.
Sanık hakkında yapılan araştırmada; kendisinin ve yakın akrabalarının yasa dışı terör örgütü ile ilişkisinin bulunmadığı bildirilmiştir (Dz.50,51).
Sanık da, aşamalardaki ifadelerinde ve savunmalarında; jandarmaya küfür etmediğini, kendisinin de jandarma olduğunu, içinde bulunduğu bir teşkilata küfretmeyeceğini, yasadışı örgütle ailece, köyce mücadele ettiklerini (Dz. 13.17,20,54,92) beyan etmiştir.
Bu duruma göre; tanıklar Ersin KAÇAR ve Vecdi BALCI' nın, sanık ile aralarında bir tartışma ve kavga olması nedeniyle (Tanık Tahir TAPTIK' ın beyanına göre sanığın Ersin KAÇAR' ı öldürmek istediğini beyan edecek kadar) bu tanıkların beyanlarının objektif olmayacağı hatıra gelmektedir. Zira bunlar, tartışma ve kavga ortamının verdiği duygu içersinde, sanığın küfür ettiğini söyleyebilecekleri gibi, sanığın yapmış olduğu küfürün muhatabı ve içeriği konusunda gerçeğe aykırı veya abartılı beyanlarda da bulunabilirler. Bu nedenlerle, başkaca delillere de ihtiyaç vardır ve fakat bu konuda dosyada başka delil yoktur. Bu bakımdan sanığın jandarmaya küfür ettiği ve TCK. nun 159 ncu maddesinde tanımlanan suçun oluştuğu hususunda mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı, maddi eylemin kuşkulu olduğu sonucuna varılmıştır.
TCK. nun 159. maddesindeki "Devletin Askeri Kuvvetlerinden maksadın, Türk Silahlı Kuvvetleri olduğu kuşkusuzdur. T.S.K.ni Genkur. Başkanlığı temsil etmekle beraber, Kuvvet Komutanları, J.GnK.lığı da ordunun ana unsurlarını teşkil etmektedir. Bu nedenle, bu unsurlardan birinin bütün olarak hedef alınması halinde TCK. nun 159.md. sinin ihlal edilmiş olacağı açıktır. Keza, jandarmanın, genel kolluk gücü olarak "Devletin Emniyet Güçleri" içerisinde yer alması nedeniyle jandarma güçlerinin tamamının hedef alınması halinde de TCK. nun 159.maddesinin ihlali söz konusu olacaktır. Bu nedenlerle, Dairenin eylem sabit olsa bile TCK. nun 159 ncu maddesindeki suçun oluşmayacağına dair kabulü yerinde görülmemekle beraber, eylemin sübuta ermediği hususundaki kabulünde isabetsizlik bulunmadığından aksi düşünceye dayalı itirazın reddine oyçokluğu ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy