(1632 S. K. m. 73)
Dava konusu olayda sanığın, geçerli bir özrü olmadığı halde 21.2.1998-3.3.1998 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği hususunda kuşku olmayıp, Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık, As. C.K.nun 73 ncü maddesinin uygulanıp uygulanamayacağına ilişkindir.
Bu çerçevede yapılan incelemede; sanık adına 1.3.1998 tarihli Ankara-Siirt seferini yapan THY uçağından bilet alınmış olduğu (Dz.26), sanığın telefonla yapılan bir ihbar üzerine 3.3.1998 tarihinde yakalandığı (Dz.36) ve adamlı olarak birliğine sevk edildiği anlaşılmaktadır.
As.C.K.nun 73 ncü maddesinde "kaçak, kaçtığından altı hafta içerisinde kendiliğinden geri gelirse..." cezada indirim öngörüldüğünden, maddi olayda, bu koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği incelenmelidir.
Madde, açık olmakla beraber, Askeri Yargıtay içtihatlarında geniş yorumlanmakta ve failin yakalanmış olmasına rağmen kendiliğinden dönme iradesinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanabildiği bazı özel durumlarda anılan maddenin uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. Örneğin, birliğine dönmek üzere hareket eden failin yolda yakalanması gibi.
Somut olay bu çerçevede değerlendirildiğinde; 1.3.1998 tarihindeki uçağı kaçırmış olsa bile, izin tecavüzü durumunda olan ve eylemine kendiliğinden son verme iradesini taşıyan bir failin yapması gereken hareket tarzları yerine izin tecavüzü durumunu sürdüren ve 3.3.1998 tarihinde yakalanarak ele geçirilen sanığın, kendiliğinden dönme iradesi içerisinde olduğunu gösteren hiçbir bulgunun dosyada mevcut olmadığı görülmektedir. Bu durumda, yakalanma maddi olgusu göz ardı edilemeyeceği ve As. C.K.nun 73 ncü maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, haklı nedenlere dayalı itirazın kabulüne ve Daire kararının kaldırılmasına oyçokluğu ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy