(765 S. K. m. 455)
Sanığın Tunceli Ovacık ilçesi Yeniyazı J.Karakol K.lığında Karakol Komutanının postası olarak görevli olduğu, 5.8.1996 günü akşamı Karakol Komutanı olan Astsubayla beraber mevzileri dolaştıktan sonra saat 21.00 sularında karakola döndükleri, Karakol Komutanı nezaretinde doldur-boşalt yaptıktan sonra kendisine zimmetli olan 16C502 seri nolu G-3 piyade tüfeğini yarım dolduruşta gazinoya bıraktığı, karakoldaki yerleşik uygulamaya göre saat 24.00'den itibaren hava aydınlanıncaya kadar mevzilerde nöbet tutan erlerin uyumamaları için belirli periyotlarla sıra ile doldur-boşalt işlemi yapmadan silahları ile birlikte gazinoya gelip çay içtikleri;
6.8.1996 günü saat 03.15 sularında Ziyarettepe nöbetçisi olan Er Gündüz GÖKDUMAN' ın da çay içmek için gazinoya geldiği, evvelce gelmiş olan sanığın bir ara Karakol Komutanının yatıp yatmadığını kontrol etmek için dışarı çıkıp yattığını öğrendikten sonra tekrar gazinoya döndüğü ve akabinde 16C502 seri nolu silahını asılı bulunduğu yerden alıp yatmaya gidiyorum diyerek gazinodan çıktığı, kısa bir süre sonra tekrar içeriye girerek "eyvah basıldık" diye bağırdığı, ancak zaman zaman bu tür şakalar yapması sebebiyle bu sözlerinin gazinoda oturanlar tarafından ciddiye alınmadığı, bunun üzerine sanığın elindeki tüfeği bir omuzundan diğer omuzuna, bir elinden diğerine almak suretiyle oynamaya başlaması üzerine önb.Ümit ALTINBAŞ ın uyarıda bulunup "silahla burada oynama, çık dışarıda doldur boşalt yap" şeklindeki ikazına karşılık "biz bu işin artık ustası olduk, silahın nasıl kullanılacağını biliriz" şeklinde cevap verdiği ve akabinde sanığın bu defa da gazinoya çay içmek için gelmiş olan Er Gündüz GÖKDUMAN' a silahını doğrultması ve erin "ben silahtan korkarım çevir" diyerek başını ellerinin arasına alıp hafifçe eğildiği sırada sanığın "devrem silah zaten boş" şeklinde cevap verdiği ve aynı anda emniyeti açarak tetiğe bastığı, çıkan merminin Er Gündüz GÖKDUMAN' ın sol çene kemiğini kırarak başının arka kısmından çıktığı, beyin sapına isabet eden kurşun yarasının nörojenik şoktan ölümüne neden olduğu kuşkusuz bir şekilde belirlenmiştir.
Yukarıda açıklanan aşamalardan da anlaşıldığı gibi; somut olayın başlaması, gelişmesi ve sonuçlanması ile ilgili olarak Daire ile Yerel Askeri Mahkeme arasında anlaşmazlık bulunmamaktadır. Anlaşmazlık sadece suç vasfına ilişkin bulunmaktadır.
Yerel Askeri Mahkemece direnme hükmü tesis edilirken ilk hükümden farklı olarak sanığın terhis edilmiş olması sebebiyle 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca ayrıca harca hükmedildiği görülmüşse de; harç bir kamu alacağı olup kanun gereği uygulanması zorunluluğu bulunduğundan ve sanıkta terhis edilmiş olduğundan vaki statü değişikliği nazara alınarak harçlar kanununun uygulanmasının tesis olunan Direnme hükmünün niteliğini değiştirmediği ve ortada sebat niteliğinde bir hüküm bulunmadığının belirlenmesini takiben; toplanan delillere ve edinilen vicdani kanaate nazaran anlaşmazlığın çözümlenmesi amacıyla yapılan incelemede;
Olayın en yakın görgü tanıklarından olan Önb.Ümit ALTINBAŞ yeminli ifadesinde, bir gün Er Gündüz'ün kendisine, "bu Nevzat yeni gelen alt tertip arkadaşları çok fena dövüyor, bugün böyle bir olaya tanık oldum ve olaydan sonra Nevzat'ı aradım, banyoda duş alıyordu, banyo kapısına bir tekme attım ve Nevzat'a çok fazla ileri gittin, hareketlerine dikkat et" şeklinde sözler beyan etmişse de; Bu olayın ve konuşmanın ne zaman cereyan ettiği belli olmadığı gibi tertipler arasında sıkça rastlanan bu tür olayların olağan olduğu ve bu tür konuşmaların öldürme eyleminin nedeni olabilecek nitelikte bulunmadığı kabul edildiği gibi,
Sanıkla Er Gündüz GÖKDUMAN arasında bir husumetin bulunmadığı, bilakis tanık Ümit ALTINBAŞ' ın mahkemede yeminli şekilde dinlenirken sanığın "seni öldüreceğim" şeklinde değil "seni öldüreyim mi" şeklinde sözler sarfederek şaka yaptığını açıklamış olması karşısında olay anında şakalaşmaya yönelik bir ortamın bulunduğu ve sanığın silahla oynamayı, şakalaşmayı seven bir kişiliğe sahip olduğunun diğer tüm tanıklarca da doğrulandığı anlaşılmaktadır.
Keza, Şarjör tüfeğe takılı iken oynamaması için onbaşı tarafından ikaz edilen sanığın "biz bu işin artık ustası olduk, silahın nasıl kullanılacağını biliriz" şeklinde beyanda bulunması ve tüfeği tevcih ettiği J.Er Gündüz GOKDUMAN' ın "silahtan korkarım çevir" şeklindeki sözleri üzerine, "devrem zaten silah boş" şeklinde cevap verdiği açıklığa kavuştuğundan sanığın silahının boş olduğu düşüncesiyle tetiğe bastığı şeklindeki savunmasını doğrulamaktadır. Nitekim sanığın Doldur-boşalt yapmadan gazinoya giren erlerin yanlışlıkla kendi tüfeği ile oynamış olabileceği gibi arkadaşlarının yanlışlıkla nöbete giderken veya dönerlerken kendi silahı olan 16C502 sayılı tüfeği tam dolduruşa getirmiş olabileceklerine ilişkin savunmasının da aksi ortaya konulamamış bulunmaktadır.
Nihayet; olay sonrası arkadaşına yardım etmeye çalışması ve şaşkın bir halde görülmesi şeklinde sergilediği izlenen davranışlarının birlikte değerlendirilmesinden; sanığın olay anında boş olduğunu zannettiği silahı ile şaka yapmak istediği sırada ard arda ortaya koyduğu disiplinsiz ve laubali davranışlarıyla ve bilhassa evamire riayetsizlik sonucu arkadaşı olan Er Gündüz GOKDUMAN' ın ölümüne sebebiyet verdiği açıklığa kavuşmaktadır. Bu itibarla; istikrarlı uygulamaya göre, öldürme sonucunu doğuracak hareketler iradi olarak yapılsa dahi, şayet sonuç istenmemişse ve sonucun istenmiş olduğuna ilişkin kesin ve inandırıcı deliller yoksa kastın değil taksirin varlığını kabul etmek gerekli bulunduğundan Yerel Askeri Mahkemenin; eylemin "tedbirsizlik, dikkatsizlik, emir ve talimatlara riayetsizlik sonucu ölüme sebebiyet olarak vasıflandırmış olmasında yasal isabet görülmüş ve vaki temyiz itirazının Reddi ile usul, sübut, vasıf ve uygulama yönlerinden kanuna uygun bulunan Direnme hükmünün onanmasına oyçokluğu ile karar verilmiştir.
Bu madde için ayrıca,
As. Yrg. Daireler Kurulunun 18.2.1999 gün ve 1999/17-32 sayılı olan TCK nun 29. maddesiyle ilgili içtihadına,
As. Yrg. Daireler Kurulunun 4.11.1999 gün ve 1999/196-194 sayılı olan TCK nun 29. maddesiyle ilgili içtihadına,
As. Yrg. Daireler Kurulunun 22.4.1999 gün ve 1999/101-84 sayılı olan CİK nun 4. maddesiyle ilgili içtihadına,
As. Yrg. Daireler Kurulunun 17.6.1999 gün ve 1999/154-136 sayılı olan CİK nun 4. maddesiyle ilgili içtihadına, bakınız. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy