(1632 S. K. m. 68)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, Yakalanmakla Sona Eren Mehil İçi Firar (As.C.K 68) suçunda yakalanma süresinin uzunluğunun ceza tayini sırasında alt sınırdan uzaklaşma sebebi sayılarak ve bu sebeple arttırılarak ceza tayin edilmesinin isabetli olup olmadığı hususuna ilişkindir.
1.2.1999 tarihinde muayene için Kıt'ası K.lığınca Gölcük Deniz Hastanesine sevk edilen Sanığın hastaneye gitmediği gibi süresinde kıt'asına da dönmediği, firar durumunda iken 5.2.1999 tarihinde Gaziantep'te polisler tarafından yakalandığı, böylece 1.2.1999-5.2.1999 tarihleri arasında temadi edip yakalanmakla sona eren firar suçunu işlediği sabit görülerek, firarda kaldığı sürenin uzunluğu ceza artırım nedeni kabul edilip As.C.K.nun 68 (Takdiren ve Teşdiden), T.C.K.nun 59/2 nci maddeleri uygulanarak ve sonuç olarak (25) gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği, tayin edilen cezanın fazla olduğu ileri sürülerek temyiz edilen hükmün, Tebliğnamedeki onama yolundaki görüşe aykırı olarak "Mehil içerisindeki firarı As.C.K.nun 66/1-a maddesindeki firar suçuna göre hafif sayması nedeni ile cezasını az öngören Kanun Koyucunun iradesine aykırı olarak 5 gün süreli firarda sürenin uzunluğunun cezada alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılması bozmayı gerektirmiştir" denilerek Dairece bozulması, bozma kararına Başsavcılıkça süresinde itiraz edilmesi üzerine;
Yapılan İncelemede,
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun benzer bir olayla ilgili incelemesi sonunda verdiği 10.1.1991 gün ve 1991/14-4 sayılı kararında da etraflıca açıklandığı üzere, firar suçunda "Gün" unsuru oluştuktan sonra ilk gün yakalanan ile daha sonraki günlerde yakalanan sanıklar arasında tayin edilmesi gereken ceza süresi yönünden fark vardır. Gün unsuru oluştuktan hemen sonra yakalanan ile bu süreden daha fazla süre firarda kaldıktan sonra ve daha sonraki günlerde (3.4.5,6 ncı günlerde) yakalanan sanıklar hakkında ceza tayin edilir iken yakalanma gününün Mahkemece nazara alınması ve bu hususun sanığın "Firarda kaldığı, sürenin uzunluğu" şeklinde ceza artırım sebebi olarak değerlendirilerek Madde de (As. C.K.Md.68) öngörülen cezanın yasal alt sınırdan uzaklaşma sebebi yapılması ve sanığa buna göre ceza tayininde isabetsizlik olduğu söylenemez Kaldı ki Hâkim'in görevi de sanığın işlediği sübuta eren eylemine uygun (Diğer yasal ve takdiri artırım ve indirimleri de uygulayarak) cezayı tayin etmektir. İnceleme konusu olayda da Yerel Mahkemenin sanığın firar ve yakalanış tarihini nazara alarak sanık hakkında uygulanması gereken madde de (As. C.K.Md.68) öngörülen cezanın yasal alt sınırından uzaklaşarak, (Ancak yasal ceza üst sınırı aşmadan) ceza tayin etmesinde isabetsizlik görülmediğinden, Başsavcılığın yerinde görülen itirazının bu nedenlerle kabulü ile Daire bozma kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy