(1632 S. K. m. 131)
Sübutunda kuşku bulunmayan olayda Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık, suçun tüm unsurlarıyla oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Başsavcılık suçun tüm unsurlarıyla oluştuğunu, usul ve yasaya uygun mahkûmiyet hükmünün onanması gerektiğini belirtmekte, Daire ise atılı suçun manevi unsur yönünden oluşmadığını kabul etmektedir.
Bu çerçevede yapılan incelemede;
Terhisli J.Atğm. olan sanığın gerek hazırlık soruşturmasında gerekse son soruşturmada saptanan ifadelerinde; suç konusu malzemelerden iki adet el bombasını, comet el aydınlatma fişeğini ve çeşitli tip ve çapta 10 adet mermiyi operasyonlar ve arazi aramalarında bulduğunu, komando bıçağını Çukurca'da askeri malzeme satan bir dükkandan satın aldığını, pançoyu yine askeri malzeme satan bir dükkandan satın aldığını, bütün bu malzemeyi askerlik hatırası olarak koleksiyon yapma amacıyla satın aldığını ve beraberinde götürdüğünü, suç kastı olmadığını, bu malzemelerin kimsenin sorumluluğunda olmayan, hiçbir işte kullanılmayan ve kullanmak için üzerinde tadilat yapılması gereken malzeme olduğunu, bu malzemelerden operasyon yapılan bölgede sayılamayacak kadar çok miktarda bulunduğunu beyan ettiği belirlenmektedir.
Bilirkişi raporunda; suç konusu malzemeden komando bıçağı, panço ve pusulanın Ordu malı olmadığı ve bu malzemelerin askeri malzeme ve av malzemesi satan yerlerde ücreti mukabilinde satılmakta olduğu, diğer malzemelerin ise ordu malı olduğu, ancak operasyonlarda çeşitli şekillerde de elde edilmiş olabileceği açıklanmıştır.
Sanığın Birlik K.lığının 12.9.1999 tarihli yazısında; suç konusu malzemeden, 12,7 mm. çapında uçaksavar mermisiyle, 7.62 mm. çapında G-3 P.Tüfeği mermisi, Bixi marka silah mermisi, Panço, Comet el aydınlatması ile savunma tipi el bombasının birlik zimmetinde bulunan ve kullanılmakta olan mühimmat ve askeri malzeme olduğu, 5.56 mm. çapında mermi, 7.62 mm. çapında Kaleşnikof mermisi, komando bıçağı ve maskot pusulanın birlik zimmetinde bulunmayan ve kullanılmayan mühimmat ve askeri malzeme olduğu belirtilmiştir. Dizi 13de yer alan senetten de, sanığın zimmetinde bulunan tüm malzemeyi sağlam ve eksiksiz teslim ettiği belirlenmektedir.
Sanığa atılı askeri eşyayı gizlemek suçu kasti suçlardan olup, suçun oluşabilmesi için, maddi unsurun yanında, manevi unsur olan suç işleme kastının da açık ve şüpheye yer vermeyecek biçimde ortaya konulması gerekmektedir.
Terhis mahiyetinde izne ayrılan sanığın, olay günü arama yapılacağı sırada valizini arayan görevliye, çantanın içerisinde bahse konu malzemelerin bulunduğunu ve hatıra amacıyla yanında götürmek istediğini beyan ettiği ve olayı hiçbir şekilde gizlemediğini ifade ettiği görülmüş olup, bu savunmanın akside kanıtlanamamaktadır. Sanığın gizleme kastıyla hareket etliğini kabul etmek olayın oluşumuna uygun düşmemektedir.
Kabule göre, sanık suç konusu malzemelerden bir kısmını parasını ödeyerek Askeri malzeme satan dükkanlardan satın almış, diğer bir kısım malzemeyi ise operasyonlarda ve arazi aramalarında bulmuş ve bu malzemeyi hatıra olarak koleksiyonu için beraberinde götürmek istemiştir.
Birlik Komutanlığının yazısına göre; birlik zimmetinde bulunan ve kullanılmakta olan mühimmat ve Askeri malzemeden, pançonun dışarıdan alındığı, commet el aydınlatma fişeğinin kullanılmış olduğu ve iki adet savunma tipi el bombasının fünyesinin çıkarılmış barut hakkının olmadığı dikkate alındığında, Askeri malzeme olarak nitelendirilen ve kullanılan sadece altı adet mermi kaldığı saptanmaktadır. Söz konusu mermilerin de operasyonlarda teröristlerce kullanıldığı, bilirkişi rapor ve mütalaasına göre bu malzemelerin arazide bulunabileceği göz önüne alındığında, tüm bu malzemenin gerçekten operasyon bölgesinde arazide kalan malzeme arasından hatıra amacıyla toplandığı sonuç ve kanısına varılmaktadır. Diğer taraftan, bu malzemenin arazide hava ve iklim koşulları nedeniyle niteliğini yitirmiş olabileceği düşünülmekte ve malzemenin bu durumu sebebiyle, hatıra olarak alınmaya yönelik olduğu konusu doğrulanmaktadır.
Sanık askere gelmeden önce emniyet teşkilatında polis olarak görevlidir. Değişik marka ve çapta sadece altı mermiden oluşan malzeme ile diğer kullanılmış ve niteliğini yitirmiş comet el aydınlatma fişeği ile TNT'si boşaltılmış savunma tipi el bombasını hatıra olarak saklamak amacı dışında almış olabileceği düşünülmemektedir. Zira, emniyet birimlerinde görev yapan sanığın, bu malzemelere ihtiyacı olmadığı gibi istediği takdirde her an elde edebileceği bir gerçektir.
Bu nedenlerle, sanığa yüklenilen Askeri eşyayı gizlemek suçunun manevi unsur yönünden oluşmadığı sonucuna varılmış ve Başsavcılığın itiraz nedenleri kabule değer görülmeyerek reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy