(4459 S. K. m. 1)
Daire ile Başsavcılık arasında meydana gelen ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık özetle, 4459 sayılı Yasa kapsamında olan Saklı, Yoklama Kaçağı veya Bakaya suçluları hakkında temyiz yargılaması yapılıp yapılamayacağına ilişkindir.
Daire, sanık hakkında, dosyada mevcut delil durumuna göre derhal beraat kararı verilebilecek bir hal olduğunda işin esasına girilebileceğini ve sanık hakkında 4459 sayılı Yasa hükümleri uygulanmadan beraata hükmolunabileceğini kabul ederken, Başsavcılık, 4459 sayılı Yasa kapsamına giren sanıklar hakkında temyiz yargılaması da dahil olmak üzere adli takibat yapılamayacağını öne sürmektedir.
Bilindiği gibi; ceza yargılaması faaliyeti, iddia, savunma ve yargıdan kurulu, önsoruşturma ve son soruşturmayı bünyesinde barındıran ilk derece ve temyiz yargılamasını kapsayan ikinci derece yargılamadan oluşan ortak bir faaliyeti ifade etmektedir. Kesin hükme ulaşıncaya kadar, yargı organlarınca yapılan tüm faaliyetler, yargılama faaliyeti niteliği taşıdığından Askerî Yargıtay Dairelerince yapılan faaliyetin de yargısal bir faaliyet olduğunda kuşku yoktur.
4459 sayılı Yasanın 1 nci maddesiyle düzenlenen 1111 sayılı Askerlik Kanunun geçici 37 nci maddesinde, her ne sebeple olursa olsun henüz fiili askerlik hizmetine başlamamış olan, 1 Ocak 1973 tarihinden önce doğan ve 1076 ve 1111 sayılı Yasalara tâbi yükümlülerin istekleri halinde, kanunun yürürlüğe girdiği 4.11.1999 tarihinden itibaren altı ay içinde askerlik şubelerine başvurmaları, kanunda öngörülen bedeli ödemeleri ve temel askerlik eğitimlerini yapmaları şartıyla, askerlik hizmetlerini yerine getirmiş sayılacakları ve bu madde hükmünden yararlanan yükümlüler hakkında adli takibat yapılmayacağı hüküm altına alınmış olduğundan, bu Kanunla 1.1.1973 tarihinden önce doğan, As. C.K.nun 63/1-A maddesi kapsamındaki failler yönünden, her türlü yargılama faaliyetine engel bir yargılama şartı getirildiği görülmektedir. Dava konusu olayda da söz konusu şartın gerçekleşme imkânı ve ihtimali bulunduğundan, yargılama faaliyetinin durması gerektiği, 4459 sayılı Yasa ile getirilen 1111 sayılı Askerlik Kanununun geçici 37 nci maddesinin Askerî Yargıtay Dairelerini de bağladığı ve dolayısıyla Askerî Yargıtay'ca temyiz incelemesi yapmak suretiyle yargılamaya devam etme, davanın esasına girilerek delil değerlendirmesi yapma imkânı bulunmadığı kabul edildiğinden, Dairenin; hükmü, sanığın 4459 sayılı Yasadan yararlanıp yararlanmadığının araştırılmasına yönelik noksan soruşturmadan bozma yerine, sanığın derhal beraatını gerektiren bir durumun mevcut olduğundan bahisle esastan bozması isabetli bulunmamıştır. Kaldı ki, ortada delil değerlendirilmesine girilmeden, 353 sayılı Yasanın 162/4 ncü maddesi anlamında "derhal beraatı" gerektirecek bir durumun da bulunmadığı kabul edilmiştir.
NOT: As. Yrg. Daireler Kurulunun 5.10.2000 tarih ve 2000/138-143 sayılı kararı da aynı doğrultudadır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy