(1632 S. K. m. 117)
Dosya içeriği ve delillere göre sanığın olay günü sorduğu soruyu bilmeyen ve eğitime ilgisiz kaldığı kanaatine vardığı Er B.A.'ya silah ve teçhizatı olarak koşu cezası verdiği ve bir süre koşan erin gelerek yorulduğunu, tıkandığını beyan etmesi üzerine, sanığın ikinci bir emre kadar veya "ben dur diyene kadar koşacaksın" şeklinde bir emirle Er B.A. yı tekrar koşmaya sevk ettiği maddi olgu olarak kesinlik kazanmaktadır. Hatta bazı tanıkların (Er E.A., Er K.B , G.U.) anlatımlarıyla Er B.A'nın ilk defa koşup geldikten sonra koşamaz yada ağır spor yapamaz raporunun olduğunu sanığa söylediği de ortaya çıkmaktadır.
Er B.A. hakkında ağır spor yapamaz raporu "analfistül" rahatsızlığına ilişkindir. Dinlenen bilirkişiler bu rahatsızlığın spor yapmaya engel teşkil etmediğini söylemektedirler. Ancak Er B.A' nın sanığa söylediği "tıkandım, koşamıyorum" şeklindeki sözlerinden koşamamasının analfistül rahatsızlığı ile alakası olmayıp, tıkandığını beyan ettiğine göre muhtemelen kalp ya da ciğerlerindeki bir sorundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Böyle bir rahatsızlığı olduğunu beyan eden erin koştuğu mesafenin önemi de bulunmamaktadır.
As. C.K.nun 117 nci maddesinde yer alan tazip (eziyet etme) ederek astının hizmetini güçleştirme suçunun oluşması için, üst veya âmirin astına bir görevin yapılması emrini verdikten sonra görevin gereklerinden olmayan zorlaştırıcı ve eziyet sayılabilecek hareketleri bir kasıt altında yaptırması gerekir. Makul ve mantıklı bir sebep yok iken, herhangi bir ceza uygulanmasını ağırlaştırma, sporda çok yorma, rahatsız kişiye spor yaptırma gibi davranışlar bu kavram içinde değerlendirilmektedir.
Olay günü Karakol Komutanı, odasından kalem kaybolması nedeniyle öleni suçlayarak hakaret etmiş, eğitimin yaptırılmasını sanığa devretmiştir. Ölenin ağır spor yapamaz raporu bulunmasına, bu konu sanığa bildirilmesine, hatta ölenin tıkandığını, koşamayacağını söylemesine karşın, ceza olarak ağır spor yaptırmaya devam etmesi, sanığın ölenin eğitimini veya disiplinini pekiştirmek amacıyla değil eziyet vermek kastıyla hareket ettiğini göstermektedir. Sanığın bu şekilde oluşan eylemi, yine As. C.K.nun 117/1 nci maddesinde cezai yaptırım altına alınan "astının sıhhatini bozacak eylemler" olarak da nitelendirilebilir.
Bilirkişilerin eri muayene etmeksizin ölenin hastalığının ağır spor yapmasına engel olmadığı yolundaki açıklamaları sübjektif ve er tarafından ifade edilen rahatsızlığa ilişkin olmaması nedeniyle sanığın kastını etkileyen bir husus olarak değerlendirilemeyeceğinden, sanığın eyleminin As. C.K.nun 117/1 nci maddesinde düzenlenen eziyet ederek astının görevini güçleştirmek suçunu oluşturduğu sonucuna varıldığından, Yerel Mahkemece direnilerek tesis edilen beraat kararının bozulması gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy