(1632 S. K. m. 66)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık suçun sübutuna ilişkindir.
Dosyada mevcut delil durumuna göre, sanığın 18.1.1999 tarihinde izin ve yol süresi ile birlikte toplam (7) gün süreyle izine gönderilecek şekilde hakkında izin belgesi düzenlendiği, ancak sanığın 18.1.1999 tarihini beklemeden, 17.1.1999 tarihinde gizlice girdiği birlik yazıhanesinden izin belgesini alıp kimseye haber vermeden Kıt'asından ayrıldığı ve 29.1.1999 tarihinde birliğine kendiliğinden döndüğü sabit olup, olayın bu şekilde geliştiği konusunda hiçbir uyuşmazlık da yoktur.
İhtilaf; Sanığın 18.1.1999 tarihinden itibaren izinli olduğunu gösteren izin belgesini gizlice alıp kimseye haber vermeden, birliğini, izine ayrılacağı tarihten bir gün önce terk etmesi eyleminin firar suçunu oluşturup oluşturmayacağı noktasındadır.
Bilindiği üzere kast; Failin, suç teşkil eden eylemi, bilerek ve sonucunu isteyerek gerçekleştirmesidir.
Somut olayda sanık 19.1.1999 tarihinde başlayan Şeker Bayramı için izine gönderileceği 18.1.1999 (Bayram arifesi) günü otobüs bileti bulamadığını ve ancak 17.1.1999 günü için otobüs bileti bulabildiğini beyan etmekte ve sanığın bu savunmasının aksi kanıtlanamadığı gibi, bayram arifesinde şehirlerarası otobüs bileti bulmanın zorluğu ve imkansızlığı bilinen bir keyfiyettir.
Bu itibarla, sanık firar suçunu işlemek kastı ile değil; 18.1.1997 tarihinden itibaren zaten izinli olduğu için ve bu iznini fiilen kullanabilmek amacıyla otobüs biletini bulabildiği 17.1.1997 tarihinde birliğinden ayrılmak zorunda kaldığından, sanığın suç işleme kastı ile hareket ettiğinin Dairece kabul edilmemesinde,
Keza, 18.1.1999 tarihinden itibaren (7) gün izinli olan ve buna ilişkin izin belgesi de elinde olduğu için 18.1.1999 tarihinden 25.1.1999 tarihine kadar zaten izinli olduğunu bilen ve bu inançla hareket eden sanığın, özellikle bu tarihler arasında firar suçunu işlemek kastı ile hareket ettiğini kabul etmek imkansız olduğundan, sanığın birliğine dönmesi gereken 25.1.1999 tarihinden, birliğine kendiliğinden döndüğü 29.11.999 tarihine kadar olan eyleminin kısa süreli izin tecavüzü suçunu oluşturabileceğinden bahisle hükmü görev yönünden bozan Daire kararında bir isabetsizlik görülmediğinden Başsavcılık itirazının reddi cihetine gidilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy