(353 S. K. m. 227)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, sanığın savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığına ilişkindir.
Yapılan incelemede, Askerî Yargıtay 5 nci Dairesinin 3.11.1999 gün ve 1999/613-611 sayılı bozma ilâmı üzerine, bozma ilâmına karşı diyeceğinin tespiti için sanık hakkında Zonguldak Asliye Ceza Mahkemesine talimat yazıldığı, Zonguldak 2 nci Asliye Ceza Mahkemesince 1.12.1999 tarihli ihzar müzekkeresi ile sanığın 15.12.1999 günü saat 09.00'da duruşma için mahkemede bulundurulma-sının Emniyet Müdürlüğünden istendiği, ihzar müzekkeresinin 7.12.1999 tarihinde Asayiş Şube Müdürü tarafından Merkez Karakol Amirliğine, 9.12.1999'da adli kısma havale edildiği, ihzar müzekkeresinde sanığın adresi olarak Tepebaşı Mahallesi Selvi Sokak No: 18 Zonguldak adresinin yazılı olduğu, kim tarafından yazıldığı belli olmayan kurşun kalemle "2535263 Ayten Selvi Sokak 18 numara olmadığından temin edilememiştir. 2539497-2535263" ibarelerinin yer aldığı, Zonguldak Emniyet Müdürlüğü Merkez Karakol Amirliğinin 15.12.1999 tarihli yazısından, "Ekli ihzar müzekkeresinde adı geçen C.Y. hakkında yapılan araştırmada adı geçenin evrakta belirtilen adresinde bulunamadığından temini mümkün olmamıştır." denilerek Mahkemeye ihzar müzekkeresinin iade edildiği, Zonguldak 2.Asliye Ceza Mahkemesince istinabe talimatının bilâ ikmal gönderildiği, Askerî Mahkemece de, sanığın bulunamaması nedeniyle, yargılamaya 353 sayılı Kanunun 227 nci maddesinin son fıkrası uyarınca, sanığın yokluğunda devam edilmesine ve duruşmanın bu şekilde bitirilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece tesis edilen mahkûmiyet hükmü, 4.4.2000 tarihinde sanığın Zonguldak'taki aynı adresine tebliğ için gönderilmiş, birlikte sakin yengesi F.Y.'ye tebliğ edilmiştir.
353 sayılı Kanunun 227 nci maddesi son fıkrası "sanık veya müdahilin bulunamamaları nedeni ile bozmaya karşı beyanları tespit edilememişse, duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir..." hükmünü amirdir. Bu maddede yer verilen "bulunamamaları" koşulunun gerçekleşebilmesi için, sanığın dosyada mevcut ve bilinen adreslerinden aranması ve buna rağmen bulunamamış olması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu açıklamaya göre, ihzar müzakereleri üzerinde yazılı ve dosyada başkaca adresi bulunmayan sanığın, adresine sonradan gerekçeli hüküm tebliğ edildiğine göre, emniyet mensuplarınca ihzar müzekkeresinin gereğinin yeterince yerine getirilmediği, buna bağlı olarak da mahkemece bulunması gereken adreslerden yeterince aranmadan 353 sayılı Kanunun 227/son maddesine göre duruşmanın sanığın yokluğunda yürütülmesi ve hüküm tesis edilmesi "savunma hakkının kısıtlanması" olduğu cihetle, kanuna aykırı görülmüştür. Bu nedenlerle Daire kararının kaldırılması yönündeki tebliğnamede yer verilen görüşler kabule değer görülmeyerek reddedilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy