(765 S. K. m. 29)
Dosya içeriği ve delillere göre; olay tarihinde er olan sanığın 27.8.1998 günü 05.30-07.30 nöbetini bitirip koğuşa geldiği, silah ve teçhizatını çıkarıp kahvaltıya gitmek üzere hazırlanırken, o gün Nöbetçi Çavuşu olan Onb. M.B.'nin gelerek koğuş ve tüfeklik sorumlusu olan sanığa, bataryanın silahlı olarak içtimaya çıkacak olması nedeniyle, tüfekliğin kapısını açmasını söylediği, bu emri müteaddit kereler tekrar etmesine rağmen sanığın kahvaltı yapacağından bahisle emri yerine getirmemekte direndiği, bu nedenle aralarında çıkan tartışma sonucu Nöbetçi Çavuşu Onb. M.B.'nin sanığa vurmasıyla kavga başladığı, sanığın da Nöbetçi Çavuşuna vurduğu maddi olgu olarak kesinlik kazanmakta, sübut konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık teşdit gerekçesinin yerinde olup olmadığı konusundadır. Daire teşdit gerekçesinin yasal ve isabetli olmadığını söylerken, Başsavcılık gerekçenin yerinde olduğunu ifade etmektedir.
Sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan tesis edilen mahkûmiyet hükmü de Daire tarafından bozulmuş, ancak itirazın yalnız üste fiilen taarruz suçuna yönelik olduğu anlaşılmakla, bu suça hasren ve yukarıda değinilen ihtilaf çerçevesinde yapılan incelemede; yukarıda değinildiği gibi sanığın üste fiilen taarruz suçunu işlediğinde tereddüt yoktur.
Mahkeme, her iki suça ait mahkûmiyet hükmünün takdiri teşdit gerekçesi olarak aynen "sanığın her iki suçtan da temel cezaların tayini sırasında suçların işleniş biçimi, disiplinin ağır derecede zarar görmüş olması suç kastının yoğunluğu, sanığın mağduru ısrarla kovalaması, Birlik Komutanının sanık hakkındaki olumsuz kanaati nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılmıştır" şeklinde bir gerekçe göstermiştir.
Anayasanın 141/3, CMUK. nun 32, 260 ncı ve 353 S.K.nun 50 nci maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının; sanıkları, mağdurları, savcıları ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı temel verilerin bu veriler konusunda mahkemelerin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, suçun yasal öğeleri ve kabul edilen olayların açıkça belirlenmesi, teşdit gerekçelerine ilişkin yasadaki sözcüklerin aynen tekrar edilmeyip gerekli açılımların yapılması, cezanın ferdileştirilmesine özen gösterilmesi, belirsiz, kapalı ve duraksamalı söylemlerden kaçınılması yetersiz gerekçelerle hüküm kurulmaması ceza yargılamasının temel amacıdır. Askerî Yargıtay'ın asli görevi de Yerel Mahkeme hükmünü gerekçe yönünden denetlemektir.
Sanık hakkında iki suçtan yargılama yapılıp, her iki suçtan teşdiden ceza tayin edilmiş, ancak her iki suç için de müşterek bir teşdit gerekçesi gösterilmiştir. Gerekçelerin hangilerinin hangi suç için gösterildiği belli olmadığından cezanın şahsileştirilmesi prensibine aykırı davranıldığı kuşkusuzdur. Yerel Mahkeme tarafından gösterilen "suçun işleniş biçimi", "suç kastının yoğunluğu" gibi gerekçeler, T.C.K.nun 29 ncu maddesindeki deyimlerin tekrarı olup suçun işleniş biçimindeki özelliklerin ve keza suç kastının yoğunluğunu gösteren sebeplerin neler olduğu açıklanmadığı gibi, silahlığın önünde meydana gelen ve ancak bir kişinin tanık olduğu basit bir üste fiilen taarruz olayının disiplini ağır şekilde bozduğu hususu da yerinde değildir. İşlenen her suçun disiplini az da olsa bozduğu kuşkusuzdur. Birlik Komutanının sanık hakkındaki "disiplinsizdir" şeklindeki olumsuz kanaati de, bu disiplinsizliğin dayandığı veriler dosyaya yansımadığından sübjektif bir nitelik taşımaktadır. Öte yandan, olayın tek görgü tanığı olan Top. Onb. Ş.D.nin ifadesinde, sanığın mağduru kovaladığını görmediğini söylediği görülmektedir. Bu konuda mağdurun beyanı dışında kanıt yoktur. En azından bu durum şüphelidir. Şüphenin sanık lehine yorumlanması da evrensel bir hukuk kuralıdır.
Bu hale göre, As. Mahkemenin teşdit gerekçelerinde yasal isabet bulunmadığı, maddi olayla örtüşmediği açık olduğundan Dairenin bozma kararı yerindedir. Aksi düşünceye dayalı Başsavcılık itirazının reddi gerekmiştir.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy