(353 S. K. m. 253)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, hükümlü E.Ş.'nin, 3.5.1999 tarihli başvurusunun; 30.4.1999 tarihinde tebellüğ ettiği Mahsup Kararma karşı yapılmış itiraz mı? Yoksa mahsup kararma konu olan Beş Ay Hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmüne karşı yapılmış temyiz mi? olduğu ve daha sonra, şayet hükümlünün başvurusu itiraz mahiyetinde ise, bu takdirde hükümlünün infaz aşamasında mahsupla ilgili olarak lehine verilmiş olan bir karara itiraz hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Hükümlünün, 3.5.1999 tarihli dilekçesinin incelenmesinde; "Temyiz Olunan Karar" hanesi karşısında "Van Askerî Mahkemesinin 19.4.1999 tarih ve 1996/13 Esas 1999/9 Müt. No.lu kararı" yazılı olduğu, "Tebliğ tarihi" hanesi karşısında, duruşmasız işlere ait kararın tebliğ edildiği 30.4.1999 tarihinin belirtildiği görülmekle, istemin duruşmasız işlere ait karara itiraz niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Hükümlü dilekçesinde, mahkûm olduğu ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Askerî İsyan suçu ile ilgili mahkûmiyet hükmünü temyiz ettiğinden bahsettiği görülmekte ise de, Kanun Yolunun isminin doğru olarak belirtilmemiş olması, 353 sayılı Kanunun 199 ncu maddesi uyarınca bu istemi geçersiz kılmayacağı gibi, istemin itiraz süresi içersinde ve duruşmasız işlere ait mahsup kararına yönelik olarak yapılmış olması nedeniyle, hükümlünün 3.5.1999 tarihli başvurusunun, duruşmasız işlere ait karara itiraz mahiyetinde olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle Dairenin, hükümlünün istemini temyiz talebi olarak değerlendirmesi yerinde görülmemiştir.
Diğer yandan bilindiği üzere 353 sayılı Yasanın 253/1 nci maddesi ile CMUK. nun 402/1 nci maddesi aynı hükümleri ihtiva etmekte olup, "bir mahkeme hükmünün veya tayin olunan cezanın infazında beliren tereddütlerin giderilmesine" ilişkin bulunmaktadır. Zikredilen bu maddeler uyarınca, infaza ilişkin mahkeme kararı ile yapılan yanlışlıkların hükümlü yönünden kazanılmış hak oluşturmayacağı, hataların İlâmın yerine getirilmesi esnasında infaz makamlarınca da dikkate alınıp, düzelttirilebileceği, kararlarda hükümlü lehine yapılan yanlışlıkların, sadece hükümlü tarafından itiraz edilmiş olsa bile düzeltilebileceği, infazla ilgili kararlarda kazanılmış haktan söz edilemeyeceği hususları, gerek doktrinde ve gerekse istikrar bulan Yargıtay uygulamaları (Yargıtay 1 nci Ceza D.nin 10.5.1966 tarih ve 1966/983-1101, 26.11.1964 tarih ve 1963/2214-2353, 8.C.D.nin 26.10.1988 tarih ve 7729/8446 sayılı İçtihatları) ile de kabul edilmekte olduğundan,
Dairenin, hükümlünün mutlak suretle lehine olan mahsup kararına karşı itiraz etme hakkı bulunmadığına ilişkin kararı yerinde görülmemiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy