(353 S. K. m. 174)
Dosyada mevcut tebligat evrakına göre; sanık Tbp.Yzb.A.B. hakkındaki mahkumiyet hükmünün, sanığın ev adresine 7201 sayılı Tebliği Kanununun 21 nci maddesine göre ("Muhatab belirtilen adreste tevziat saatlerinde bulunamadığından tebligat Rasimpaşa Mahalle Muhtarlığına teslim edildi. İhbarname adresin kapısına yapıştırıldı. Muhataba haber verilmek üzere komşusu Ö.Ö 'ye bilgi verildi." şeklinde tebliğ edildiği, ancak sanığın, ev adresinden başka ayrıca iş adresini de evvelce Mahkemeye bildirmiş olduğu halde sanığın iş adresine tebligat yapılması cihetine hiç gidilmediği,
Sanık A.B.'nin mevcut olan iki müdafiinden, Ankara Barosuna kayıtlı olup Ankara adresinde olan Av.M.G.'ye usulüne uygun tebligat yapıldığı halde, sanığın İstanbul Barosunda kayıtlı ve İstanbul adresinde olan diğer müdafii Av.S.K.'ye tebligat yapılmadığı, ancak, Müdafii Av.M.G.'ye tebligat çıkartılırken, Tebligat Mazbatasının üzerine (her iki müdafii aynı büroda ortak çalışıyorlarmış gibi) Av.S.K.'nın da adı yazıldığından, tebligatın her iki müdafie de yapıldığının düşünülmüş olabileceği, ancak 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11.maddesine göre, müdafilerden birine yapılan tebligat yeterli olduğundan, Av.S.K.'ya tebligatın yapılmamış olması bir eksiklik olarak kabul edilmemiş ise de;
Sanığın dosyada mevcut iş adresine tebligat çıkarılmaması tebligat eksikliği olarak kabul edilmiştir. Zira, hüküm sanıkların ve müdafilerinin yokluklarında tefhim edilmiştir. Sanık A.B. ve müdafilerinin temyiz başvurusu yoktur.
Diğer taraftan 7201 sayılı Yasanın 10 ncu maddesinde tebligatın, sanığın bilinen en son adresinde yapılacağı öngörülmüştür.
Bilindiği üzere, gıyapta tefhim olunan hükümlerin usulen sanığa tebliğ edileceği hususu 353 S.Y. 174/Son maddesinin amir hükmüdür ve bu hükme göre de asıl olan sanığa yapılan tebligattır.
"Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina" şeklindeki Madde başlığından da anlaşılacağı üzere, 7201 sayılı Yasanın 21 nci maddesi istisnai bir hükümdür. Bu hükmün, özellikle Tıp Doktoru olduğu için tevziat (mesai) saatlerinde evde bulunmayıp, Mahkemeye bildirdiği iş adresinde bulunması doğal olan sanığın, yine Kadıköy Semtindeki iş adresine tebligat çıkarılması cihetine gidilmeden, tebligatın usule uygun şekilde yapıldığının kabulü, yukarıda belirtilen yasa maddelerinin vaz ediliş amacına ve ruhuna aykırı olacaktır.
Dava dosyasında sanığın söz konusu ev adresinden başka bir adresi bulunmamış olsaydı, o takdirde 7201 sayılı Yasanın 21 nci maddesine göre istisnai yöntemle yapılan bu tebligatın usulüne uygun olduğu kabul edilebilirdi.
Diğer yandan, sanık Tbp.Yzb.A.B.'ya ait mahkumiyet hükmünün; kendisine tebligat yapılmış olan Müdafii Av. M.G. tarafından temyiz edilmemiş olması nedeniyle, tebliğ tarihinde ev adresinde oturup oturmadığı da belli olmayan sanığa, iş adresi dururken, ev adresinin kapısına ihbarname yapıştırılmak suretiyle yapılan tebligatın usûle uygun olduğunun kabulü halinde, hükmün bu sanık yönünden temyiz edilmemekle kesinleştirilip, infazının yapılabileceği hususu da dikkate alındığında, ileride telafisi mümkün olmayan durumlarla karşılaşılmaması bakımından;
Sanık A.B. hakkındaki mahkûmiyet hükmünün sanığın dosyada mevcut iş adresinde tebliği yoluna gidilmesi amacıyla dava dosyasının, tebligat işlemini müteakip Daireler Kuruluna iade edilmek üzere, Askerî Yargıtay Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy