(1632 S. K. m. 82)
Dosyada mevcut delil durumuna göre, 22.9.1997 günü Gazinoda bulunan konturlu telefon odasına laubali bir şekilde giren sanığın, içeride bulunan Atğm.A.E. tarafından Askeri kurallara uygun davranması için ikaz edilmesine ve buradan telefon etmesine ısrarlı taleplerine rağmen izin verilmemesine sinirlenerek, olay yerinde bulunan sandalyeyi kaldırıp Asteğmene vurmaya kalkıştığı, ancak vuramadan olay tanıklarınca engel olunduğu, bu kez sanığın Asteğmenin yakasına yapışıp dışarı doğru çekiştirmeye başladığı, bu arada "seni buradan sürdüreceğim" diye bağırdığı ve bu arada birbirilerine tekme atmaya çalıştıkları anlaşılmaktadır.
Dairece, sanığın "seni buradan sürdüreceğim" şeklindeki sözlerinin Üste Fiilen Taarruz eyleminin tanıklarca engellenmesinden hemen sonra, sanığın bağırıp çağırması sırasında söylendiği kabul edilmiş ise de, tanık Ç.Ö.'nün "seni buradan sürdüreceğim dedi ve Asteğmenin yakasına yapıştı..,bu arada bağrışmaya başladılar", tanık S.Y.'nin "sanık seni buradan sürdüreceğim diye tehditler savuruyordu, Asteğmenim, H.A 'dan kurtulmaya çalışıyordu, oradaki personel onları ayırmaya çalışırken H.A. tekme atmaya çalışıyor, Asteğmen de ona cevap veriyordu.", mağdur Atğm.A.E.'nin, "küfürler üzerine yanına gitmeye çalıştım, orası zaten kalabalıklaşmıştı, arada diğer personel varken birbirimize tekme attık",
şeklindeki anlatımları karşısında konturlu telefon odasında başlayan fiili taarruzun masa tenisinin bulunduğu odada da devam ettiği, sanığın dava konusu sözleri bu arada ve taarruz kasıt ve düşüncesiyle hareket ettiği sırada söylediği anlaşılmaktadır. Daire ilamında da, bu sözlerin, genel olarak "kavganın içinde söylenmiş bile olsa ayrı bir suç olarak değerlendirilmesinin isabetli görüldüğü" belirtilmek suretiyle kavga içinde söylendiğinin dolaylı olarak kabul edildiği görülmektedir.
Bu nedenle, Üste Fiilen Taarruz halinde iken söylenen tehdit içerikli sözlerin ayrıca "Kavli Tehdit Suretiyle Hürmetsizlik" suçunu da oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerekmektedir.
Tehdit suretiyle hürmetsizlik suçu; bir asker kişinin kendisinden üst rütbedeki diğer bir asker kişiye ya da amirine O'nu, ağır ve haksız bir zarara uğratacağını bildirmesi veya bu kanaati uyandıracak hal ve davranışlarda bulunması suretiyle işlenebilen bir suçtur. Suçun faili, mağduru istenilen bir hareketi yapmaya zorlamak, onu korkutmak ve iç huzurunu bozmak amacıyla hareket etmektedir. Bu nedenle suçun oluşabilmesi için failin, mağduru zarar tehlikesiyle korkutmak amacıyla hareket ettiğinin belirlenmesi, söylenen sözlerin ciddi bir korku yaratacak boyutta ve ağırlıkta olması gerekmektedir. Bu durumda, gerek sanığın kastının belirlenmesi, gerekse mağdurda arzulanan etkinin yaratılması için tehdit içeren sözlerin sarf edildiği ortamın değerlendirilmesi önem kazanmaktadır. Şayet ortam itibariyle, sanığın suç kastıyla hareket etmediği, sarf edilen sözlerin korku yaratmadığı ve mağdurun iradesini ciddi şekilde etkilemekten uzak olduğu sonucuna varılırsa bu suç oluşmayacaktır.
Dava konusu olayda, sanık üstüne fiilen taarruzda bulunmuş ve yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere, Üste Fiilen Taarruz suçuna konu olan eylemlerini gerçekleştirirken "seni sürdüreceğim" şeklinde sözler sarf etmiştir. Üstünün vücut bütünlüğüne saldırı halinde bulunan sanığın, bu eylemini işlemekte iken, fiilen taarruz eyleminin yanında çok daha hafif nitelikte kalan bu sözün mağdurda ciddi bir korku ve endişe yaratması imkansız olduğu gibi, mağdurun bu sözleri bilinçli olarak sarf ettiğinin kabul edilmesi de mümkün görülmemektedir. Nitekim Askeri Yargıtay bir kararında, Amire Fiilen Taarruz suçunun Amire Kavli Tehdit Suretiyle Hürmetsizlik suçunu da bünyesinde taşıyan "müterakki" bir nitelik taşıdığını kabul etmiştir (As.Yrg. 4.D. 3.3.1970 /73-153).
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 5.4.1993 4/348-70 ve 3.5.1993-4/102-129 tarih/sayılı kararlarında; kavga sırasında öfkeyle söylenen sözlerde tehdit kastının varlığından söz edilemeyeceği ve mağdur üzerinde korku meydana getirmeyeceğinden bahisle tehdit suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı kabul edilmiştir (Türk Ceza Kanunu, Yılmaz Güngör ERDURAK Sh.334,337).
Diğer yandan dava konusu olayda, sanığın Atğm.A.E.'ye sarf ettiği "seni sürdüreceğim" şeklindeki sözünün; sanık ve mağdurun bulundukları statü ve konumları itibariyle, sanığın böyle bir işi yapabilme imkanının olmaması nedeniyle, mağdurda ciddi bir korku ya da endişe yaratması da kabul edilebilir bir hal değildir.
Bu itibarla Dairenin, sanığın Atğm.A.E.'ye karşı Üste Fiilen Taarruz suçunu işlerken sarf ettiği "Seni buradan sürdüreceğim" şeklindeki sözünün, ayrıca Üste Kavli Tehdit Suretiyle Hürmetsizlik suçunu oluşturduğuna yönelik kararı isabetli bulunmamıştır.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy