(647 S. K. m. 5, 19)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken anlaşmazlık, para cezasından çevrilme (1) günlük hapis cezasının infazının mümkün olup olmadığı konusuna ilişkindir.
Askerî Mahkeme ve Daire, para cezasından dönüştürülen bir günlük hapis cezasının infaz edilebilme niteliğinin olduğunu kabul ederken, Başsavcılık, bir günlük hapis cezasının infaz edilebilme özelliğinin olmadığını ileri sürmektedir.
647 sayılı Yasanın 4421 sayılı Yasa ile değişik 5 nci maddesinin 6 ncı Fıkrası "Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içersinde para cezasını ödemezse, Cumhuriyet Savcısının kararıyla bir gün üç milyon lira sayılmak üzere hapsedilir. Artıklar nazara alınmaz. Ancak, üç milyon liradan aşağı hükmolunan para cezaları bir gün hapse çevrilir" hükmünü âmir olduğundan, hükümlü A.K.'ye ait ödeme emri 16.8.1999 tarihinde kendisine tebliğ edilmesine rağmen, ödenmeyen 500.000. TL. tutarındaki ağır para cezasının bir gün hapis cezasına çevrilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Cezaların İnfazına Dair Tüzüğün 92/Son maddesine göre para cezasından çevrilme hapis cezasına da 647 sayılı Yasanın 19 ncu maddesindeki şartla salıverilme hükümlerinin uygulanacağı pek tabiidir.
647 sayılı Yasanın 19/1 nci maddesine göre, şartla salıverilme hükümlerinden yararlanmanın en önemli koşulu, cezanın 1/2 sinin cezaevinde iyi halli olarak çekilmiş olması gerektiğidir. Ayrıca, bu durum, cezanın bir gün hapis olarak tayin olunup kesinleşmesinden sonraki aşama olup, hükümlünün ceza infaz kurumuna kapatılmadan, peşinen iyi halli olduğunun kabulü ile, bir günlük hapis cezasının infaz kabiliyetinin olmadığına şimdiden hükmetmek, bu aşamada mümkün değildir. Bir günlük hapis cezasının infaz edilmeyeceğine ilişkin bir yasa hükmü mevcut olmadığı gibi, aksine, doğrudan doğruya cezaların nasıl infaz edileceğine ilişkin olan 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun 5/6 ncı maddesinde "...Üç Milyon Liradan aşağı hükmolunan para cezaları bir gün hapse çevrilir..." şeklinde buyurucu hüküm bulunması karşısında, kanun koyucunun bir günlük hapis cezasının, bir gün olarak infaz edileceğini irade ettiği anlaşılmaktadır.
Hükmolunan cezadan daha kısa bir sürede uslanıp, bu durumunu cezaevindeki davranışları ile kanıtlayan hükümlünün ödüllendirilmesi olarak kabul edilebilecek olan şartla salıverilme hükümlerinin uygulanabilmesi, ancak; hükümlünün tutuklu veya hükümlü olarak belli bir süre (1/2) infaz kurumunda kalarak, tutum ve davranışlarının izlenmesi ve değerlendirilmesi ile mümkün ve mecburi olup, böyle bir değerlendirmeye tabi tutulmadan hükümlünün şartla salıverilme hükümlerinden yararlandırılmasının Kanun Koyucunun amacına uygun düşmeyeceği kabul edilmiştir.
Bu kabul karşısında, bir gün hapis cezası hükümlüsü ile, iki gün, hapis cezası hükümlüsünün ceza infaz kurumunda kalacağı sürenin aynı (bir gün) olması eşitsizlik ve adaletsizlik gibi görünmekte ise de; iki gün hapis hükümlüsü ile üç gün hapis hükümlüsü arasında da ceza infaz kurumunda kalış süresi (bir gün) bakımından bir fark olmaması, keza iki ay hapis cezalı bir hükümlünün şartla salıverilebilmesi için ceza infaz kurumunda iyi halle geçirmesi gereken süre (24) gün iken, (50) gün hapis cezalı bir Hükümlünün (25) gün; (58) veya (59) gün hapis cezalı bir Hükümlünün ise (29) gün olmasının da aynı şekilde adalet duygusunu zedeleyen bir uygulama olduğu, ancak 647 sayılı Yasanın Ek-2 nci maddesindeki; her ay için olan (6) günlük indirimin, bir aydan az süreli cezalarda uygulanmayacağına ilişkin olan aynı maddenin 4 ncü Fıkrası hükmünden kaynaklanan bu durumun yargı kararı ile düzeltilmesi, Kanunda açık hüküm bulunan hallerde Yargı'nın Yasa Koyucu'nun yerine geçmesi mümkün olmadığından, mevcut düzenlemeler karşısında, bir günlük hapis cezasının da infazı gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Askerî Yargıtay Drl.Krl.nun 9.7.1992 tarih ve 1992/100-99 sayılı, 5.Dairesinin 17.11.1993 tarih ve 1993/523-518 sayılı İçtihatlarında da bir günlük hapis cezasının infaz edileceği kabul edilmiştir.
Diğer yandan, Askerî Yargıda, Asker kişi olmayan veya Asker kişi sıfatları (terhis, emekli v.b. nedenlerle) sona eren hükümlülere ait cezaların ve özellikle 353 sayılı Yasanın 246/1 nci maddesi hükmü gereği yoklama kaçağı, bakaya ve saklı suçlarından hükümlü olanların cezaları terhislerinden sonra infaz edildiği için, bu hükümlülere ait cezaların infaz işlemlerinin 353 sayılı Yasanın 244/Son maddesi gereği Cumhuriyet Savcılıkları tarafından yerine getirilmekte olması nedeniyle, infaza ilişkin konularda doğabilecek hukuki sorunların çözümünde, Askerî Yargı ile Genel Yargı arasında farklı uygulamalara neden olunmaması, aynı çözüm yolunun benimsenmesi bakımından;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Üç Milyon Liranın altındaki ağır para cezasının ödenmemesi nedeniyle hapis cezasına dönüştürülen bir günlük hapis cezasının infaz edilmesinin zorunlu olduğuna ilişkin olan, aynı konudaki 1.2.2000 tarih ve 2000/2-1 Esas, 2000/9 Karar sayılı İçtihatları da dikkate alınarak, bir günlük hapis cezasının infaz kabiliyetinin olduğu ve bir gün olarak infaz edilmesi gerektiğine karar verilmiş ve bu nedenle Daire kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, Başsavcılığın hükümlü A.K. hakkındaki 500.000. TL. ağır para cezasından çevrilme bir günlük hapis cezasının infaz kabiliyetinin bulunmadığına yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.
NOT: As. Yrg. Daireler Kurulunun 24.2.2000 tarih ve 2000/45-52 sayılı kararı da aynı doğrultudadır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy