(1632 S. K. m. 89, 146)
Eleşkirt 29 ncu Mknz.P.Tug.Top.Tb.da askerlik yapan sanığın 2.6.1997 günü 10.00-21.00 saatleri arasında garaj nöbetçisi olduğu, bu sırada gazino çadırı önünde bulunan mağdur Er Ş.S ile karşılaşıp birbirlerini silahla vurma konusunda şakalaştıkları, bu arada sanığın silahını tam dolduruşa getirip "Seni vurayım mı?" diye şakaya devam ettiği sırada, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu tetiğe bastığı, silahın ateş alması sonucu çıkan bir adet merminin mağdurun karnına isabet edip yaralanmasına, hayati tehlike geçirip 25 gün iş ve güçten kalmasına, bağırsaklarının bir kısmı çıkarıldığı için organ kaybına uğramasına ve askerliğe elverişsiz hale gelmesine sebebiyet vermesi olayı ile ilgili olarak yapılan soruşturma sonunda, sanık hakkında As.C.K.nun 146 ncı maddesi delaleti ile TCK nun 459/2, As.CK. nun 51/B ve 50 nci maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış, yapılan yargılama sonunda sevk maddeleri gereğince mahkûmiyetine karar verilmiş, sanık müdafiinin ve aleyhe olarak Askeri Savcının temyizi üzerine hüküm, Dairece sanığa müsnet eylemin As.C.K.nun 89 ncu maddesinde düzenlenmiş olan suçu oluşturduğu görüşü ile suç vasfından bozulmuş ve Başsavcılıkça, eylemin T.C.K.nun 459 ncu maddesinde yazılı suçu oluşturduğu görüşü ile, bozma kararına itiraz edilmiş olmakla,
Yapılan incelemede;
Dava konusu olayla ilgili olarak tanık olarak dinlenen Top.Çvş. A.K. aşamalardaki ifadelerinde sanık ile mağdurun "Seni vurayım mı?" diye karşılıklı şakalaştıklarını söylediği, sanığın mağduru kasden (Öldürmek kasdı veya müessir fiil kasdı ile) yaraladığına dair, mağdurun başka deliller ve tanık beyanı ile doğrulanmayan beyanından başka bir delil bulunmadığı, mağdur Er'in sanıkla aralarında daha önce geçmiş bir olay ve husumet olmadığını beyan ettiği, sanığı daha yakından tanıyan 2 nci Bt.KV.nın olay sonrası 3.6.1997 tarihinde düzenlediği vaka ve kanaat raporunda sanık ile ilgili olarak "Emirleri lakaytlıkla karşılayan, disiplinsiz ve dikkatsiz bir erdir. Sağlık problemi yoktur. Olayın şakalaşma sonucu kaza ile olduğu kanaatindeyim" dediği nazara alınıp, dosyadaki bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığa müsnet eylemin "Kasden" işlenen bir suç olmadığı, sanıkta silahla müessir fiil (yaralama) veya öldürme kastı olmaksızın silahı ile ilgili dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı sonucu silahın patlayarak, mağdurun yaralanması olayının meydana geldiği, eylemin As.C K nun 146 ncı maddesi delaleti ile T.C.K.nun 459 ncu maddesine uyan suçu oluşturduğu sonuç ve kanaatine varıldığından;
a) Askeri Savcının sanığa müsnet eyleminin T.C.K.nun 448, 62 nci maddelerini ihlal eder mahiyette "Kasden Adam öldürmeye Tam Teşebbüs" suçunu teşkil ettiği yolundaki temyiz itirazını red eden Daire kararında isabet görülmüştür.
b) Ancak; yukarıda açıklandığı üzere sanığın sübuta eren eyleminin "Kasden" değil "Dikkatsiz ve Tedbirsiz" hareketleri ile "Taksir" sonucu meydana geldiği kanaatine varıldığından, Dairenin sanığın eylemini kasti suçlardan olan As. C.K.nun 89 ncu maddesine uyan suçu oluşturduğu görüşü ile suç vasfının tayinindeki isabetsizlikten bozan kararında bu nedenle isabet görülmemiştir. As. C.K.nun 146. maddesi Silâhları ve cephanesi hakkında dikkatsizlik ve nizamlara ve emirlere ve talimatlara riayetsizlik dolayısı ile başkasının yaralanmasına veya ölmesine sebep olanlar hakkında T.C.K.nun 455 ve 459. maddelerine göre ceza verileceğini açıkladığından, Başsavcılığın yerinde görülen itiraz sebeplerinin kabulüne karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy