(1632 S. K. m. 144)
Olay tarihinde sanık J.Kd.Bnb. B.A.'nın Tunceli/Hozat J. Komando Tabur Komutanı, diğer sanık J.Yzb. M.Ş.'nin aynı taburun 2 nci Bölük Komutanı olarak görevli olduğu, 8 nci Kor.K.lığının 21 Mayıs 1995 tarihli Kanal Harekat Planı çerçevesinde Tunceli Güvenlik Komutanlığınca gerçekleştirilecek Fatih Harekat planı ile ilgili olarak adı geçen Taburun ve sanıkların görevlendirildikleri, harekat planı gereğince Tabur halinde vasıta ile seyahat ederek ve yaya yürüyerek bölgeye intikal ettikleri, 2 nci Bölüğe ait 3 ve 6 ncı timlerin bir arada ve Kaan tepenin orta kısımlarında, 3 ncü Bölüğe ait timlerinde yine Kaan tepede ve 3 ve 6 ncı timlerin üst tarafında, sanık Yzb. M.Ş'nin de Bölüğüne ait 3 timle beraber 3 ve 6 ncı timlerin karşısında onları görecek şekilde mevzilendikleri, 2 nci Bölüğün 3 ncü Tim Komutanının Astsb. C.G. 6 ncı Tim Komutanının Astsb. M.A. olduğu, her iki timin toplam 26 kişiden oluştuğu, 10.06.1995 günü kumanyalarını yiyen tim mensuplarının kayalık olan arazide taşlarla mevzilerini hazırladıkları ve mevziiye girdikleri daha sonra sanık Tabur Komutanı J.Kd.Bnb. B.A.'nın emri ile Kaan tepenin üst kısmında mevzilenmiş olan 3 ncü Bölüğe bağlı timlerin Kaan tepede bulundukları yeri terk ederek görevli olarak başka bir yere pusu atmaya gittikleri, Kaan tepede mahkum yerde bulunan 3 ve 6 ncı timlerin 3 ncü Bölüğün gitmesinden sonra emniyetsiz ve savunma yönünden zayıf ve tehlikeli durumda kaldıkları, bunun üzerine 3 ncü Tim Komutanı Astsb. C.G'nin sanık Yzb. M.Ş'yi telsizle arayıp durumu izah ederek 3 ncü Bölüğün boşalttığı Kaan tepenin üst tarafındaki hakim bölgeye çıkmak için izin istediği, sanık Yzb. M.Ş. izin isteyen 3 ncü Tim Komutanı Astsb. C.G.'ye bulundukları yerin kendileri tarafından görüldüğü, emniyetlerinin kendileri tarafından sağlanacağı, o nedenle yerlerinden ayrılmamaları yolunda emir verdiği ve akabinde de 3 ve 6 ncı Timlerin karşıdan emniyetini sağlamak için uçaksavarlarını bu iki timin bulunduğu bölgeye tevcih ettirdiği, 3 ve 6 ncı timlerin kumanyalarını yedikten sonra hazırladıkları 6 mevzide 4 ve 5 er kişi olmak üzere ve her mevziide bir kişi bir saat nöbet tutacak şekilde saat 20.00 sularında uykuya çekildikleri, havanın soğuk olması nedeni ile daha önceden mevzilerin üstünü beyaz naylonla örttükleri ve rahat uyuyabilmek için bir kısım personelin hücum yeleklerini çıkardıkları, saat 03.30 sularında kalabalık bir terörist grubunun 3 ve 6 ncı timlerin bulunduğu mevziiye saldırdıkları, ani baskın sırasında Tim K. Astsb. M.A. ile 17 erbaş ve erin şehit olduğu, 1 erin yaralandığı, 1 erin ise teröristlerce kaçırılıp 95 gün sonra serbest bırakıldığı baskın neticesinde sağ kalan tim personelinin beraberinde götüremediği silah ve malzemeler ile şehit olan personelin bir kısım silah ve malzemelerinin teröristler tarafından alınıp götürüldüğü ve bunun sonunda 1.360.118.733.TL. lık hazine zararının meydana geldiği, yapılan bilirkişi heyeti incelemesi sonunda düzenlenen rapora göre, sanık Tb. Komutanı ile Bl. Komutanının görevlerini ihmal ettikleri ve kusurlu olduklarının açıklandığı, dosyadaki delil ve belgelerden kesin olarak anlaşılmakta ve bu hususla bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
Dava konusu olay sırasında, J.Kom. Tb. K.nı ve bu taburun 2 nci Bölük Komutanı olan sanıkların yargılaması ile ilgili olarak noksan soruşturma bulunup bulunmadığı, sanıkların eylemlerinin suç teşkil edip etmediği, Görevi İhmal suçunu oluşturabilecek mahiyette ihmal kasıtlarının bulunup bulunmadığı meselesinin irdelenmesine gelince;
1) Noksan Soruşturma bulunup bulunmadığı hususu ile ilgili inceleme:
Direnme hükmünün incelenmesi sırasında öncelikle Dairece de üzerinde durulan ve bozma sebebi yapılan dava konusu olayla ilgili yargılama sırasında yapılması gerektiği halde yapılmayan veya eksik yapılan soruşturma olup olmadığı üzerinde durulmuş, olay bölgesinin özelliği, olay mahallinde tatbiki bir keşif yapmanın çeşitli tehlike ve mahzurları ile bunun çok zor olacağı, esasen olay yerine benzetilerek yapılan kum havuzunda bilirkişilerce gerekli incelemenin yapıldığı, Daire bozma kararında açıklanan noksan soruşturma sebeplerinin tamamlanmasının sonuca etkili olamayacağı hususları nazara alınarak noksan soruşturma bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
2) Sanıkların görevi ihmal kasti ile hareket edip etmedikleri ve eylemlerinin suç teşkil edip etmediği hususu ile ilgili inceleme:
İncelenen dosyadaki tanık beyanlarından olayda her iki sanık yönünden de ''Komuta Zaafı" veya "Takdir Hatası" olarak nitelenebilecek hal ve durumlar bulunmasına rağmen, her iki sanığın da komuta zaafı ve takdir hatasını "Görevi İhmal Kasti" ile yaptıklarını söylemek mümkün değildir. Esasen bu konuda bu şekilde düşünmeyi gerektirir mahiyette dava dosyasında delil de yoktur. Sanıkların bu eylemleri belki her iki sanığın komutanlık niteliklerinin yeterli olup olmadığı yönünden üst komutanlıklara bir bilgi verir ise de, kasti suçlardan olan ve görevi ihmal kasti ile işlenen suçu işledikleri ve bu kasıtla hareket ettikleri hususunda bir fikir oluşturmaya ve sonuç çıkarmaya yetmez. Bu nedenle kasti suçlardan olan müsned suçun manevi unsuru itibari ile oluştuğunu söylemek mümkün değildir.
Ayrıca dava dosyasında bir örneği bulunan harekât emrinde sıklet merkezi prensibine göre hareket edilecek ve arama yapan birlik tıkama yapmayacak denmesine rağmen Alay K.nın telsizle verdiği emirle birliği bölüp köprünün tutulması görevini de 3 ncü Bölüğe vererek Birliğin zayıf duruma düşmesine neden olduğunun anlaşılması karşısında her iki sanığında amirleri tarafından verilen bu hizmet emrine uydukları, bu hususun Birliği savunma yönünden zayıflattığı anlaşılmaktadır.
Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde her iki sanığın da görevi ihmal kasti ile değil, görevi yapmak kasti ile hareket ettikleri, ancak cezai yönden sorumluluk gerektirmeyen bazı komuta zaafı, taktik ve takdir hataları sonucu olayın meydana geldiği, sonuç itibarı ile müsnet suçun oluşmadığı kanaatine varılmış, mahkûmiyete ilişkin hüküm her iki sanık yönünden esastan (sübuttan) bozulmuştur. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy