(1632 S. K. m. 63)
Askeri Mahkeme ile Daire arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın konusu, müsned suçun gün unsuru yönünden oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Dosyada mevcut delil durumuna göre, 27.5.1998-18.11 1998 tarihleri arasında yoklama kaçağı hükümlüsü olan sanığın 18 11 1998 tarihinde (3) gün yol süresi tanınarak sevk edildiği Eğitim Birliğine en geç 22.11 1998 tarihinde katılmadığı takdirde Mahkemeye verileceği konusu da ayrıca tebliğ edilmesine rağmen, sanığın Eğitim Birliğine 23.11.1998 tarihinde katıldığı kesin olup, bu konuda bir ihtilaf bulunmamaktadır.
İhtilaf, Askerlik Şubesince 18.11.1998 tarihinde Eğitim Birliğine sevk edilen sanığa (3) gün yol mehli tanınırken, en geç katılma tarihinin 22.11.1998 olarak bildirilmiş olmasının, müsned suçun oluşması için gerekli olan bir tam günlük gecikmenin başlangıç saatini 22.11.1998 gününün saat 24.00 üne götürüp götürmeyeceğine ilişkindir.
Dairenin bozma ilamında da açıklandığı üzere, 18.11.1998 tarihinde Eğitim Birliğine sevk edilen sanığa tanınan (3) günlük yol süresinin 21.11 1998 tarihinde saat 24.00'de sona erdiği, suçun bu saatten itibaren işlenmeye başlandığı, 22.11.1998 tarihinde saat 24.00'e kadar vuku bulacak olan katılma ile gecikmenin (24) saati tamamlamayacak olması sebebiyle müsned suçun gün unsuru yönünden oluşmayacağı, ancak; 22.11.1998 saat 24.00'den sonra vaki olacak katılma ile gecikme süresinin (24) saati aşacağı ve dolayısıyla müsned suçun oluşması için gerekli olan "bir tam gün" unsurunun gerçekleşeceği pek tabii olduğundan, Askerlik Şubesince sanığa bildirilen 22.11.1998 tarihinin, sanığın suçlu duruma düşmeyeceği ve dolayısıyla Askeri Mahkemeye verilmeyi gerektirmeyen son tarih olarak belirtildiği, katılmanın bu tarihten sonra olması halinde eylem suç teşkil edeceği için Askeri Mahkemeye verileceği hususunun sanığa imzası karşılığında yazılı olarak ayrıca bildirilmiş olması nedeniyle, sanığın bu hususu bilerek ve mazeretsiz olarak 23.11.1998 tarihinde vaki olan katılmasında bir tam günlük gecikmenin gerçekleştiği ve dolayısıyla müsned suçun, gün unsuru yönünden de oluştuğu açık iken, aksi düşünceyle sanığın beraetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy