(1632 S. K. m. 66)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, sanığa müsnet izin tecavüzü suçunun niteliğine ve buna bağlı olarak da yargılama yapmaya görevli mahkemenin Disiplin Mahkemesi mi yoksa Askeri Mahkeme mi olduğuna ilişkindir.
Sanığın 19.4.1999 günü saat 08.00'de 4 gün yol hakkı tanınarak 10 gün izne gönderildiği, buna göre en geç 3.5.1999 günü saat 08.00'de birliğine dönmesi gereken sanığın gecikerek 9.5.1999 günü saat 17.00'de birliğine döndüğü, dosyadaki delillerden anlaşılmakta ve bu hususta herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yerel Mahkemece de, sanığın birliğine 3.5.1999 günü saat 08.00'de dönmesi gerekir iken kabul edilebilir bir özür olmaksızın 9.5.1999 günü saat 17.00'de döndüğü kabul edilmiş, sabit görülen suçundan hakkında As.C.K.nun 66/1-b maddesi uygulanarak mahkûmiyet hükmü tesis olunmuştur. Sanığın sebep göstermeden yaptığı temyiz üzerine Askeri Yargıtay Başsavcılığınca düzenlenen Tebliğnamede hükmün onanması gerektiği yolunda görüş bildirilmiş, 5 nci Dairenin 10.11.1999 gün ve 1999/643-641 sayılı Kararı ile MSB. lığının 11 Haziran 1991 gün ve MİY:0438.6.17-91/Er.İşl. Ş. CST sayılı emri ve 5 Ekim 1999 gün ve 1999 MİY:40-3-99/As Adl. İşl. İhb.Yet. As.Cz.evi Ş. sayılı güncelleştirilmiş genelgesine dayanılarak izinde yol süresinin ne şekilde hesaplanacağı (kullandırılacağı) üzerinde durulmuş ve sanığın iznini tecavüz ettiği süre altı tam günden az olduğu sonucuna varılarak sanık hakkındaki hüküm suç vasfına dayalı olarak görev noktasından bozulmuş, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 30.11.1999 gün ve 1999/3232 (İtiraz: 155) sayılı İtiraz Tebliğnamesi ile, sanığa müsned izin tecavüzü suçunun süresinin 6 gün 9 saat olduğu ileri sürülerek Daire bozma kararının kaldırılması talep edilmiştir.
Yapılan incelemede,
Dairenin yol hakkı (süresi) ile ilgili olarak bozma kararına dayanak yaptığı ve sanık hakkında da uygulanmasının zorunlu olduğunu belirttiği MSB. lığının 11 Haziran 1991 gün ve MİY: 0438.6-17-91/Er. İşl. Ş CST Ks. sayılı emri ile 1999 yılında güncelleştirilmiş emri, yükümlülerin Eğitim Merkezi veya Test ve Mülakat Merkezlerine sevklerinde, Hastanelere sevklerinde, bir hastaneden diğer hastaneye sevklerinde, Hastanelerce kıt'alarına sevklerinde, hastanelerce hava değişimi verildiğinde şubelerine taburcu edilmelerinde, hava değişimi süresi sona eren yükümlülerin görevli oldukları kıt'a ve kurumlarına şevklerinde, Hava Değişimi Tecavüzü, İzin Tecavüzü ve Firarların (Hava Değişimi Tecavüzü, İzin Tecavüzü ve Firar suçunu işleyen mükelleflerin) kıt'a ve kurumlarına şevklerinde uygulanmak üzere hazırlanmış bir talimat olup, bu talimatın kimler hakkında ve hangi hal ve durumlarda uygulanacağı talimat metninde açık ve tahdidi olarak belirtilmiş, hatta talimatın uygulama alanı talimatta kullanılan kesin, sınırlayıcı ve belirleyici sözcüklerle hiçbir yoruma yer vermeyecek şekilde açıklanmıştır. Yukarıda metni açıklanan talimattan anlaşılacağı üzere bu talimat ancak talimatta sayılan sevk hallerinde, sevk edilen ve sevk edilene refakat eden kişilere (Muhafız) tanınması gereken yol süreleri ile ilgilidir. Talimattaki yol hakkı tanınması ile ilgili düzenleme Kıt'ası K. lığınca izin verilen bir asker kişiye verilen izin sırasında tanınması gereken gidiş-dönüş yol süreleri ile ilgili olmadığından öncelikle bu talimat hükümlerinin sanık hakkındaki dava konusu olayda (İzinde tanınması gereken yol sürelerinin ne şekilde tanınıp, hesaplanacağı yönünden) uygulanma imkanı bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Ayrıca Askeri Ceza Kanunun 66, 67 ve 68 nci maddelerinde yer alan suçların kanuni unsuru olan "Gün" ün ne şekilde hesaplanacağını ve günün ne zaman oluşacağını açıklayan Askeri Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 3.3.1971 gün ve 971/1-2 sayılı uyulması zorunlu olan kararı karşısında inceleme konusu olayda, sanığa müsned suçun başlangıç ve bitim tarih ve saatlerini bu İçtihatları Birleştirme Kurulu kararına uygun olarak belirlemekte de zorunluluk bulunmaktadır.
Bütün bu açıklamalar karşısında inceleme konusu olaya bakıldığında;
İzine ayrılış, izinden dönüş gün ve saatleri resmi kayıt ve belgelerle kesin olarak tespit edilmiş olan sanığın iznini tecavüz etme süresinin (6) gün (9) saat olarak gerçekleştiği, bu duruma göre de oluşan müsnet suçun 477 sayılı K. nun 50/B Maddesine uyan "Kısa Süreli İzin Tecavüzü" suçu mahiyetinde değil, As. C.K.nun 66/l-b Maddesinde düzenlenmiş olan "İzin Tecavüzü" suçu vasfında olduğu, bu suçtan yargılama yapmanın da Disiplin Mahkemelerinin değil Askeri Mahkemelerin görevi dahilinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından Askeri Yargıtay Başsavcılığının yerinde görülen itirazının kabulüne karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy