(353 S. K. m. 243)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, Dairece Millî Savunma Bakanının Yazılı Emir Yolu ile Bozma isteminin reddine karar verilir iken, gösterilen ret gerekçesinin isabetli olup olmadığına ve istemin reddi gerekçesinin ne olması gerektiğine ilişkindir.
Yapılan incelemede;
353 sayılı Kanunun 243 ncü maddesinde düzenlenmiş olan ve Askerî Yargıtay'da incelenmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı Millî Savunma Bakanına bu karar ve hükümleri Askerî, Yargıtay'da istemine bağlı olarak inceletme olanağı sağlayan "Yazılı Emir" yolu "Kısıtlı" bir istem ve inceleme imkânı veren "Olağanüstü" bir Kanun yoludur. Bu nedenle hangi hallerde ve hangi merciden Yazılı Emirle Bozma isteminde bulunulabileceği, istemin Askerî Yargıtaya nasıl iletileceği, istemi ve ileri sürülen sebepleri yerinde gören Askerî Yargıtay'ın ne karar vereceği, bozmanın kişilerin aleyhine sonuç doğuracak mahiyette olmayıp lehine olacağı, bu halde de Askerî Yargıtay'ın ne gibi işlem yapacağı 353 sayılı Kanunun 243 ncü Maddesinde etraflıca açıklanmıştır. Görüldüğü üzere, "Yazılı Emirle Bozma" istemi hem istemde bulunacak, hem de inceleme yapacak merci yönünden kısıtlı bir talep ve inceleme imkânı vermekte, kısıtlı olan bu hallerin dışında istemde bulunulamayacağı gibi, istemde bulunulsa bile inceleme yapılamayacağı, hatta istemde bulunulan sebep dışında Yazılı Emirle Bozma istemine konu olabilecek bir yasaya aykırılık tesbiti halinde bile bu hususun incelemede "İstemle bağlılık kuralı" gereğince, incelemeyi yapan merci tarafından res'en nazara alınamayacağı anlaşılmaktadır. Yazılı Emirle Bozma istemi ile ilgili olarak yapılan bu genel açıklamadan sonra inceleme konusu olan olayda Askerî Yargıtay Başsavcısının verilen karara gerekçe yönünden itiraz edip edemeyeceği hususu incelendiğinde;
Yargıtay 9 ncu Ceza Dairesinin, inceleme konusu olan itiraza benzer bir olayla ilgili olarak yaptığı inceleme sonunda verdiği 10.03.1975 gün ve 1975/7-8 sayılı kararında da açıklandığı üzere, "01ay"ı Yazılı Emirle Bozma istemi üzerine verilen kararların gerekçeleri değil, sonuçları çözümler. Ayrıca, gerekçeler mahiyeti itibarı ile karar (Hüküm) mahkemesini bağlayıcı nitelikte sayılamaz. Kararların gerekçeleri hakkında da Yazılı Emirle Bozma isteminde bulunulabileceği hususunda Usul Kanununda açık bir hüküm mevcut değildir. Bu açıklamalar karşısında, Askerî Yargıtay Başsavcısının yasa gereği M.S. B.nın Yazılı Emirle Bozma istemine uygun olarak düzenleyip Askerî Yargıtay Başkanlığına gönderdiği tebliğnamesinde belirtilen görüşe aykırı olarak karar verildiğinde, verilen karara sonuç itibarı ile katılmakla birlikte verilen kararın gerekçesine katılmadığı için sadece gerekçe noktasından karara itiraz etmesi yasal olarak mümkün olmadığından, Başsavcılığın itirazının bu nedenle reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, Hukuk öğretisinde de önemli olanın varılan sonuç olduğu, sırf gerekçeyi hukuka uygun hale getirmek için "Olağanüstü" kanun yolu olan bu yola başvurulmaması gerektiği kabul edilmektedir. ( Prof Dr. Nurullah KUNTER-Muhakeme Hukuku Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku 8.Bası Sh.1057). (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy