(1632 S. K. m. 136)
Dosya münderecatına, delillere, iddia ve kabule göre sanığın Erzincan Kabul Toplanma Merkezi yol kontrol devriyesi olarak, 7.11.1999 günü 13.00-17.30 saatleri arasında görevlendirildiği, daha önceden kendisine tebliğ edilen nöbet talimatı gereğince tüfeğinin yarım dolduruşta olması ve namlu ağana mermi verilmemesi gerekirken, bu talimata rağmen G-3 piyade tüfeğini doldurarak bir el havaya ateş ettiği, olayın sübutunda kuşku bulunmadığı anlaşılmıştır.
Daire ile Askeri Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, eylemin nitelendirilmesiyle ilgili olup, tanığın eyleminin As. C.K. nun 136 ncı maddesinde düzenlenen mazarrat husule getiren nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçunu mu yoksa As.C.K. nun 130 ncu maddesinde yazılı suçlardan birisini mi, özellikle Askeri eşyayı özel menfaatinde kullanmak suçunu mu oluşturacağının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Dairece, sanığın bilerek ve isteyerek bir el havaya ateş ettiği, bu şekildeki eylemin duruma göre As. C.K.nun 130 ncu maddesinde yazılı Askeri eşyayı kasden tahrip veya özel menfaatinde kullanmak suçunu oluşturduğu, olayda TCK. nun 78 ve 79 ncu maddelerinin uygulama alanı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Mahkeme ise; sanığa yüklenen ve nöbet sırasında kasden mermi patlatmaktan ibaret eylemin tipiklik unsuru olarak ve kanun koyucunun korumak istediği Askeri vazife ve hizmetten oluşan hukuki konu olarak da As. C.K. nun 136 ncı maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu sonucuna vararak direnme kanın vermiştir.
As. C.K. nun 130 ncu maddesinde düzenlenen Askeri hizmete mahsus eşyayı hususi menfaatinde kullanmak suçunun oluşması için, Askeri hizmet için tahsis edilmiş eşyanın tahsis gayesi dışında, özel çıkar sağlamak amacıyla kullanılması şarttır. Askeri hizmete mahsus bir şeyin "kasden tahrip" edilmesi de bu maddede müeyyide altına alınmıştır.
As. C.K. nun 136 ncı maddesinde düzenlenen mazarratı mucip nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçu kasden veya tekasül ile işlenebilen bir suçtur. Bu suçun faili Askeri karakolun veya müfrezenin veyahut hususi bir vazife ile mükellef oları bir kısım Askeri kumandan veya subaylar ya da nöbetçi personeldir. Nöbet talimatında uyulması gereken hususlara aykırı davranmak sonucu "mazarrat" meydana gelmiş ise bu suç oluşmaktadır. Askeri Yargıtay'ın istikrarlı uygulamalarında; maddede sözü edilen zararın mutlaka maddi bir zarar olması gerekmeyeceği, Askeri hizmetle ilgili olup maddi ölçüye sığmayan zararların da bu kapsamda mütalaa edilmesi lazım geldiği kabul edilmektedir.
Bu açıklamaların ışığı altında mevzu olaya dönecek olursak, sanığın bir adet mermiyi nöbet yerinde iken nöbet talimatında yazılı olan kurallara aykırılık teşkil eden hareketlerle yaptığına, (yarım dolduruşla olması gereken tüfeğini, doldurması, emniyeti açması ve belli bir güç sarf ederek silahın ateş almasına sebebiyet vermesi ile), sanıkta Askeri eşyayı kasden tahrip suçu ile ilgili özel kasdının ya da hususi menfaatinde kullanmak kasdının dosya münderecatından belirlenemediğine, bu hususta delil de bulunamadığına göre, Mahkemece eylemin As. C.K. nun 136/1-C maddesinde özel olarak düzenlenmiş olan nöbet talimatına aykırı hareketle mazarrat doğmasına sebebiyet vermek suçu olarak vasıflandırmasında, eylemde TCK. nun 78 ve 79 ncu maddelerinin uygulanma olanağı bulunmadığı konusunda gösterilen gerekçelerde kanuna aykırılık bulunmadığından, Askeri Savcının tüm temyiz nedenlerinin reddi ile usûl, sübut, tavsif, takdir ve uygulama yönlerinden kanuna uygun mahkumiyet hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir (Bu görüşümüz, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 13.5.1993 gün ve 48-49, 30.1.1995 gün ve 38-37, 21.3.1996 gün ve 40-41, 25.11.1999 gün ve 217-212 sayılı ilamları ile de doğrulanmaktadır). (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy