(1632 S. K. m. 130)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunda çözümlenmesi gereken sorun, sübutunda tereddüt olmayan maddi olgunun hangi suça vücut vereceği noktasındadır. Daire eylemin Askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanmak suçunu oluşturacağını söylerken, Başsavcılık TCK. nun 491 nci maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna vücut vereceği görüşündedir.
Bu çerçevede yapılan incelemede;
Maddi olgunun kabulde olduğu şekilde gerçekleştiği ve bahse konu 815 80 56 numaralı harici telefonun muhaliz bölüğüne hizmet nedeniyle tahsis edildiği hususunda dosya içeriği itibariyle tereddüt yoktur. Esasen Daire ile Başsavcılık arasında bu konuda bir anlaşmazlık da bulunmamaktadır.
Sorun, suç vasfında olduğuna göre, bu eylemin hangi suça vücut vereceği irdelenmelidir. Telefon hatlarının kullanımı belli bir ücrete tabidir. Abonelere tahsis edilen hatların kullanımından kaynaklanan bedel belli dönemlerde abonelerden tahsis edilmektedir. Bu hatlardan saplama yapılmak suretiyle veya başka yollarla kaçak şekilde hat sahibinin (abonenin) zararına ve rıza hilafına ücretsiz faydalanma eylemi erinin vasıflandırılmasında Adli Yargıda içtihat aykırılığı dolmuş, Yargıtay içtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu bu tür eylemlerin TCK. nun 491 inci maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu duyuracağına karar vermiştir. (6.4.1990, E 1984/2, K 1990/3)
Bu kararla TCK. nunda telefon hizmetinden bedelini ödemeden kaçak yararlanma fiilini suç sayan bir hüküm mevcut olup olmadığına ilişkin tanımalara sun verilerek. TCK. nun 491 nci maddesinin ilk fıkrasındaki unsurlar genişletici yoruma tabi tutularak, herhangi bir kişiye ait telefon hattından saplama yapmak sureliyle hat alıp failin kendisine ait telefon makinesi ile rıza olmaksızın konuşma sağlamak fiili kullanma hırsızlığı olarak değerlendirilmiştir.
İçtihadı birleştirme Kararı ile yapılan bu yasal düzenlemeden sonra, 3756 Sayılı Kanunla TCK. na eklenen 521/b maddesiyle "Otomatik aletlerden Karşılıksız Yararlanma" suçu ihdas edilmiş. Yargıtay'ca telefonların hatlarına girilerek yapılan telefon görüşmelerinin bu suçu oluşturacağı kabul edilmiş (6.C.D 1.4.1992 2085/2814, 20.2.1992 502/1450), ancak Yargıtay 6 ncı Ceza dairesi bilahare ikili bir ayırıma giderek PTT hatları ve ankesörlü telefonlar dışında özel şahıslara bu telefon hatlarından saplama yapılarak yapılan görülmelerin TCK. nun 491 nci maddelerinde yazılan hırsızlık suçuna vücut verdiğini kabul etmiştir.
Bu yasal düzenlemelere karşın ASCK. nun 130 ncu maddesinde "Askeri hizmete mahsus bir sevi hususi menfaatlerinde kullananlar... cezalandırılır" hükmü yer almaktadır.
Hırsızlık suçu, bir menkulün sahibinin rızası hilafına alınması ile veya enerji nakil vasıtalarından haksız ve bedelsiz kullanımda bulunmaz suretiyle izlenebilmektedir. Somut olayda ise, KKTC Telekomünikasyon Dairesinden kiralanan telefon hattının Askeri hizmete mahsus şey olduğu belli olup, sanıklar bu telefon hattını özel görüşme yaparak hususi menfaatlerinde kullanmışlardır. Görüldüğü gibi kullanma hırsızlığında başkasına ait bir eşyanın sahibinin izni olmaksızın kullanılması şeklinde ortaya çıkan yararlanma unsuru, As. C.K. nun 130 ncu maddesinde de yer almakta; tahsis edilen amacı dışında Askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanma şeklinde ifade edilmektedir öte yandan hırsızlık fiili zilyetliğe karşı islendiğinden sanıkların fiillerini zilyetliği ele geçirmek şeklinde değerlendirmek de mümkün değildir.
Bu hale göre, Askeri hizmete mahsus şeyleri izinsiz ve tahsis amacı dışında yararlanmak şeklindeki eylemin ASCK. nun 130 ncu maddesinde ayrı bir suç olarak düzenlendiği göz önüne alındığında özel kanun olan As. C.K. nun uygulanması gerekmektedir. Nitekim benzer bir olay nedeniyle tesis edilmiş olan As. Yargıtay Drl. Krl. nun 17.2.1994 gün ve 1994/17-17 sayılı kararı bu doğrultuda olduğu gibi, kullanma hırsızlığı ile Askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanmak suçunun irdelendiği Drl. Kurulunun 28.9.1989 tarih ve 1989/209-202 EK sayılı ilâmları da bu görüş doğrultusundadır. Bu nedenlerle Dairenin suç nitelendirmesi yerinde olup, Başsavcılığın aksi düşünceye dayalı itirazının reddi gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy