(353 S. K. m. 17)
Dosya içeriğine, delillere, iddia ve kabule göre olay; İzmir Astsubay Orduevinde askerlik hizmetini yapmakla olan sanığın, daha önceden tanıştığı 5.1.1984 doğumlu mağdure N.Y.'yı 14.9.2000 günü Orduevinde depo olarak kullanılan odaya götürüp rızası ile cinsel ilişkide bulunarak kızlığını bozmak suretiyle reşit olmayan mağdureyi alıkoymak ve reşit olmayan mağduru ile rızasıyla cinsel ilişkide bulunmak suçlarını işlemesinden ibaret olup Daire ile Başsavcılık arasındaki uyuşmazlık göreve ve bu konuda eksik soruşturma bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Dairece, dosyada mevcut belgelere nazaran sanığın terhis olup olmadığının tespit edilemediği, Başsavcılığın sanığın terhis olması gerektiği ya da terhis olduğu şeklindeki değerlendirmesinin, somut bilgi ve belgelere dayanmayan bir varsayım olarak kabul edilip görevsizlik kararı verilmesine dair görüşe itibar edilmediği belirtilerek, esası inceleyip hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.
Başsavcılık itiraz tebliğ namesinde; görev hususunun kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiğini, sanığın terhis olması halinde Askeri Mahkemenin görevsizlik karan vermesi gerektiğini, dosyada mevcut belgelere nazaran, terhis olup olmadığı hususunda şüphe bulunduğunu, bu hususun araştırılmasının ve sonuca göre görevli yargı yerinin tespiti gerektiğinden hükümlerin noksan soruşturmadan bozulmasını görüş olarak ileri sürmüştür.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen dikkate alınması gerekmektedir.
Askeri Mahkemelerin genel olarak görevleri, 353 sayılı Kanunun 9. ncu maddesinde, "Askeri Mahkemeler Kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile İlgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler" şeklinde düzenlenmiştir.
Sanığa isnat edilen suçlar askeri suç olmayıp, bir askeri suça da bağlı değildir. Ayrıca asker kişi aleyhine de işlenmemiştir. Sanığın Askeri Mahkemede yargılanması "asker kişi" olması nedeniyledir. Sanığın terhis olması halinde askeri mahkemelerde yargılamayı gerektiren ilgi kesilecektir (353 sayılı Kanunun 17 nci maddesi gereğince).
Bu nedenle sanığın terhis olup olmadığının tespiti önem arz etmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, sanığın 1979/2 tertip asker olduğu, askeri kimlik fotokopisine nazaran 21.5.1999 tarihinde askerlik mükellefiyetine haşladığı, hükmün 7.12.2000 tarihinde birlikte ikamet ettiği babasına tebliğ edildiği görülmekte, mevcut belgelere nazaran sanığın askerlik hizmetinin herhangi bir nedenle uzayıp uzamadığı anlaşılamamaktadır.
Daire ile Başsavcılık arasındaki bu ihtilaf ve görev hususunun belirlenmesi için, öncelikle sanığın terhis edilmiş olup olmadığının tespiti gerektiğinden. Başsavcılığın itirazının kabulü ile Daire kararının kaldırılması ve hükümlerin noksan soruşturmadan bozulması gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy