(1632 S. K. m. 85)
Olay günü olan 31.7.2000 tarihinde Takım Komutanı olan P.Atğm.D.K'nin bölüğe eğitim yaptırdığı sırada eğitime katılan sanık P.Er M.U'nun yere çöktüğünü görmesi üzerine, "neden çöküyorsun ayağa kalk" diye uyardığı, sanığın kalkmaması üzerine "gel lan buraya" diye bağırdığı, sanığın el kol hareketleri yaparak "gelmiyorum lan" diye bağırarak cevap verdiği, mağdur Atğm.D.K'nin sanığı tekrar yanına çağırması üzerine de davaya konu yapılmamakla beraber " bağırma lan" şeklinde cevap verdiği, dosya kapsamıyla maddi olgu olarak kesinlik kazanmaktadır. Maddi olgunun belirtilen şekilde gerçekleştiği hususunda da ihtilaf bulunmamaktadır.
İrdelenmesi gereken husus, davaya konu edilen şekliyle sanığın üstü ve amiri konumunda olan Atğm.D.K'nin "gelmiyorum lan" şeklinde bağırarak cevap vermesinin bir suç teşkil edip etmediği, ediyorsa hangi suçu oluşturacağıdır.
Aslı "ulan" olan, ancak halk dilinde "lan" olarak da kullanılan kelimenin, Meydan Larus'da, Vefasızlık, samimiyetsizlik, nankörlük, beddua, lanetleme anlamına geldiği açıklanmaktadır. Sanık P.Er M.U'nun eğitim esnasında takım komutanı olan ve eğitim yaptıran Atğm.D.K'nin "gel buraya lan" şeklinde seslenmesi üzerine "...gelmiyorum lan" demek suretiyle amiri konumunda bulunan üstünü küçük düşürdüğü, aşağıladığı, amirinin vakar ve haysiyetine tecavüzde bulunduğu tartışmasızdır. Esasen bu husus Dairece de kabul edilmiştir.
Dairece, hakaret suçunun oluşması için, salt vakar ve haysiyete tecavüz niteliğindeki sözlerin sarf edilmesinin yeterli olmadığı, bu sözlerin mağdurun şeref ve haysiyetini zedelemek özel kastı ile söylenmiş olması gerektiği kabul edilmekte ise de, bu değerlendirmeye katılmak olası olmayacaktır. Zira her ne kadar eylemin suç teşkil edip etmeyeceği değerlendirilirken, sözün söylendiği yere, zamana, koşullara, söyleniş sebebine, failin ve mağdur durumlarına bakılacağında kuşku bulunmamakla beraber, hakaret suçu genel kasıt altında işlenebilen şekli bir suç niteliğindedir. Bu suçun işlenmesinde "özel kast" aranmaz.
Somut olaya döndüğümüzde, sanık tarafından söylenen "gelmiyorum lan" sözünün söylendiği yerin bölük eğitim alanı olduğu, sözün bölükçe eğitim yapıldığı bir sırada sarf edildiği, sözlerin eğitime katılanlarca duyulduğu, sözün söyleniş sebebinin kendisine "gel lan buraya" diye hakaret edilmesine tepki gösterilerek aynen karşılık verilerek gerçekleştiği, bu sözlerin akabinde davaya konu edilmemekle beraber, sanığın üstü bulunan Atğm.D.K'ya ayrıca kastını pekiştirecek şekilde "bağırma lan" şeklinde hakaret içeren sözler sarf etmesi dikkate alındığında, Dairenin kabulünün aksine, sanığın dava konusu sözleri hakaret kastıyla söylediği tartışmasızdır.
Üstün olayın başlangıcındaki sanığı küçük düşürücü sözleri As. Mahkeme hükmünde olduğu gibi sanık açısından ancak haksız tahrik olarak değerlendirilebilir Diğer taraftan sanığın hakaret teşkil eden sözleri fevren söylemiş olması suçun vasfında değişiklik meydana getirmez.
Benzer olaylar sebebiyle As. Yargıtay Drl. Krl. nun 21.4.1994 gün ve 1994/48-48, 5 nci Dairenin 24.9.1996 gün ve 1996/192-173 sayılı kararlarında da "ulan" sözcüğünün hakaret teşkil ettiği kabul edilmiştir.
Bu hale göre, sanığın üste hakaret suçunu işlediği anlaşıldığından, itirazın kabulü ile Dairenin eylemin "üste saygısızlık" suçunu oluşturduğu hususundaki nitelemesinde isabet bulunmadığından Daire kararının kaldırılarak, diğer yönlerden temyiz incelemesine devam olunmak üzere dava dosyasının Dairesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy