(1632 S. K. m. 132)
Dosyada mevcut beyan ve belgelerden; T.C.G. Adatepe Komutanlığında görevli olan sanığın, görev yaptığı geminin Marmaris-Aksaz limanında bulunduğu sırada 17.12.1997 tarihinde yatakhanede astı olan Astsb.T.Ö.'nün giyeceklerini ve para cüzdanını yatağı üzerine gelişi güzel bıraktığını görerek, elbiselerinin allında bulunan kredi kartını alıp kendi cüzdanına koyduğu, aynı gün karşılaştıklarında Astsb. T.Ö.'nün kredi kartının kaybolduğunu söyleyip sanığa sormasına rağmen görmediğini beyan ettiği, sanığın aynı gün bahse konu kredi kartı ile Marmaris-Migros mağazasından 3 Milyon TL. tutarında alışveriş yaptığı, Marmaris Martı Otelindeki Casino'ya giderek 20 Milyon liralık oyun kredisi açtırdığı, ödeme belgesine T.Ö.'nün ismini yazıp sahte imza atarak 20 Milyon lira nakit parayı alıp oradan ayrıldığı, mağdurun yaptığı araştırma sonunda sanığın kredi kartını kullandığının tespit edilmesi üzerine, mağdur Astsb. T.Ö.' nün olaydan bir hafta sonra sanık hakkında şikâyet dilekçesini verdiği, bunun üzerine sanığın parasını mağduru iade ettiği, böylece sanığın astı olan Astsb. T.Ö. ye ait kredi kartını sahibinin rızası hilafına alıp, iki ayrı iş yerinde alış veriş ve nakit para temin etmek için kullandığı hususu açıklıkla belirlenmiştir.
İddia ve kabule, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 13.10.1994 gün ve 97-106; 23.9.1999 gün ve 200-163 esas ve karar sayılı ilamlarına nazaran, sanığın sübuta eren eylemlerinin iki ayrı suçu oluşturduğu, sanığın, rızası olmaksızın astının kredi kartını çalması şeklindeki eyleminin As. C.K. nun 132 nci maddesindeki suçu, kredi kartı ile ve kart sahibinin imzası taklit edilmek suretiyle mağazalardan alışveriş yapılması eylemi ise dolandırıcılık suçunu oluşturmaktadır.
Bu nedenle Mahkemenin direnme hükmünde bir isabetsizlik yok ise de; 4616 Sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun'un 22.12.2000 tarihinde 24268 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi karşısında; sanığa müsnet iddia ve kabule göre uygulama maddelerinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı, suç tarihinin 23 Nisan 1999dan önceye ait olması (17.12.1997) ve sanığa müsnet suçun (astının eşyasını çalmak) Kanunun 1 nci maddesi 5 nci fıkrasındaki kapsam dışı suçlar içinde yer almaması gözetilerek, 6 ve diğer fıkralarda öngörülen koşullar araştırıldıktan sonra 4 ncü fıkrası uyarınca davanın ertelenmesine yer olup olmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan hükmün sanık müdafiinin temyizine atfen ve resen bozulması gerekmiştir.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy