(1632 S. K. m. 87)
Dosya münderecatına nazaran, Şırnak/Çakırsöğüt 1 nci J. Komd Tb 3 ncü J. Komd. BlK. lığı emrinde askerlik hizmetini yapan sanığın, 9.2.2000 tarihinde çıktığı çarşı izninden kışlaya dönüşünde, kışla nizamiyesinde nöbetçi astsubayı nezaretinde yapılan üst araması ve kontrolünde, kuru pasta paketi içerisinde, 1 adet ERİCSSON marka cep telefonu ve bu telefona ait 2 adet şarj cihazı, 1 adet bilgisayar kablosu ve 1 adet CD, bulunduğu, J.Kom. Tug K lığının 12.10.1999 gün ve İSTH: 3550-818-99/1304 sayılı kışla emniyeti devamlı talimatının 16 ncı maddesinde "cep telefonları ve telefon ile yapılacak görüşmelerin kontrolü başlığı altında" ki emrin 16/b) bölümünde,
"Belirtilen bu nedenlerle; kışla içerisinde;
1) Erbaş ve erlerin cep telefonu ile görüşmeleri önlenecek, bu maksatla kışla içerisine cep telefonu sokulmasına ve bulundurulmasına engel olunacak, mevcut telefonlar toplanacak ve telefon sahiplerine terhislerinde iade edilecektir.
2) Planlı ve gayri muayyen zamanlarda yapılan birlik aramalarında, emirlere rağmen cep telefonu bulunduran erbaş ve erler hakkında emre itaatsizlik suçundan işlem yapılarak, caydırıcılık sağlanacaktır", şeklindeki Askeri hizmete müteallik olduğunda şüphe bulunmayan bu hizmet emrinin erata ve sanığa imza karşılığı tebliğ edildiği, bu tebliğe rağmen cep telefonunu pasta kutusu paketi içine saklayarak kışla nizamiyesinden soktuğu ve aramada cep telefonunun ele geçtiği, maddi vakıanın bu şekilde tezahür eylediği anlaşılmaktadır.
Maddi vakıanın bu şekilde tezahür eylediği ve emre itaatsizlikte ısrar suçunun maddi unsurunu oluşturduğu hususunda Daire ile Başsavcılık arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Dairece, "Öte yandan birliğe sokulmayacağı şeklindeki emre rağmen, sanığın bir cep telefonunu çarşıdan satın alıp, gizli bir şekilde nizamiyeye kadar getirmesi ve çantasının aranması sonucu telefonun ortaya çıkması, sanığın, müsnet suçun tüm icrai hareketlerini gerçekleştirdiği ve emre itaatsizlikte ısrar ettiğini ortaya koymaktadır. Bu arama faaliyetinin koğuşta gerçekleşmesi ile nizamiyede yapılması arasında bir fark bulunmadığı, sanığın yasağa rağmen cep telefonu satın alarak nizamiyeye getirmesi ile suçun tamamının gerçekleştiği" kabul edildiği halde;
Başsavcılık itiraz tebliğnamesinde, emre itaatsizlikte ısrar suçunun bir netice suçu olduğu, eğer netice meydana gelmemişse eylemin teşebbüs derecesinde kaldığının kabul edilmesi gerektiği, sanığın cep telefonunu birlik içerisine sokamadığına göre, emirle yasaklanan sonuca ulaşılamadığı ve cep telefonunu nizamiyeye kadar getirmekle icra hareketlerini tamamlamadığı, yapılan kontrolde cep telefonu ele geçirilmekle ihtiyarında olmayan sebeplerle hareketin sona erdiği, bu nedenle suçun eksik teşebbüs derecesinde kaldığı ileri sürülerek daire kararının kaldırılması istenmiştir.
Konu kurulumuzca tanışmaya açılmış, bazı üyeler, sanıkta ele geçen telefonun görüşmeye elverişli olup olmadığının sorulması gerektiğini, bu hususta noksan soruşturma olduğunu ileri sürmüşler ise de, yapılan oylama sonunda, bu üyelerin muhalefetiyle ve oyçokluğuyla noksan soruşturma bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu aşamadan sonra, esas yönünden yapılan incelemede; cep telefonunun kışla içerisinde bulundurulmasının yasaklanmasına dair emrin kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen, sanığın şehir merkezinden aldığı ve kuru pasta paketine gizleyerek kışla hudutları içinde bulunduğunda şüphe olmayan nizam karakolu iyine soktuğu, hu nedenle kışla içerisinde cep telefonu bulundurmak suretiyle emre aykırı hareket ettiği anlaşılmaktadır. Cep telefonunun kışla içinde bulundurmakla eylem tamamlandığından, müsnet suçun maddi unsura gerçekleştiği gibi, cep telefonunu kışla içinde bulundurmanın yasak olmasına, bu yasağın kendisine tebliğ edilmesine rağmen, pasta kutusu süsü vererek nizamiyeden içeri sokmakla emre itaatsizlikte ısrar kastı ile de hareket ettiği ve suçun manevi unsur bakımından da tamamlandığı anlaşılmakla, suçun eksik teşebbüs aşamasında kaldığına dair Başsavcılıkça gösterilen itiraz sebebi kabule değer görülmemiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy