(1632 S. K. m. 63)
Dosyada mevcut delil durumuna göre; sanığın 21.6.1999 tarihinde Atatürk Üniversitesi Erzincan Eğitim Fakültesinden mezun olduğu, 4.8.1999 tarihinde son yoklamasını yaptırdığı, 1999/08 nci grup yedek aday adayı olarak askerliğine karar alınarak, muhtemel sevk tarihinin Temmuz 2000 olduğunun kendisine tebliğ edildiği, TRT tarafından yapılan duyuruya göre en geç 21.7.2000 tarihine kadar askerlik şubesine başvurup sevk evrakını alması gerektiği, bu gereğe uymayarak 31.7.2000 tarihinde kendiliğinden askerlik şubesine başvurup ifadesini verdiği ve 23.7.2000 tarihli 7 günlük sağlık raporu ibraz ettiği anlaşılmaktadır.
Daire; sanığın savunmalarında istikrarlı bir şekilde hasta olduğu sevke katılamadığını ileri sürmesi, istirahatı sonunda 31.7.2000 nde Askerlik Şubesine başvurup raporunu ibraz etmesi ve sevk tarihinde ağır hasta olduğu için hastaneye gidemediğini beyan etmesi karşısında, 23.7.2000 tarihli doktor raporu ile tespit edilen sanığın hastalığının en son sevk günü olan 21.7.2000 tarihinde de mevcut olup olmadığının uzman bir bilirkişi marifetiyle tespit edilip, bu tespite göre hüküm kurulması gerektiğini belirterek noksan soruşturmadan hükmün bozulmasına karar vermiştir.
Başsavcılık ise; Askeri Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, Yedek Subay Aday Adaylarının bakaya suçunun sevk işlemlerinin son gününün mesai saatinin bitiminden itibaren temadi etmeye başlayacağı ve temadinin ilk günü içerisinde alınan raporun dahi suçun oluşumuna bir etkisinin bulunmayacağı, mevzu olayda son sevk gününden 2 gün sonra rapor alınmasının kanuni bir mazeret teşkil etmeyeceği, sanığın bir yandan ağır hasta olduğunu beyan etmesine rağmen, diğer yandan sevk döneminde tedavisini sağlamaya yönelik herhangi bir girişiminin bulunmaması nedenleriyle noksan soruşturma bulunmadığı görüş ve düşüncesindedir.
Askeri Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, Askerlik Şubesi Başkanlığına son sevk gününe kadar başvurmayıp sevk belgelerini almayan ve şevkini yaptırmayanların, bu tarihten sonra almış oldukları istirahat raporları temadiyi kesmemektedir (As.Yrg.Drl.Krl.27.3.l997 gün ve 51-51, 23.10.1997 gün ve 137-131 ve 25.5.2000 gün ve 111-110 sayılı ilamları bu doğrultudadır). Ancak somut olayda, sanığın Askerlik Şubesince tespit edilen ifadesinde, "23.7.2000 tarihinde Üzümlü Devlet Hastanesinde yatışım yapıldı. Rahatsızlığımdan dolayı celbe katılamadım. Gerekli raporum ektedir." Talimatla tespit edilen mahkeme ifadesinde, "Ben Temmuz 2000 celbine tabi idim, rahatsızlığımdan dolayı celbe katılamadım rapor aldım, raporumu da ibraz ettim, raporumun tarihini hatırlamıyorum" şeklindeki savunması ile temyiz dilekçesinde hastalığının ağır olması sebebiyle hastaneye iki gün geç gidebildiğini ileri sürmesi karşısında dosyadaki rapor da nazara alınarak Dairenin bozma ilamında belirtildiği şekilde sanığın savunmasının araştırılması ve bu konudaki noksan soruşturmanın giderilmesinin sanığa isnat olunan suçun sübutu açısından zorunlu görülmüştür.
Bu nedenlerle Dairenin bozma ilâmında kanuna aykırılık bulunmadığından Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy