(353 S. K. m. 44)
Dava konusu olayda, sanık vekillerince, sanık re'sen emekli Dz. Hak. Yzb. M.N. N. hakkındaki dava dosyasının Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinde duruşmalı temyiz incelemesi sırasında eski bozma kararına katılan iki üyenin yazılı ve sözlü olarak reddedildikleri, bu üyeler tarafından ret sebeplerinin varit olmadığının beyan edilmesi üzerine, 353 sayılı Kanunun 43 ncü maddesi uyarınca oluşturulan As. Yrg. 1 inci Dairesi tarafından, müteferrik kararla reddi hâkim taleplerinin reddine karar verildiği, bu karar aleyhine sanık vekilleri Av A.A.N. ve Av. H.Ş.K. tarafından müşterek dilekçeleriyle; reddi hâkim talebinin reddine dair kararın yasaya aykırı olduğu, ayrıca savunma makamının tekliliği dikkate alınarak reddi hâkim talebinin reddi nedeniyle tek bir para cezası verilmesi gerekirken savunma yapan her bir avukata ayrı ayrı para cezası verilmesinin de yasaya aykırılık oluşturduğu belirtilerek Daire kararının kaldırılması için kanun yoluna başvurdukları belirlenmektedir.
353 sayılı Kanunun 44 ncü maddesinde; hâkimin reddi işleminin kabul edilmemesi ile ilgili kararlar ile red isteminin esassız veya ret sebebinin aksi sabit olduğuna dair kararlar aleyhine ancak hükümle birlikte temyiz yoluna başvurulabileceği belirtilmiş olması nedeniyle, Askeri mahkemelerce verilecek hu nev'i kararların temyiz incelemesi sırasında temyiz denetimine tabi olacaklarında duraksama yoktur.
İrdelenmesi gereken husus, reddi hâkim talebi Yargıtay Dairesinde olup da, bu talep Dairece reddedilirse bu karar aleyhine kanun yolu bulunup bulunmadığıdır. Gerek 353 sayılı Kanunda, gerek 1600 sayılı Askeri Yargıtay Kanununda bu hususa ait bir düzenleme yoktur.
Kanun yolu olarak "İtiraz" 353 sayılı Kanunun 202 nci maddesinde düzenlenmiş olup, "İtiraz, bu kanunda açıkça gösterilen hallerde kararlara veya Askeri mahkeme kararlarına karşı yapılabilir". Yargıtay Dairesince verilen reddi hâkim kararının reddi kararına karşı olarak "İtiraz" konusunda bir düzenleme bulunmadığından, bu karara karşı itiraz yoluna başvurulabilmesi mümkün görülmemekledir.
Bu kararın temyizen incelenmesi olanaklı mıdır? Daire kararlarına karşı temyiz incelemesi Askeri Yargıtay'da Drl. Krl. da yapılmaktadır. 1600 sayılı Askeri Yargıtay Kanununun 22 inci maddesine göre, Drl. Krl. nun görevleri; Askeri Mahkemelerden verilen direnme kararları ile Yargıtay Dairelerinden çıkan kararlara karşı Başsavcılıkça yapılan itirazları inceleyip karara bağlamaktır. DrI. Krl .nun bir davaya başka bir yolla el atması mümkün değildir. Somut olayda Başsavcılıkça bir itiraz vaki olmadığı gibi bir direnme kararı da söz konusu olmadığından konunun temyiz incelemesi şeklinde Daireler Kurulunda incelenmesi mümkün görülmemekledir. Esasen bu durumun çeşitli ihtilaflara sebep olabileceğini gören Kanun Koyucu 2797 sayılı Yargıtay Kanunun 39 ncu maddesiyle bu durumu çözümlemiş, Yargıtay'da reddi hâkim talebinin reddine dair kararların kesin olduğunu açık bir şekilde hükme bağlamıştır. Askeri Yargıtay Kanununda bu konuda bir hüküm yoksa da bu çözüm tarzının kıyasen uygulanarak Daire tarafından verilen reddi hâkim talebinin reddine dair kararların kesin olduğu, aleyhlerine kanun yolunu başvurulamayacağı kabul edilmelidir.
Her ne kadar Askeri Yargıtay Kanununun 22 inci maddesinde. Daireler Kurulunun görevleri arasında, ilk derece mahkemesi olarak Askeri Yargıtay Dairelerince verilmiş olan kararların temyiz yolu ile incelenmesini yapmak da gösterilmiş ise de, reddi hâkim talebinin reddine dair kararların Dairece ilk derece mahkemesi olarak verilmiş olan karar niteliklerinin bulunmadığı, bu kabil kararların Askeri Yargıtay Başsavcısının, ikinci Başkanının, Daire Başkanları ve Üyelerinin Askeri yargıya tabi şahsi suçlardan dolayı Dairelerce Tesis edilecek hükümlere hasredilmesi gerektiği sonuç ve kanısına varıldığından, sanık vekillerinin kanun yoluna başvuru istemlerinin reddi gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy