(1632 S. K. m. 87)
Daire ile As Mahkeme arasındaki uyuşmazlık. Sanık Dz. Astsb. Kd. Çvş. Ş.D. nin 31.5.1999 tarihinde, kursa başlarken tebellüğ etliği 13 maddelik emrin silah ile ilgili düzenlemeyi içeren 3 ncü Md. sine aykırı olarak misafirhanede tabanca bulundurması sebebiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlemiş olup olmadığıdır.
Askeri Ceza Kanunun 87 nci maddesinde yazılı emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşabilmesi için, her şeyden önce amir tarafından verilmiş bir emrin bulunması ve emrin konusunun hizmete ilişkin olması gerekmektedir. Kursiyer Bilgi Formu'nda yer alan kuralların hizmete ilişkin olduklarında kuşku bulunmadığı gibi, bu konuda uyuşmazlıkta yoktur Daire ile Askeri Mahkeme arasındaki uyuşmazlığın esasını sanığın uymadığı iddia ve kabul edilen söz konusu kuralların "Emir" sayılıp sayılmayacağıdır.
Askeri Mahkemece, kurs komutanlığınca hazırlanıp kın başlarken imzalattırılan belgede yer alan kursiyerlerin uymaları gereken kuralların "Askeri hizmete ilişkin bir emir" olduğu, dolayısıyla buna aykırı davranarak şahsi tabancasını misafirhane odasına bırakan sanığın bu eyleminin Emre İtaatsizlikle Israr suçunu oluşturacağı kabul edilmiş iken,
Daire bu düzenlemenin, her Askerin uyması ve kurs yerinde gözetilmesi gereken kuralları içerdiğinden hareketle genel bir talimat niteliğinde olduğu kanısına varmış, dolayısıyla söz konusu kurallına aykırılığın, emre itaatsizlikle ısrar suçunu oluşturmayıp, disiplin tecavüzü niteliğinde olduğu sunucuna ulaşmıştır.
Bu nedenle Kurulumuzca öncelikle söz konusu belgenin, emir niteliğinde mi yoksa kurs yerinde gözetilmesi gereken kuralları içeren genel bir düzenleme mi olduğunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Askeri Ceza Kanununun 12 nci maddesi "Hizmet" i Gerek Malum ve muayyen olan ve gerek bir amir tarafından emredilen bir Askeri vazifenin ast tarafından yapılması halidir" şeklinde tanımlamıştır. TSK İç Hizmet Kanununun 6 ncı maddesindeki hizmet tanımı da bununla benzerlik göstermektedir Bu maddeye göre Hizmet: Kanunlarla Nizamlarda yapılması veyahut yapılmaması yazılmış olan hususlarla: amir tarafından yazı veya sözle emredilen veya yasak edilen işlerdir."
İç Hizmet Kanununa göre Nizam ise, Tüzükler kararnameler, yönetmelikler, talimnamelerin ve talimatların hükümleridir
Diğer taraftan her kıt'a veya kurum amiri, Hizmetin etkin ve sağlıklı olarak yürütülmesinden sorumlu olup bu maksatla gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu bağlamda mevzuata aykırı olmamak kaydıyla yeni düzenlemeler yapabileceği gibi, emirler de çıkarabilir Nitekim, İç Hizmet Yönetmeliğinin 35-39 ncu maddelerinde "Günlük emir"den söz edilmekte, 40 ncı maddesinde ise "Devamlı talimarla ilgili düzenleme yer almaktadır. Bu hükme güre devamlı talimat: "Kıt'a ve kurumlarda taktik ve idari hizmetlerden genel olarak her zaman aynı şekilde cereyan eden ve talimname ve yönetmeliklerde bulunmayan hususlar için ne gibi usul ve esaslar takip edileceğini tespit ve emretmek üzere komutanlık tarafından evvelden hazırlanan yönetmelikler" dir.
Şu halde hizmetin ne şekilde yerine getirileceği genel olarak yönetmelik ve talimnamelerde gösterilmiş olmakla beraber bunlarda yer almayan hususisi için birlik veya kurum amirleri yönerge çıkarılabileceklerdir.
Buna karşılık T.S K İç Hizmet Kanununun 8.maddesinde: Emir Hizmete ait bir talep veya yasağın sözle, yazı ile ve sair suretle ifadesidir şeklinde tanımlanmıştır. İç Hizmet Yönetmeliğin 28 ve sonraki maddelerinde ise emrin veriliş şekli, içeriği, değiştirilmesi ve takibi gibi konular ayrıntılı olarak düzenlemiştir. Bu maddelere göre emirler, hizmetin mahiyetine göre verildiği sıradaki sarılara ve hizmetin taalluk ettiği talimatnamelerin icaplarına tabı olarak sözlü veya yazılı olarak verilebilir. Her iki durumda da emrin açık, anlaşılabilir, uygulanabilir ve kesinlik arz etmesi ve yasaya uygun olması gerekmektedir. Yazılı olarak verilen bir emrin, emri veren amir tarafından imzalanması gerektiğinde kuşku yoktur.
Askeri mahkemece emir niteliğinde olduğu kabul edilen belge incelendiğinde, bunun "Kursiyer Bilgi Formu" baslığım taşıdığı, ilk bolümde kursiyerle ilgili kimlik bilgilerine ver verildiği, bu bilgilerden sonra "KURSİYERİN KURS SÜRESİNCE UYMALARI ZORUNLU HALLER" başlığı altında, 3 üncü maddede yer alan ve sanığın aykırı davrandığı iddia olunan kural dışında kursiyerlerin, kursun sinesine bağlı olarak getirmeleri gereken fotoğrafları ve kursa katılma belgelerini yanlarında getirmek zorunda oldukları, yanlarında fotoğraf bulunmayanların bunları Tabur Komutanlığına en geç üç gün içinde teslim etmeleri gerekliği, istihbarat ve İ.K.K. konularında azami özen gösterileceği, geçici giriş kartlarını sürekli takacakları, araç sahibi kut siyerlerin araç giriş kartını Güvenlik Sb. lığından alacakları, birlik içinde azami süratin 25 km olduğu ve park yeri haricinde araçlarını park etmeyecekleri, kurs suresince yapılacak merasim, denetleme, konferans vb. faaliyetlere katılacakları belirtilmiş, yanında bulunduracakları ve giyecekleri üniforma türü ve üniformalı iken takılması uygun olmayan süs eşyaları sınırlı olmayacak şekilde sayılmış ve bunların takılmayacağı ifada edilmiştir. Ayrıca derse giriş ve çıkıştan yoklamalara, kursiyer nöbetinden sağlık ve izin içlerine, sosyal tesislerden yararlananların mevcut emirlere ve disiplin konularına tam riayet edeceklerine dair kurallara yer verildiği ve belgeye 13 üncü madde olarak komutanlık sınırları içinde cep telefonu bulundurulmayacağına ilişkin bir maddenin el yazısıyla eklendiği, belgenin alt bölümüne sanığın 31.5.1999 günü kursa katıldığı yazılıp sanığa imzalatıldığı, buna karşılık belgede çıkaran makamın adı yer almadığı gibi, ilgili amir tarafından da imzalanmadığı görülmektedir.
Matbu olarak önceden hazırlanıp bastırılan, belgede yer alan ve özeti yukarıya çıkarılan kurallar yukarıda yapılan açıklamalar ılığında incelendiğinde, bunların kurs yaşamını ilgilendiren her kursiyerin, belirli bir zaman dilimine bağlı olmaksızın kurs sinesinde uyması zorunlu genel nitelikte temel hükümleri içerdiği, ancak sanık bakımından somutlaştırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle söz konusu hükümlerin Askeri Ceza Kanununun 87/1 nci maddesinde belirtilen nitelikte bir hizmet emri olmayıp, kurs hizmetinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için önceden hazırlanan yönerge hükümlerinden bazılarının kursiyerlere hatırlatılmasından ibaret olduğu sonucuna varılmıştır. Bu sonuca varılırken belgenin Kursiyer Bilgi Formu oluşu ve Tabur Komutam tarafından imzalanmamış olması da gözden ırak tutulmamıştır.
Diğer taraftan sanığın bu emri/talimatı 31.5.1999 tarihinde imzaladığı, olayın da 25.6.1999 tarihinde ortaya çıktığı ve dolayısıyla 25 gün süresince tabancasıyla birliğe girip çıktığı ve silahını misafirhanede bulundurduğu gözetildiğinde, söz konusu emre/talimata rağmen kurs komutanlığının, kursiyerlerin yanlarında tabancalarını bulundurmalarına hoşgörü ile bakmış olmaları gibi bir olasılık da söz konusudur.
Askeri Ceza Kanununun 87/1 nci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşması için suçun faili olan ast yönünden özelleştirilmiş ve somut hale getirilmiş bir hizmet emrinin bulunması zorunlu olduğundan, Dairenin, sanığın söz konusu yasağa aykırı davranmasının emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturmayacağına ilişkin değerlendirmesi yerinde ve yasaya uygun bulunmuştur. Şunu da belirtmek gerekir ki, genel nitelikte de olsa söz konusu kurallara aykırı hareket etmek, disiplinsizlik teşkil edecek ve disiplin amiri tarafından cezalandırılabilecektir.
Bu nedenle, sanık hakkında direnilmek suretiyle verilen Mahkûmiyet hükmünün bozulması gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy