(1632 S. K. m. 85)
Sanığın, Per. Ütğm. G.K.'ya karşı işlediği iddia olunan üste hakaret suçundan Birlik Komutanlığınca ifadesinin alındığı sırada "bir dişinin istekleri" diyerek mağdur bayan subayın haysiyetine ve vakarına kasti ve haksız bir tecavüzde bulunduğu kabul edilerek, sanığın üste hakaret suçundan eylemine uyan ASCK nun 85/1, TCK nun 47 ve 59 uncu maddeleri uyarınca yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay 1inci Dairesinin 27.11.2002 gün ve 2002/1086-1077 sayılı ilâmı ile; sanığın ifadesinde geçen sözlerin savunma sınırları içinde kaldığı, hakaret kastı taşımadığı kabul edilerek mahkûmiyet hükmünün esas noktasından bozulmasına karar verildiği,
Bu karara Askeri Yargıtay Başsavcılığınca, sanığın ifadesi alınırken söylemiş olduğu davaya konu sözlerin savunma konusuyla mantıksal açıdan bir bağlantısı bulunmadığı, üste hakaret suçunun sübuta erdiği görüş ve düşüncesiyle Daire kararına itiraz edildiği, anlaşılmaktadır.
Yukarıda aşamaları özetlenen davada itiraza konu olan ve çözümlenmesi gereken sorun sanık Astsubaya yüklenen üste hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir.
Daire; sanığın, Ütğm. G.K.'ya karşı işlediği iddia olunan üste hakaret etmek suçundan dolayı amiri tarafından ifadesinin alındığı sırada söylediği ve tutanakta yazılı sözlerin savunma sınırları içerisinde kaldığı, hakaret kastı taşımadığını kabul ederken,
Askeri Yargıtay Başsavcılığı; savunma ve dava ile ilgisi olmadığı halde sanığın ifadesinde "Birkaç densizin dedikodusu, bir dişinin isteklerine cevap verenler düzenimizi bozdu" şeklinde beyanda bulunarak "bir dişinin istekleri" sözü ile bayan subay G.K.'nın 27.7.2001 tarihli olay nedeniyle şikâyet dilekçesi verip kendisi hakkında kanuni işlem yapılmasını istemesini herhangi bir üstün kanuni hakkı olarak değil, sadece kadınlığını kullanıp etrafını etkileyerek ulaştığı bir sonuç şeklinde ifade ettiği, sırf cinsiyetinden dolayı üstünü aşağılayıcı, kişiliğini zedeleyici, kasti haksız bir saldırıda bulunduğu görüş ve düşüncesiyle Daire kararına itiraz etmiştir.
Üste hakaret suçunun düzenlendiği ASCK nun 85 inci maddesinde hakaret tarif edilmemiştir. Öğretide ve yargı kararlarında; hakaret, bir kimseye, onun şeref ve haysiyetine dokunacak şekilde bir fiil isnat etmektir Sövme ise; belli ve özel bir fiil isnat etmeksizin bir kimsenin namus, şöhret, onur ve haysiyetine dokunacak bir fiil ve harekette bulunmaktır.
Söylenen sözlerin veya yazıların hakaret veya sövme teşkil edip etmediğinin tayin edilebilmesi için bu sözlerin hangi şartlar altında söylendiği, failin ve mağdurun içinde bulunduğu durum, hakaret teşkil ettiği iddia olunan sözlerin söylenme sebebinin ve şeklinin araştırılması olayın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, sanığın iddia konusu sözleri, olay tarihinden 20 gün kadar önce bayan subay G.K.'ya hakaret ettiği iddiasıyla başlatılan soruşturma sebebiyle başvurulan ve kendisi tarafından kaleme alınıp daha sonra tutanak haline getirilen ifadesinde kullandığı anlaşılmakta, bu ifadesinde özetle; haksızlığa uğradığı haleti ruhiyesiyle karargâhtaki uygulamaları ve yeni Kurmay Başkanını eleştirdiği, aslında ifadesi alınan suçtan dolayı Kurmay Başkanı tarafından 20 gün önce sorguya çekildiğini, kendisine "bir daha üstlerinle konuşurken dikkat et" denilerek, tekrarlanırsa işlem yapılacağının bildirildiğini, buna rağmen yeniden ifadesinin alınmasına anlam veremediğini açıkladıktan sonra hakaret teşkil ettiği iddia olunan sözleri söylediği görülmektedir.
Dişi sözcüğü, insanlar için "kadın, bayan" anlamına gelmekte, kullanıldığı yer ve zamana göre de cinselliği, cinsel cazibeyi ifade etmekle birlikte, somut olayda; sanığın bu sözü, mağdur ile aralarında daha önce geçen olay nedeniyle, bağlı olduğu Komutanlıkça hakkında yapılan işlemleri eleştirirken ve kendisine yapılan uygulamaya bir tepki olarak söylediği, hakaret kastım taşımadığı, savunma sınırları içinde kaldığı sonuç ve kanaatine varıldığından, sanık hakkında Askeri Mahkemece üste hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü sanığa isnat olunan suçun unsurları itibariyle oluşmaması noktasından bozan Daire kararında bir isabetsizlik görülmemiş ve Başsavcılıkça yapılan itirazın reddi gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy