(353 S. K. m. 165) (1632 S. K. m. 59, 87)
Zimmet suçundan açılan ve sanığın As. C.K.nun 87/1, TCK. nun 59 uncu maddeleri uyarınca emre itaatsizlikte ısrar suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Daire ile Askeri Yargıtay Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan dava açılıp açılmadığına ilişkindir.
Sanık hakkında 5 inci Zırhlı Tugay K.lığı Askeri Savcılığının düzenlediği 17.9.2001 gün ve 2001/2878-1031 sayılı iddianamede; "1.6.2001 günü iki gün yol süresi verilerek on gün kanuni izne gönderildiği, izne giderken sanığın daha önceden içerisinde askeri malzemeler bulunan ve gizlice dışarıya çıkardığı çantayı da yanına alarak otobüse bindiği, bindiği otobüsün Kahraman Maraş otogarında durması üzerine burada görevli inzibatlarca sanığa ait çanta içerisinde yapılan aramalarda 1 adet As.İz.çiftli kordon, 1 adet As.İz.kolluk (49 numara), 2 adet parka, 1 takım yazlık elbise, 1 takım kışlık elbise, 1 adet kışlık kep, 1 adet yazlık kep, 2 çift kışlık bot, 1 adet eldiven, 1 takım kışlık fanila, 1 adet palaska, 1 adet askeri çanta olmak üzere toplam on iki kalem askeri malzemenin bulunarak bu malzemelere el konulduğu, bu suretle sanığın askerlik hizmeti süresinde kullanmak üzere kendisine tevdi ve emanet edilmiş olan söz konusu askeri malzemeleri kendi menfaatine birlik komutanlığının bilgisi dışında gizlice kışla dışarısına çıkarıp memleketine götürürken yakalanmak suretiyle askeri eşyayı zimmetine geçirmek suçunu işlediği suç dosyasında mevcut tüm belge ve ifadelerden anlaşıldığından, yargılamasının 5 inci Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinde yapılarak eylemine uyan As.C.K.nun 131/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talep ve iddia olunur." şeklinde anlatıma yer verilmiş ve kamu davası açılmıştır.
Yukarıda tam metni açıklanan bu iddianame ile emre itaatsizlikte ısrar suçundan açılmış bir dava bulunup bulunmadığı hususu incelendiğinde;
353 sayılı As.Mah.Krls. ve YUK nun 115 inci maddesinde; "İddianame, sanığın kimliğini, suç teşkil eden eylemin neden ibaret bulunduğunu ve kanuni unsurları ile delillerini, uygulanması istenen kanun maddelerini ve varsa hazine zararını ve duruşmanın hangi askeri mahkemede yapılacağını gösterir." hükmü yer almaktadır.
Şu halde, iddianamede sanığa yüklenen fiil veya fiillerin neler olduğu, suçun unsurları hiçbir duraksamaya meydan vermeyecek şekilde açıklanmalıdır. Sanık, iddianameyi okuduğunda üzerine yüklenen suçun ne olduğunu anlamalı, buna göre savunmasını yaparak kanıtlarını sunabilmelidir. Yüklenen suçun belirsiz olması, yasal unsurlarının belirtilmemesi, savunma hakkinin kısıtlanması sonucunu doğurur.
Diğer taraftan, aynı yasanın 165 inci maddesinde; "Hükmün konusu duruşmanın sonucuna göre iddianamede gösterilen eylemden ibarettir Eylemin değerlendirilmesinde, askeri mahkeme iddianame, iddia ve savunmalar ile bağlı değildir."
CMUK. nun 150 inci maddesinde; "Tahkikat ve hüküm yalnız iddianamede beyan olunan suça ve zan altına alınan şahıslara hasredilir."
Hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda açıklanan maddelerde belirtildiği gibi hükmün konusu iddianamede gösterilen eylemdir. Ancak Mahkeme eylemin niteliğini tayin ve takdirde iddianame ile bağlı bulunmamaktadır.
Askeri Yargıtayın ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi, olay hakkında dava açıldığını göstermez; dolayısıyla iddianamede belirtilen fiilin dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan bir eylem nedeniyle yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması yasaya aykırılık oluşturur.
Somut olayda; tam metni yukarıda açıklanan iddianamede gösterilen ve dava konusu yapılan eylem, kendisine görevi gereği teslim edilen askeri eşyanın sanık tarafından mal edinmek amacıyla izne giderken beraberinde götürülmesi ve bu eşyanın yolda yapılan arama sırasında ele geçirilmesidir. Şu halde sanık hakkında sadece "zimmet" sucundan dolayı dava açılmış ve bu fiilden cezalandırılması istenmiştir.
İddianamede, sanığa izne giderken askeri malzeme götürülmeyeceğine ilişkin bir emrin tebliğ edildiğinden ve sanığın bu emre rağmen anılan askeri malzemeleri dışarıya çıkarmak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar ettiğinden bahsedilmemiş; sonuç olarak emre itaatsizlikte ısrar suçundan dava açılmamıştır. Olayda 353 sayılı Kanunun 167 nci maddesinin şartları da bulunmamaktadır.
Bu nedenle, dava konusu yapılmayan bu eylemden dolayı yargılama yapılması ve ek savunma hakki tanındığından bahisle mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmemiştir. Ayni nedenle, Dairenin bozma kararı yerinde bulunmuş ve Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy