(353 S. K. m . 9)
Dosyanın incelenmesinden, Daire ile Başsavcılık arasında bulunan ve dolayısıyla Kurulumuz tarafından çözümlenecek olan uyuşmazlık, sanık Bnb.Y.Y.'nin işlediği iddia edilen "müteselsilen haksız mal edinme" suçu ile ilgili yargılama görevinin Askeri Mahkemeye mi, yoksa Adliye Mahkemesine mi ait olduğudur.
Daire, Yerel As. Mahkemenin verdiği görevsizlik kararını isabetli bulup hükmü onamış iken; Başsavcılık, görevin Askeri Mahkemeye ait olduğunu, zira sanığın yüklenen suçu, askeri hizmet ve görevini yürütürken haksız menfaatlerden elde ettiği mal varlığı nedeniyle işlediğini ileri sürmektedir.
Genkur. Bşk.lığı Askeri Savcılığınca düzenlenen iddianamede, sanık Bnb.Y Y.'nin dışında asker kişi sayılan ve sayılmayan dört sanıkla ilgili olarak 3628 sayılı Kanuna muhalefetten kamu davası açılmış ise de, bu sanıklar hakkında Askeri Mahkemece verilen görevsizlik kararları, Dairece onanmış ve Başsavcılıkça da itiraz yoluna başvurulmamakla kesinleşmiştir Bu nedenle, yalnızca sanıkla sınırlı olarak inceleme yapılmış ve görev sorununun çözüme kavuşturulmasında haklarında itiraza gelinmeyen sanıkların eylemleri dikkate alınmamıştır.
Uyuşmazlığın çözümü için askeri mahkemelerin genel olarak görevlerinin ne olduğuna bakmak gerekmektedir. 353 S.K.nun 9 uncu maddesinde; genel olarak askeri mahkemelerin görevleri "Askeri mahkemeler Kanunlarında aksi yazılı olmadıkça asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler" şeklinde ifade edilmiştir. Bu düzenlemeye göre bir yargılamanın askeri mahkemeye ait olabilmesi için asker kişinin 1) Askeri bir suç işlemiş olması, 2) Suçu asker bir kişiye karşı işlemiş olması, 3) Suçu askeri bir mahalde işlemiş olması ve 4) Suçu askerlik hizmet ve göreviyle ilgili olarak işlemiş bulunması gerekmektedir.
Sanığa yüklenen suç, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Kanununun 13 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç niteliği itibariyle askeri bir suç olmadığı gibi, asker kişiye karşı da işlenmiş değildir. Bu itibarla, söz konusu suçun, sanığın askeri hizmet ve göreviyle ilgili olup olmadığı ile askeri mahalde işlenmiş sayılıp sayılmayacağının tartışılması gerekmektedir.
3628 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde cezai müeyyideye bağlanan haksız mal edinme suçu, aynı Kanunun 4 üncü maddesinde tanımlanmıştır Bu maddeye göre haksız mal edinme, "Kanuna veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ispat edilmeyen mallar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan artışlar"dır ve bu eylemler, mal bildiriminde bulunmama şeklinde kendisini göstermektedir.
Haksız mal edinme suçunun işlenme zamanı ise, tanımdan da anlaşılacağı gibi, "kanuna veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ispat edilmeme" veya "ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamaların ortaya çıktığı" andır. Nitekim Y.C.G. Krl. 3.2.1998 gün ve 7/288-11 sayılı kararında, 3628 sayılı Kanunun 12 ve 13 üncü maddelerinde düzenlenmiş olan "eksik bildirimde bulunma" ve "haksız mal edinme"nin ani suç oldukları ve mal bildiriminde bulunma için öngörülen sürenin bitimi ile haksız mal edinme tarihlerinde oluştuğu kabul edilmiştir. Bu nedenle, asker kişi olan sanığın, mal bildiriminde bulunacağı merci 3628 sayılı Kanunun 8/b maddesi gereğince askeri makamlar olduğundan, söz konusu suçun askeri mahalde işlendiğini ve yargılama görevinin askeri yargıya ait olduğunu kabul etmek gerekir.
Öte yandan, Kanunun 21 inci maddesinde, bu kanunda yazılı suçların asker kişiler tarafından işlenmesi halinde, soruşturmaların askeri savcılar tarafından yürütüleceği hüküm altına alınmış olduğundan, haksız mal edinme suçunu işleyen asker kişilerin bu suçla ilgili davalarına askeri mahkemede bakılması gerekmektedir. Her ne kadar, maddede bu kanunda yazılı suçları işleyen asker kişilerin davalarına askeri mahkemede bakılacağı şeklinde açık bir düzenleme yoksa da, soruşturmayı yürütme görevinin askeri savcıya verilmesinin sebebini başka türlü açıklamak olanağı yoktur. Dava açamayacaksa, askeri savcının soruşturma yapmakla görevlendirilmesi de anlamsızdır. Esasen bu yasanın C. Savcılarına, istisnaların dışında, bir izin ve karara ihtiyaç olmadan resen soruşturma yapma imkânı verdiği (madde 17, 18, 19, 20) gözetildiğinde, 21 inci maddeye göre de askeri savcı, 3628 sayılı Kanuna aykırı bir suç ihbarı aldığında resen soruşturma yapabilecektir. Bir bakıma bu hüküm 353 S.K.nun 8 ve 95 inci maddeleri çerçevesinde komutanın "soruşturma emrine" gerek kalmadan askeri savcıya soruşturmaya başlama imkânı sağlamakta ve böylece 3628 sayılı Kanuna aykırı suçları işleyen asker kişilerle ilgili soruşturma ve yargılama görevinin askeri yargıya ait olduğu ortaya çıkmaktadır.
Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığınca düzenlenen iddianame incelendiğinde, suç tarihi olarak 2001 yılı ve öncesinin gösterildiği, fakat sanığın, 1989 yılından beri MSB. lığı Maliye Dairesi Obi Şubesinde görev yaptığına işaret edildiği ve 6.5.2001 tarihinde postaya verilen bir ihbar mektubu üzerine hakkında soruşturma başlatıldığı görülmektedir. Ayrıca iddianamede; sanığa "müteselsilen haksız mal edinme" suçu yüklenirken müteaddit kereler mal bildiriminde bulunduğu sırada ve hatta soruşturma başladıktan sonra bile mallarını gizleme eğilimi içinde olduğu vurgulanmıştır.
Sanık Bnb. Y.Y. itiraz tebliğnamesinde de vurgulandığı gibi sadece askeri görevi bulunan bir kamu görevlisidir, idari ve adli bir görevi söz konusu değildir İddia, sanığın mal varlığını, muayene, satın alma ve teknik şartnameleri hazırlama komisyonlarındaki askeri görevi sırasında, ancak kaynağı belli olmayacak şekilde ve görevin kötüye kullanılması sonucu elde ettiğidir. Bu nedenle yargılamasının da Askeri Mahkemede yapılması gerekmektedir. Bu durum, Anayasanın 37.nci maddesinde anlamını bulan "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz..." şeklindeki tabi hâkim ilkesinin de gereğidir. Sonuç olarak, sanığın askeri hizmet ve görevi nedeniyle "haksız mal edinme" suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında, 353 S.K.nun 9 uncu maddesi çerçevesinde yargılama görevinin Askeri Mahkemeye ait olduğunu kabul etmek gerekir. Bu nedenle, Başsavcılığın itirazının kabulü ile verilen görevsizlik kararını onayan Daire kararının kaldırılmasına ve Askeri Mahkemenin görevsizlik kararının bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy